Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) Kadın Sekreteri Canan Çalağan, Diyanet İşleri Başkanı'nın bu sözlerini ikiyüzlü ve cinsiyetçi olarak değerlendirdi ve kadına yönelik şiddet ve katliamların, erkeklerin, çocukların, insanların katledilişinden bağımsız olmadığının altını çizdi. Katliamlara ilişkin hiçbir çalışma yapmayan Diyanet İşleri’nin, BM’yi insan cinayetlerine karşı sessiz kalmakla suçlamasının manidar olduğunu ifade eden Çalağan, “Diyanet İşleri, ne bugün Rojava’da kadınları, çocukları katleden, tecavüzü ‘helal’ eden El Nusra çetesine karşı, ne de Türkiye’de katledilen onlarca kadına, tecavüze uğrayan çocuklara, kadınlara ses çıkarmaktadır. Diyanet İşlerinin görevi, iktidarın söylemlerinin altını çizmek, tekrar etmek değil, katliamlar karşısında verilen mücadeleye destek vermektir” açıklamasında bulundu.

Feodal zihniyetin saldırısıdır


İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Kızbes Seyhan Aydın da,  Diyanet’in kadını insan olarak görmediğine dikkat çekerek, “Sanki kadınlar insan dışı bir varlıktır da, önce insan cinayetlerine karşı duyarlılık istiyor” sözleriyle tepki gösterdi. “Kadına yönelik şiddet ve cinayetleri önleyemezseniz, insanlığa yönelik şiddeti hiç mi hiç önleyemezsiniz" diyen Aydın, tüm kadınları feodal erkek zihniyetin saldırılarını püskürtmeye çağırdı.
DİKASUM'dan Ayten Tekeş, kadını insan olarak görmeme üzerinden yapılan bu açıklamayı şaşkınlıkla okuduklarını dile getirerek, "Dini temsil eden bir kuruluşun, insan ve kadını iki ayrı bir sınıfmış gibi nitelendirmesi kadar trajikomik bir durum olamaz” dedi.

Mücadelemiz iktidarlarını sarsıyor


Kardelen Kadın Evi Koordinatörü Mukaddes Alataş ise, meclisin kadına geleneksel yaklaştığını, erkeğin yedeği olarak gördüğünü belirterek, kadını ve kadın cinayetlerini küçümsediğini ifade etti. Alataş bunun nedenini ,“Kadınlar bilinçlenir, örgütlenirse ve kadınlar her şeyin farkına varırsa kendi iktidarları sarsılır” şeklinde ifade etti.
BM’nin duyarsız tavırlarının kadın üzerinden eleştirilmesini kınadığını belirten Alataş, “Bu zihniyet iktidara geldiğinden beri kadın cinayetlerinde artış var. Kadına yönelik yasalar yok olmaya başladı” dedi. Alataş, bu zihniyetin karşısında olacaklarını belirterek,  “Bu zihniyetin farkında olan örgütlü bir kadın kitlesi var ve bunun mücadelesini sürekli veriyoruz” diye konuştu.

Görmez ne demişti?


Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Birleşmiş Milletler (BM) projesi olan ve kadına karşı din adamlarının eğitilmesini öngören projenin protokol imza töreninde yaptığı konuşmada, törende bulunan BM Temsilcisi Zahidul Hugue’ye seslenerek, şu ifadeleri kullanmıştı: “BM başta olmak üzere bütün uluslararası kuruluşlar, bütün insani kuruluşlar, hatta benim de başında bulunduğum kurum dahil olmak üzere toplumlara din ve ahlak öğretmekle yükümlü olan bütün kuruluşlar bugün meşruiyet krizi yaşıyor. Ben öncelikle BM temsilcimiz marifetiyle buradan onlara sesleniyorum: Kadına karşı şiddetle uğraşacağınıza önce insanlığa karşı cinayetleri önleyin. İnsanlığa karşı cinayetleri önleyemeyen kurumlar, kuruluşlar toplumların kadına karşı şiddeti, insan haklarını, aile içi şiddeti ve benzeri konuları nasıl önleyecekler?” AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik de Görmez’in açıklamalarına yüzde yüz katıldığını ifade ederek, BM fonlarını kabul etmeyecelerini söylemişti.


JINHA/HABER MERKEZİ