Kürdistan ve Türkiye basını günlerdir Siverekli hemşehrimin şahadetini gündemde tutuyor.
Bazı şahadetler vardır ki toplumda fırtınalar yaratır. Yıllar geçse de bu şahadetleri unutmak mümkün değildir. Anılarına ülkeye dönüşün gerçekleştirildiği Mazlum Doğan, Mehmet Hayri Durmuş, Kemal Pir, Ali Çiçek, Akif Yılmaz, Ferhat Kutay, Mahmut Zengin, Necmi Önen, Eşref Yanık, Necmettin Büyükkaya isimlerini saymaya sayfaların yetmediği diğerleri gibi. Hemşehrim Kader (Kadriye)’in şahadeti de böyle bir şahadettir.
Kader, 1986 yılında Siverek’te doğuyor. Ortakaya soyadı bana narı ile meşhur Katine’yi anımsatıyor. Siverek ile kurduğum telefon bağlantısından edindiğim kanaat budur. Ancak yanılabilirim de! Katine’nin eski sahiplerinin çoğunluğu Ermeni ve Süryanilerdi. Katine ismi de yanılmıyorsam Süryanice’den geliyor. Köylerin isimleri değiştirildiğinde Katine Narlıkaya’ya dönüştürüldü. Şimdi TC Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sorarsanız, mutlaka ''Burası Katine değil Narlıkaya’dır. Buranın sakinleri de öz be öz Türk’tür'' diyecektir. Tıpkı tarihi Kobanê’ye Eyn-El Arap dediği gibi. Sömürgecilerin doğruluğu bu kadardır.
Katine’den onlarca yiğit insan Özgürlük Mücadelesi saflarına katılmıştır. Şehitleri vardır Kader gibi. Yine yanılmıyorsam Kader’in ailesi 1992 olaylarından sonra Siverek’ten İstanbul’a göç etmiş yoksul bir emekçi ailesidir. Kader de ailesine yardımcı olabilmek için tekstil işinde çalışmış bir emekçi. Ancak Kader (Kadriye) kaderine razı olmamış. Bir taraftan tekstil işinde çalışırken, diğer taraftan liseyi dışardan bitirmiş. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünü bitirdikten sonra, 'Diyarbekir'de kadın hareketi içerisinde çalışmış, şahadetinden öncede Marmara Ünversitesi'nde Kalkınma İktisadı ve Çalışma ekonomisi üzerine yüksek lisansını yapıyormuş.
Kobanê direnişi Kürtleri ve tüm dünyadaki demokratları, ilericileri etkilediği gibi Kader’i de sarsmış, kendisini Kobanê’ye destek nöbetine göndermiş. Kader arkadaşları ile birlikte Kobanê’ye gitmek için sınırı geçerken başından yaralanmış, Lozan'da parçalanan sun’i hudutlar üzerinde şahadete ulaşmıştır. Kendisi ile birlikte hudut’u geçen arkadaşları da yaralanmışlardır.
Kürtler artık aralarına çekilen suni hudutları tanımıyorlar. Birbirlerinin yüzlerine baktıklarında birbirlerine soruyorlar "Senin adın ne? Mısto. Benimki de Mısto, o zaman kim ayırdı bizleri birbirimizden?"
Kobanê direnişi Kürtler arasında milli bilincin ve ulusal birliğin oluşmasını sağladı. Varsın Kemalizmin ardına saklanmış "Yeşil Enternasyonalistler" ve sahte "Kırmızı Enternasyonalistler" Kürtlerdeki milli bilincin ve birliğin gelişmesinden korka dursunlar, Kürtlerin yolu dört parçada gerillanın, peşmergenin Kaderlerin, Arînlerin, Suphi Nejat Ağırnaslıların şehadetleriyle aydınlanıyor. Şafak söküp, tan yeri ağardıkça artık kimse Kürtleri "Elhamdillillah müslümanız, kardeşiz", "Şimdilk durun sosyalizm geldiğinde Kürt sorunu hal olacak" sloganları ile avutamayacak.
Kader’in yolu açık olsun. Gözü arkada kalmasın. Onun şehadete erdiği gün ülkesinin dört bir parçasında yüzlerce Kader dünyaya geldi. Onlar Kader ablalarını mahçup etmiyeceklerdir.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:

* Kürt şairi, dilbilimcisi, siyasetçisi, SKDP kurucusu ve bir dönem G.Sekreteri, Hawar dergisi yazarı Osman Sebri 12 Kasım 1993 tarihinde Şam’da aramızdan ayrıldı.
* 49’lar, 23’ler ve Barış davası sanığı, 1963 yılında çıkan Deng dergisi Genel yayın yönetmeni, Kürt yurtseveri ve hukukçusu Medet Serhat 12 Kasım 1994 tarihinde uğradığı silahlı saldırıda şehit oldu.
* PKK G.Başkanı A.Öcalan 12 Kasım 1998 tarihinde Roma havaalanına inerek siyasi iltica talebinde bulundu. Öcalan’ın talebi, tutsak olduktan sonra kabul edildi.
* 13 Kasım 1960 tarihinde Suriye Muhaberat’ının Amûdê’de bir sinemayı yakması üzerine 280 Kürt yaşamını yitirdi. Yaşamını yitirenlerin çoğunluğu çocuk idi.
* 15 Kasım 1922 de Silemaniye’de "Roja Kurd" dergisi çıkmaya başladı.
* 15 Kasım 1990 tarihinde en uzun süreli yayın yapan "Özgür Halk" dergisi İstanbul'da yayına başladı.
* 16 Kasım 2000 tarihinde Ahmet Kaya’yı sürgünde geçirdiği kalp kirizi sonucu yitirdik.