Fransa Gündemi
Fransa, katılım düşük tarihi bir seçimi geride bıraktı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un MODEM ile kurduğu ittifak seçime katılan yüzde 44 oyun çoğunluğunu alarak 350 milletvekili çıkarmayı başarırken çiçeği burnunda hükümetten istifalar da beraberinde geldi. Çarşamba günü Macron’un kabinesinde, seçim ittifakı yaptığı Demokrasi Hareketi (MoDem) partisinden üç bakan istifa etti. Bunların arasında Fransa Adalet Bakanı François Bayrou’da bulunuyor. İttifakta bu kadar hızlı çatlağın olmasının nedeni MoDem’in AB’nin sağladığı fonlar konusunda yolsuzlukla suçlanmasından kaynaklanıyor şeklinde yorumlandı.
Sarkozy’nin partisinin parasını hiç etmekle ve devamında Sosyalist Parti geçmiş hükümetin maliye bakanı yolsuzluktan elde ettiği paraları İsviçre bankalarında bulundurmakla suçlanmıştı. Seçim süreci yaklaştıkça Fransız siyaset arenasında yolsuzluk suçlamaları birbirini izledi François Fillon’un eşi ve çocuklarını kağıt üzerinde danışman göstermesi ve aynı yöntemi Marine Le Pen’in Avrupa Parlamentosu’nda kullanarak 1 milyon Euro aklaması... Şimdi ise MoDem’in Avrupa Parlamentosu fonlarını uygunsuz kullanması. Yolsuzluk Fransız siyasetinin mayası haline gelmişken, yeni Cumhurbaşkanı Macron’un dilinden ‘Fransız siyasetini kirinden temizleyeceğim’ sözleri eksik olmuyor. Hal böyle olunca seçimin hemen devamında yolsuzlukla suçlanan Bayrou ve lideri olduğu MoDem’den savunma bakanı olarak atanan Sylvie Goulard ile Avrupa İlişkileri Bakanı olan Marielle de Sarnez de görevlerinden istifa etti-ettirildi.
İstifalar bununla da sınırlı kalmadı Macron’a yakın isimlerden Bakan Richard Ferrand da Pazartesi günü istifa etti. Eşinin bir anlaşmayı kazanması için nüfuzunu kullandığı suçlamaları yöneltilen Ferrand’i istifaya götürdü.
Bir aylık hükümette toplamda dört istifa. Kendi kabinesinde ve ittifakında sağ ve solu dengeleyen Macron’un önümüzdeki günlerde nasıl bir tutum izleyeceği -ki herkesin paçalarından yolsuzluk pisliğinin aktığı bu dönemde “yıpranmamış yüzlerle siyaset” teorisini nasıl ilerleteceği- hangi dengelerle hareket edeceği merak konusu. Bir önceki hükümet 5 kez kabine değişikliğine gitmişti. Macron’da hatta bu sürecin parçası olmuştu. Yaşanan gelişmeler, Macron hükümetinin de sürekli değişkenlik göstereceğinin adeta garantisi oldu.
Pazar günü sandık başına gitmeyen yüzde 56 seçmenin ne kadar haklı olduğu tüm yaşanan bu gelişmelerin ardından bir kez daha anlaşılır hale geldi. Hangi hırsızı ya da hangi yolsuza oy vereceklerdi ki! Neo-liberal siyasetin timsali Macron’un parlatılan imajı ve onunla hareket eden güçlerin ışığı üç günde karanlığa doğru yol aldı. Bütün bu gelişmeler, peşi sıra patlayan yolsuzluk dosyalarının rutinliği bir tarafa doğal bir süreçmiş gibi yansıtılması ise bambaşka bir çürüme hali olarak karşımızda duruyor!