Ancak hepsine aynı dozajda olmasa da, yapacağımız ortak bir eleştiri daha var. Bu deneyimlerin her biri farklı ideolojileri, farklı siyasi görüşleri, farklı idealleri esas almasına rağmen, hiçbiri ataerkil geleneklerden ödün vermemiştir. Hiçbiri, kadının toplumsal konumundaki ikinci cins pozisyonunu çok köklü değiştirecek bir strateji izlememiştir. Evet, hepsi de toplumsal bir kesim olarak kadının desteğini çok ciddi almıştır. Devrimlerin gerçekleşme süreçlerinde kadın, ciddi bir emeğin sahibi olmuş bazı örnekler de oldukça aktif de katılmıştır. Ancak devrimlerin gerçekleşme süreci ardından aynı kadınlar, ortalama olarak eski geleneksel, cinsiyetçi toplum rollerine geri dönmek zorunda bırakılmıştır.
Bu konuda adeta sesiz ve gizli bir erkek konsensüsü varmış gibi geliyor insana. Çünkü ataerkil cinsiyetçi toplumun belirlediği kadınlık ve erkeklik rolleri o denli küreseldir ki, dünyanın neresinde olursa olsun, herkes hangi durum karşısında ne yapacağını bilir gibidir adeta. Dolayısıyla gerçekleşen devrimler de; ya içinde yer alan, büyük emekler harcayan kadınlara, Fransa devrim hükümetinin yaptığı gibi giyotine göndererek "erkekçe" bir teşekkür etmiş ya da Sovyet deneyiminde olduğu gibi, devrim biraz zora girince, ilk elden kadının yaşamında belli kolaylıklar sağlayan sosyal kurumlaşmaların kapatılması sağlanarak, kadınlara hiç çekinmeden evin ve mutfağın yolu gösterilmiştir.
Şimdi binlerce yıllık aradan sonra, kadın eksenli yeni bir devrim, ilk defa Rojava Kürdistan’ının bağrından yükselişe geçmektedir. Gerçekleşen devrimin tüm aşamalarında ve tüm alanlarında kadın, bütün aklı, duygusu ve kendine has zekasıyla belirleyici roller oynamaktadır. Hem askeri alanda, hem siyasi sosyal alanlarda ve hem de düşünsel entelektüel alanların tümünde ciddi bir kadın etkinliği yaşanmaktadır.
Rojava’da sağlanan bu kadın etkinliği, tarihteki devrim deneyimlerindeki kadının fiziki olarak sağladığı katılıma ve duruşa hiç benzememektedir. "Yekîtiya Star"ın Rojava’daki hem askeri, hem sosyal, siyasal ve hem de ideolojik düşünsel varlığı, fiziki bir var oluşu çoktan aşmış durumdadır. Varlığının tek nedeni sadece kadının yaşadığı cins sorunları olmadığı gibi, sadece oradaki Kürtlerin ulusal sorunlarına çözüm oluşturmakla da sınırlı değildir.
Rojava’daki Kadın Özgürlük Hareketi olan "Yekîtiya Star"ın programı incelendiğinde, hem Rojavalı hem Suriyeli hem de Ortadoğulu kadınlara dönük ayrı ayrı politikalar belirlediği görülecektir. Belirlediği tüm bu politikaları gerçekleştirme olanaklarını ise oluşturduğu muazzam örgütlülükle garantiye almış durumdadır. En büyük garantisi ise Rojavalı kadınların savunma gücü olan YPJ ordusudur. Ortadoğu gibi bir yerde hem işinde ciddi olan kadın hareketlerinin hem de ciddi toplumsal mücadele yürüten hareketlerin, kendini savunma gücü olmaksızın ayakta kalamayacağını, ideallerini gerçekleştiremeyeceğini fark etmiş bir harekettir.
Gerçekleşmekte olan devrimin kendisi, kadın eksenli bir paradigmanın yörüngesinde gelişmektedir. Hatta bu devrime karakterini kazandıranın dişil öğeler, kadınca değerler ve argümanlar olduğu, giderek daha da belirginlik kazanmaktadır.
Özellikle Efrîn Kantonu yönetiminin bir kadının başkanlığında yürütülmesinin; Kürtler, Suriyeli ve Ortadoğulu tüm halklar açısından oldukça büyük bir anlamı bulunmaktadır. Kürtlerin artık büyük bir hızla kırmaya başladığı eski cinsiyetçi ve iktidarcı paradigmanın, Suriyeli ve Ortadoğulu diğer komşu halkların, düşünce yapısında ve bakışında da ciddi kırılmalara yol açacak. Bunun ortaya çıkaracağı objektif gelişmeler ise bölgede kadının durumunda önemli değişimlere yol açacak.
Kadın eksenli bakışın şekillendirdiği bu devrime, bu yaşama, bu topluma herkes büyük umut ve beklentilerle koşuyor. Çünkü alışılmışın dışında bir akılla, bir duyguyla, yeni bir dünya olarak gelişiyor. Rengi ve sesiyle aklıyla bu dokuların yeniden inşasında yer alıyor. Böylelikle demokratik toplum, ahlaki ve politik aklının, kayıp yarısına, binlerce yılın ardından ilk defa kavuşuyor. Kaybolan kadın aklının devreye girmesi, toplumun kaybolan esnek, demokratik, farklılıklar içinde birlik içindeki rengarenk özgürlükçü doğasını da gün geçtikçe canlandırıyor.
Kadın eksenli Rojava Devrimi
Dünya devrim deneyimlerini incelediğimizde, her deneyime yönelteceğimiz birçok eleştiri bulunmaktadır. "Özgürlük, eşitlik, kardeşlik" iddiasıyla gerçekleşen Fransa Devrimi’nden tutalım da, sosyalist toplum idealiyle yola çıkan ve epeyce de yol alan, büyük Sovyet Devrimi’ne kadar, onların izinde yükselen çeşitli ulusal kurtuluş hareketlerinin geliştirdikleri devrim deneyimlerine kadar, her birine kendi özgünlükleri içerisinde yapacağımız birçok eleştiri var.