
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, dün partisinin Grup toplantısında yaptığı konuşmada, siyasi soykırım operasyonlarının pervasız şekilde sürdürüldüğünü söyledi. Türk Başbakan Erdoğan'ın ''Van'ı, Diyarbakır'ı istiyorum'' demesinin ardından bu sözün gereğini yapmak için harekete geçildiğine dikkat çeken Kışanak, ''Bu uygulamalarınızla halkta derin devlet, JİTEM gibi yaralar açıyorsunuz'. Bu size pahalıya mal olacak" diye konuştu. Kışanak, ''JİTEM zihniyeti günümüzde AKP'de yaşıyor'' ifadesini kullandı.
Belediyeleri iki katına çıkaracağız
Siyasi soykırım operasyonlarının ''konuşulmuş, tartışılmış, planlanmış, adım adım hayata geçirilen operasyonlar'' olduğunu vurgulayan Kışanak, ''Başbakan ve AKP'nin yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı ne zaman konuşsa arkasından belediye başkanlarımıza operasyonlar geliyor'' dedi. Tutuklamalara ve baskılara karşı gelecek yerel seçimlerde belediye başkanlığı sayısını iki katına çıkaracaklarını söyleyen Kışanak, ''AKP artık yalanla, ajitasyonla, psikolojik harekatla, kişisel karizmayla yol alamaz'' dedi.
AKP'liler başı dik gezemeyecek
DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk'a verilen 14,5 yıllık hapis cezasına tepki gösteren Kışanak, benzer bir cezanın geçtiğimiz haftalarda Leyla Zana'ya da verildiğini hatırlattı ve "Düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü suç sayan şu yasa (Terörle Mücadele Kanunu) durduğu müddetçe AKP'liler bölgede başı dik gezemeyecekler" dedi.
Özel mahkemeler kaldırılmalı
Özel yetkili mahkemeleri statükonun bekçisi olarak tanımlayan
Kışanak, şunları ifade etti: ''Özel yetkili mahkemeler statükonun bekçisidir. AKP, DGM'lerin anlayışını değiştirmeden özel yetkili mahkemelere çevirdi. Orada yargılananlar sadece AKP iktidarına karşı girişimlerdir. Özel yetkili mahkemeler kayıtsız şartsız, amasız fakatsız derhal kaldırılmalı. Sen bir memurunu teslim edemediğin yargıya, adeta neredeyse bir mezbahaneye dönmüş, her gideni çarkın içerisinde mahkum edip nefes alamaz hale getiren bu mahkemelere; milletvekillerini, belediye başkanlarını, sendikacıları, öğrencileri, toplumun tamamını teslim ediyorsun. Bunun adı statükonun bekçiliğidir. Bu ideolojik, statükocu yargıya karşı mücadele edeceğiz ve bu zihniyeti yeneceğiz.''
Anadil haktır pazarlık edilemez
Başbakan'ın ''benim Kürt kökenli vatandaşım'' ifadesini kullandığını aktaran Kışanak, ''Ben de Başbakan'a 'Türk kökenli Başbakan' desem olur mu?'' diye sordu. Kışanak, Başbakan Erdoğan'ın 'ana dilde eğitim olamaz seçmeli ders olsun' sözleri konusunda ise, seçmeli dersin mevcut sistemde ancak yabancı dil olarak verilebileceğini belirtti ve şunları söyledi:"Bir millete kendi dilini seçmeli ders olarak öğretmek kadar zulüm birşey olamaz. Başbakan, bakanlar seçmeli Kürtçe dersi alabilirler. Bundan memnun oluruz. Ama Kürtlere bu zulmü nasıl yapabilirsiniz? 'Kendi ana dilini seçmeli ders olarak alabilirsin' diyorlar. Üstelikte bunu dördüncü sınıftan sonra uygun görüyorlar. Okula gidin Türkçeyi öğrenin, asimile olun, sonra kendi dilinizi öğrenin diyor. Bu, asimilasyondur. Asimilasyon da insanlık suçudur. Bu suçu AKP ve Başbakan işliyor. Anadil, en temel haklardandır. Hiçbir şekilde kısıtlanmadan, hayatın her evresinde, kesintisiz, engelsiz olarak kullanılmalıdır. Anadilin önüne kim engel koyarsa, o aşılacaktır. Bu şimdiye kadar gasp ettiğiniz bir hakkın iadesidir. Bu hakkı iade etmek zorundasınız. Hiçkimse ana dili pazarlık konusu yapamaz. Bu kadar hassas bir konu üzerinde pazarlık eden zihniyet demokratik değil faşizandır.''
ANKARA
BDP'li rehineler sorguda
Hakkari, Ağrı ve Bursa'da önceki gün BDP'li yöneticiler, belediye meclis üyeleri ve Kürt kurumlarına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 44 kişinin emniyetteki sorguları sürüyor. 'KCK' adı altında gerçekleştirilen siyasi soykırım operasyonunda rehin alınan Hakkari'de 16, Ağrı'da 16, Bursa'da 12 siyasetçinin yarın adliyeye sevkleri bekleniyor.