Jineoloji Bölümü 4’üncü yılında

Kadın Haberleri —

19 Mayıs 2021 Çarşamba - 17:00

  • Rojava Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi bünyesinde kurulan Jineoloji Bölümü, 4’üncü eğitim-öğretim yılında 47 öğrenciyle sürdürülüyor. Bugüne kadar müfredatta yer alan jineoloji dersleri için öğretmen yetiştirdikleri bilgisini veren Leyla Abdo, hala oluşum sürecinde olduklarını söyledi. 

HABER MERKEZİ

Demokratik özerklik sisteminin hakim olduğu bölgede üniversite eğitimleri ile yeni sistemin temelleri sağlam atılmaya çalışılıyor. Temmuz 2016’da kurulan Rojava Üniversitesi’nde birçok mesleki bölümün yanı sıra 2017’de açılan Jineoloji Bölümü’nde erkek egemen tarih anlayışı yeniden ele alınıyor. Bugüne kadar dünyanın birçok ülkesinden akademisyenin ziyaret ettiği ve çalışmalarını büyük bir merakla takip ettiği jineoloji, bir model olma yolunda ilerliyor.

Rojava Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Jineoloji Bölümü Öğretmeni Leyla Abdo, bölümün sürdürdüğü çalışmaları, Jinnews’ten Nişmiye Güler’e değerlendirdi.

İlk taşlar döşeniyor

Leyla Abdo, Rojava’daki kadınların deneyimlerine dayanarak oluşturdukları modeli, Jineoloji Akademisi ve Jineoloji Araştırma Merkezleri ile dayanışma içerisinde daha da güçlendirdiklerini, akademi çevrelerinden kadınlarla da paylaşımlarda bulunduklarını belirtti.

Bölümü, hala oluşum sürecinde diye tanımladıklarını belirten Leyla, ilk defa anadilde kadın ve toplum biliminin ilk taşlarını döşemenin de ayrıca gurur ve heyecanını yaşadıklarını  ifade etti. 

Daha uzun bir yolu var

Bölüm bünyesinde toplumun ve kadın devriminin ihtiyaçlarını karşılamayı amaçladıklarının altını çizen Leyla, “Özsavunmadan ekonomiye, sağlıktan siyasete tüm alanlarda eğitimli, yetkin kadınlara ihtiyaç duyuluyor. Fakat tüm bu ihtiyaçları karşılaması için daha uzun bir yol var önünde” diye konuştu. 

47 öğrencisi var

47 öğrenciyle devam edilen bölümün 4’üncü eğitim yılında lise müfredatında bulunan “Jineolojî dersi” için öğretmen yetiştirdikleri bilgisini veren Leyla, şöyle devam etti: “Şimdiye kadar ilk mezun olan öğrencilerimizden 9’u liselerde Jineoloji öğretmenliği yapıyor. Bu da bir ilk. Jineoloji Bölümü daha kurulmadan önce lise müfredatında Jineolojî dersi vardı. Ancak, geçmiş yıllarda Jineolojî dersini veren öğretmenlerimiz yüksek öğrenim programlarından faydalanabilecek bir imkana sahip olamadılar. Bölüm kurulduktan sonra liseler için Jineolojî öğretmenlerini de hazırlıyoruz.” 

Bölümlerinin Rojava Üniversitesi Kadın Meclisi çalışmalarında da öncü olduğunu ve kadınların, akademik ve toplumsal kimliğini güçlendirmeyi amaç edindiğini vurgulayan Leyla, “Öğretmen, öğrenci, yönetici, eşbaşkan, akademisyen ve çalışan kadınların haklarını garantiye alan, sorunlara çözüm arayan, eğitim, çalıştay, sosyal etkinlik ve eylem programlarını geliştirmekle yükümlü bir örgütlenme modelimiz var. Meclisimiz, kadınların katıldığı ve ortak kararlar aldığı özgün, özerk bir yapılanmaya sahip. Eşbaşkanlık sisteminin güçlendirilmesi için de mücadele ediyor” dedi. 

