AKP'nin 24 Temmuz'dan bu yana devreye koyduğu savaş sonucu gazetecilerin 'yaşamını kaybetti' cümlesi ile başlayıp yine bu cümle ile biten haberler yazmak ve acıları fotoğraflamak zorunda kaldıkları ifade edilen açıklamada devamla şöyle denildi: "Bizler yıllardır ülkedeki kadın katliamlarını ve erkek egemen devletin kadın katillerini nasıl koruduğunu, acıyı, savaşı, zorunlu göçü ve savaşın kadınlara, çocuklara yaşattığı zulmü aralıksız olarak yazıyoruz. Sizin vicdanlarınız ise ne 'insanlığın sürüklenişi' fotoğrafında sızladı ne de 'Êzîdî kadınların çığlığı' haberinde. Savaşa karşı örgütlenen kadın gazeteciler olarak sizin körelmiş vicdanlarınızın değil gönlü barıştan yana olan halkların kalemi olmaya devam edeceğiz." 


'Erkek egemen medya dilini kıracağız'

Açıklamada medyanın erkek egemen diline de dikkat çekilerek, "Ekin'den (Mûş Gimgim'da işkenceyle katledildikten sonra bedeni fotoğraflanarak teşhir edilen YJA STAR gerillası Kevser Eltürk) aldığımız direniş mesajıyla, bu şiddete ortak olan erkek egemen medya dilini kıracağımıza, teşhirci ve militarist medya ile mücadele edeceğimize söz veriyoruz. Ayrıca tüm kadın gazetecileri medyanın dönüştürücü gücünü barış için kullanmaya, barış dili üretmeye ve bu savaş planını boşa çıkarmak için desteğe çağırıyoruz" denildi. 


 JINHA/İZMİR