
Akademiden Zînê Agirî, “Kadın bakış açısıyla çözüm oluşturmak bilinciyle çalışmalarımızı yürütüyoruz. Koruma, savunma ve direniş Jineoloji ile güçlenecektir” dedi.
Rojava’da kadınlar, hem askeri hem siyasi hem de toplumsal alanda örgütlenmelerini geliştirerek iradelerini ortaya koydu. Jineoloji Rojava Akademisi üyesi Zînê Agirî, toplumun kadın bakış açısıyla jineoloji ekseninde kendisini örgütleme biçimini değerlendirdi.
‘Jineoloji Rojava Akademisi’
Jineoloji Rojava Akademisi üyesi Agirî, Rojava Devrimi 4. yılını geride bırakırken, kadın mücadelesinin artık inkar edilemez bir durumda olduğuna vurgu yaptı. Agirî, “Dördüncü yılını dolduran Rojava Devrimi’nin geldiği aşama itibariyle kadın devrimi olduğu her yönüyle somutlaşmıştır. 21.yüzyıl gerçekliğinde gelişen kadın mücadelesinin Ortadoğu’da çıkış zemini bulması bizim için de araştırmayı nereden başlatacağımız konusunu netleştirdi. Mevcut bilgi yapılanmalarının insan emeğini çürüttüğünü görüyoruz. İnsanlığın, kadınların nasıl bir bilime, bilgiye ihtiyacı var ve özgürlük hedeflerini nasıl gerçekleştirebilir ekseninde jineoloji araştırmalarını Rojava’da da yaklaşık 8 ay gibi bir sürede başlattık” dedi.
‘Algıları değiştirmek istiyoruz’
Kadın aklı ve bilimiyle, tarihin kalıtsal aklının bilgi birikimine bakmak gerektiğini vurgulayan Agirî, her alana kadın gözüyle, ruhuyla bakmanın toplumun kalıcı değişim ve dönüşümlerine neden olacağını anlattı. Agirî, “Jineoloji Rojava Akademisi olarak çalışmalarımızı toplumun içinden, toplumla iç içe geliştirmeyi esas aldık. Ortak bir alan oluşturmak amacıyla akademiler kurduk ve kadınları bu temelde bir araya getirdik. Hem kendi içimizde hem de toplumla demografya, etik-estetik, eğitim, politika, ekonomi konularını tartışıyoruz. Başta bu alanlar olmak üzere yaşamın hemen hepsini jineoloji merceğinden tekrar analize tabi tutulması, demokratik toplumun örgütlenmesinde ve inşa edilmesinde esas aldığımız konular oluyor. Bunun için atölye çalışmalarımızı da sürdürmekteyiz. Atölyede devrimle birlikte pozitivist bilimin yarattığı kadın ve erkek algısını değiştirme ve dönüştürmek için eğitim çalışmalarımızı derinleştiriyoruz” diye konuştu.
Akademinin çalışmaları
“Toplumsal cinsiyetçiliğin eleştirisinden, cinsellik, özgür eş yaşam, erkek ve kadın doğası başlıca tartışma ve analiz konularımız olmaktadır. Kadın özgürlük mücadelesinde erkeğin değişim dönüşümü konusunda belli bir birikim ortaya çıkmış olsa da bunu projelendirme mitolojik, dinsel, felsefik ve bilimsel alanda kadının arkeolojisi temelinde araştırma, inceleme bunları materyale dönüştürüp toplumsal alana akıtmaya yönelik çalışmalar somut hedeflerimizdir. Rojava toprağında ve tarihinde her adım başı tarihten günümüze akan kadın kültürünün özellikleri silik de olsa mevcuttur. Toplumsallığın ilk geliştiği topraklar olması, sezgisel olarak da bize ilham vermektedir. Buranın her taşında, insanında, ağacında, köyünde bunun izlerini görmek mümkün. Bunları yorumlama, hakikatle bağını kurma güncel olanla da buluşturma daha önce bahsettiğim gibi bir arkeoloji çalışmasıdır. Biz yöntem olarak sadece eldeki bulgularla değil, aynı zamanda tını, ses olarak günümüze akan çirokları, stranları da araştırıyoruz. Tarih canlı bir organizma gibi kendini günümüze kadar taşımıştır. Biz hem kök hücreyi yeniden ortaya çıkarma, hem de güncelle bağını kurarak çalışmalarımıza ağırlık verdik ve yürütüyoruz. O nedenle şifacı kadınlara yönelik de bir çalışma başlattık. Onlardaki toplumsal hafızanın aktarılmasına yönelik de ayrıca bir arşiv çalışması yapmaktayız.”
Koruma, savunma ve direniş
Agirî, son olarak doğru ve güzel bir yaşam bilincinin ortaklaşmaktan ve ortak savunmadan geçtiğine vurgu yaparak, şöyle konuştu: “Jineoloji’nin çok yönlü hedefleri bulunmakla birlikte tüm kadınlarla buluşmasını hayati bir görev olarak önümüze koyduk. Bütün dünyada, kadın varlığının tehdit altında olduğu bir dönem yaşıyoruz. Bu açıdan kadının öz savunmasını oluşturacak bilgi kuramını oluşturma ve pratik alanlarının örgütlenmesini tüm kadınlar açısından temel bir ihtiyaç olarak görüyoruz. Din, dil, ırk gözetmeksizin kadın kimliğinden dolayı büyük darbelere maruz kalıyoruz. Onun için kadın eksenli yaşamın karşıtı ne onu analiz edeceğiz ve kendi eksenimizdeki yaşamı öreceğiz. Bu bağlamda tüm kadınların özgürlük, ahlak, güzellik doğru yaşam tanımlama bilgisinin kendilerinde mevcut olduğunu, önemli olan jineolojik bir bakış açısıyla bunu açığa çıkarmak gerektiğini vurguluyoruz. Doğru iyi güzel yaşamın bilinci ortaklaştıkça korunması savunulması mümkün olacaktır. Koruma, savunma, direnişi de jineoloji ile güçlenecektir.”
GULAN BOTAN / JINHA/DÊRIK