Sanatçıların ezgilerine yanık sesiyle eşlik eden eski enstrümanlardan biri olan "Rebap", halkın hüzünlü ve sevinçli anlarına eşlik ediyor. Halkın hüznüne ezgileriyle, bayram ve düğün gibi mutlu günlerinde ise seslendirdikleri coşkulu eserleriyle renk katan halk ozanları, teknolojiyle birlikte daha popüler hale gelen pop ve rap müzik karşısında gençlerin ilgisizliği nedeniyle zor günler geçiriyor.

8 kuşağın temsiliyeti
Halk ozanlığı sanatının devam etmesi için bugüne kadar "Rebap" çalmayı 200'e yakın kişiye öğrettiğini belirten Ozan Latif Belen, ailesinde ozanlık geleneğinin 8 kuşaktır devam ettiğini söyledi. Kendisinin eğittiği birçok genç ozan ve müzisyenin Avrupa ülkelerinde sanat icra ettiğini aktaran Belen, "Bu sanat 400 yıldır bizim ailemizce yapılıyor. Ben babamdan öğrendim. Babam dedemden öğrenmiş. O da babasından. Tabii ben de kendi çocuklarım başta olmak üzere yaklaşık 200 kişiye öğrettim. Okula hiç gitmedim ama ezberlediğim birçok ustaya ve kendime ait 1200 eserlik repertuarım var" dedi.

'Bu eserler sözlü tarihimizdir'
Gençlerin halk ozanlığına karşı ilgisiz olduğunun altını çizen Belen, gençlerin artık "Rebap" ve davul-zurnaya ilgi göstermediğini belirtti. Bölgeye has birçok sanatın kaybolmayla yüz yüze kaldığını söyleyen Belen, "Ben çocuklarıma ve kardeşlerime Rebap ve düğün şarkıları söylemeyi öğrettim. Ama daha öğrenmeleri gereken birçok eski eser var. Bunların unutulmaması gerekiyor. Bu eserler bizim yazılı olmayan tarihimizdir aslında. Onun için gençlerin bu sanata gereken ilgiyi göstermesi gerekiyor" şeklinde konuştu.


M. ZEKİ ÇİÇEK / DİHA/ŞIRNEX