Akademik çevreler ilgili

Leyla Abdo, diğer çalışmalar hakkında da şunları ekledi: “Bölüm, jineolojî biliminin gelişimi için akademik projeleri geliştirmeyi hedefliyor ve programına alıyor. Tanımak ya da ortak projeler geliştirmek isteyen üniversite ve bölümlerden akademisyenler için program ve tartışmalar geliştiriliyor. Gelip ziyaret eden, derslere katılan ve seminerler veren dünyanın birçok yerinden çok değerli akademisyenler oldu. Akademi dünyasında kapitalist sistemle mücadele yürüten, değerli kuramsal eserler yazan bu insanlar için Rojava Devrimi, Rojava Üniversitesi ve Jineolojî Bölümü, toplumsal bilimlere yeni bir bakış kazandıran, umut veren bir model. Tüm bölümler arasında en dikkat çeken ve tanınmak istenen bölüm olması, yeni yeni gelişen kadın ve yaşam bilimine sürekli heyecan ve geliştirme azmi veriyor. Geliştirilen ortak projeler, tartışma platformları ve konferanslarla kadın, yaşam, tarih, gelecek, toplum ve yaşanan sorunlar ele alınarak çözüm yöntemlerine ışık tutuluyor.”

Arapça da açılsın talebi

Toplumun kendisini içinde bulduğu, sorunlarını çözmek için yol ve yöntem aradığı bir bilime ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Leyla,  jineolojinin, tam da kendi toplumu içinde doğmuş bir bilim olduğunu belirterek, “Toplumumuz jineolojiyi tanıdıkça ya da biz tanıttıkça ve toplumsal, yaşamsal bir bilim olduğumuzu yaptığımız çalışmalarla gösterdikçe, jineolojinin toplumsal sorunların çözümüne dönük etkileri artacaktır. Edindiğimiz tecrübe ve vardığımız sonuçlar ve veriler bunu göstermektedir. Arap kadınları hatta erkekleri ilgiyle jineolojiyi tanımak istiyorlar. Bu yıl dört Arap öğrencimiz Kürtçe bilmedikleri için gelecek yıla kadar dil öğrenip yeniden bölüme kayıt yaptıracak. Eğitim dilimiz Kürtçe ancak yazımsal olarak Arapça ile iç içe yürütülüyor. ‘Arapça bölüm de açılsın’ talebiyle sık sık karşılaşıyoruz. Kısacası, Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinde ilgiyle, merakla ve saygıyla bakılan bir bilim jineoloji.”

  • Leyla, Jineoloji Bölümü’nün Türkiye’nin hedeflediği toplumsal özgürlükle hiçbir bağı olmayan kadın üniversitelerinin aksine kadın-erkek eşitliğini, yaşamı ve toplumu odağına aldığını kaydetti.

Kadın üniversiteleri: Eş yaşamdan koparan bir proje

Rojava Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Jineolojî Bölümü Öğretmeni Leyla Abdo, Türkiye’de hükümet tarafından kadın üniversitelerinin açılması hedefine de değindi.

Leyla, sözkonusu projenin kadını eve hapseden, ona sınırlar çizen, kadın ve toplumun özgürlüğünü, eşitliğini esas almayan, özgür eş yaşam mücadelesinden koparan bir proje olduğunu vurguladı. “Kadınlara pozitif ayrımcılık yapılacaksa şimdiye kadar üniversitelerde kadınlar neden akademik ve yönetimsel alanda sınırlandırılıyor ve ve onlara yer verilmiyor” diye soran Leyla, devamla “Türkiye’nin 203 üniversitesinin sadece 18’inde kadın rektörler var. Pozitif ayrımcılık yapılacaksa kadın akademisyenlerin önü açılmalı. Siyasete kadın katılımının önünü açacak eşit temsiliyete dayalı politikalar geliştirilmeli” dedi.

Toplumsal özgürlükle hiçbir bağı olmayan bu projenin uygulanması halinde tüm eğitim alanlarına bu modelin dayatılacağını savunan Leyla, bunun özellikle daha fazla özgürlükçü, çok sesli, çok fikirli gençler tarafından kabul görmeyeceğini, itaatsizlik eylemlerinin yükseltileceğini öngördüğünü kaydetti. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.