25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslarası Mücadele Günü bu yıl DAİŞ vahşetine maruz kalan Şengalli ve Kobanêli kadınlara adandı. Tüm kimliklere, inançlara, farklılıklara hayatı zindan eden DAİŞ’in kadınlara yönelik saldırılarını kınamak ve çetelere karşı YPJ’li kadın savaşçılar tarafından verilen direnişi selamlamak için günlerdir alanlarda olan kadınlar, final eylemlerini Kobanê sınırındaki Suruç’ta yaptı.
“Mirabellerden Sakinelere, Kobanê’de Arin’iz sınır tanımayan Kader’iz” sloganıyla dün Kobanê sınırında gerçekleşen eylem, farklı halklardan kadınların bir araya geldiği bir buluşmaya dönüştü. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) tarafından organize edilen yürüyüşe, HDP’li kadın vekiller, DBP, DTK, ESP, KESK gibi parti ve örgütler, feministler, üniversiteli genç kadınların yanısıra Kobanê ve Şengalli kadınlar ile Avrupa’dan giden kadınlar da katıldı. Eylemde, DAİŞ çetelerine karşı fedai eylemi yapan Arîn Mîrkan ve Kobanê direnişine katılmak isterken Türk askerleri tarafından katledilen Kader Ortakaya’nın yanısıra Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in posterleri taşındı.

İlk durak insan zinciri
Önceki günden itibaren Türkiye ve Kürdistan illerinden yollara dökülen kadınlar askeri kontrol noktalarındaki engellemelere rağmen Suruç’a vardı. Kadınlar ilk durağı Mehser Köyü’nde her gün Kobanê’deki direnişi selamlamak için gerçekleştirilen insan zinciri oldu. Sınır hattında direniş nöbeti tutanlar tarafından gerçekleştirilen zinciri büyüten kadınlar, attıkları sloganlarla Kobanê’de direnenleri selamladı. Kadınlar ardından eylemlerinin başlangıç noktası olan Dewşen Köyü’ne doğru zılgıtlar ve sloganlarla yürüyüşe geçti. “Dewşen’de Kobanêli kadınlar tarafından karşılanan kadınlar, yürüyüş başlayana kadar Kobanê ve Rojava marşlarını seslendirdi, erbaneler eşliğinde halaya durdu.

Direniş selamlandı

“Bîjî berxwedana Kobanê”, “Bîjî berxwedana Jinan”, Bîjî Berxwedana YPG/YPJ”, “Kobanê IŞİD’e mezar olacak”, “Katil devlet hesap verecek”, “Jin, jiyan azadi” sloganları ve zılgıtlarla yürüşe geçen kadınlar, “Mirabellerden Sakinelere Kobanê’de Arin’iz, sınır tanımayan Kader’iz”, “Roboskî’den Kobanê’ye direnişimiz devam ediyor”, “Savaşa, şiddete karşı isyandayız, güçlüyüz, örgütlüyüz”, “Zilanlardan Arinlere, Kobanê direnişini selamlıyoruz” pankartları eşliğinde Dewşen’den Mehser köyüne doğru yürüyüşe geçti. Kadınlar, yakalarına YPJ rozetleri taktı. Dewşen’den Mehser’e yürüyen kadınlar adeta insan seli oluştururken, birçok kadın eyleme çocuklarıyla birlikte katıldı.

Şengal ve Kobanê’ye selam

Eylem, yürüyüş ardından Mehser köyünde kurulan platformda yapılan konuşmalarla devam etti. Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadınlar anısına saygı duruşu ile başlayan mitingte kadın devrimcilerin isimleri okunurken hep bir ağızdan “Onlar aramızda binlerce kez selam onlara” diye yanıt verdi.
İlk konuşmayı yapan Êzîdî Dernekleri Federasyonu (FKÊ) Eşbaşkanı Leyla Ferman, “Bugün Sakine, Fidan ve Leyla’nın günüdür. Bugün Şengalli ve Kobanêli kadınların günüdür. Şengal ve Kobane’ye buradan selam gönderiyoruz” dedi.

Abdullah: Kadınlar tarih yazıyor

Kobanê’deki direnişte aktif olarak yer alan PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah ise telefon bağlantısıyla Suruç sınır hattında toplanan kadınlara seslendi. Abdullah, kadınların sınır hattında YPJ’li direnişçileri desteklemek için bir araya gelmesini Rojava’lı kadınlar olarak coşkuyla karşıladıklarını söyledi. Özgürlük mücadelesinde şehit düşen kadınların mirasının devamcısı olduklarını belirten Abdullah, “Kürt kadınları olarak, Rojava’da tarihi bir devrimin öncülüğünü yapıyoruz. Şengal ve Kobanê’de yüzlerce kadın özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirdi. Şu an kadınların devrimi devam ediyor” dedi.  Bir tarih yazıldığını vurgulayan Abdullah, “Kadınlar sınır tanımadan, YPJ’li devrimcileri selamlamaya geldi. YPJ’nin direnişi erkek egemenliğine, kadın katliamlarına, iktidara karşı bir cevaptır. Bu anlamda devrimimizin tüm dünya kadınlarını kapsadığının en güzel örneğini göstermiş olduk” diye konuştu.

Demokratik yaşam inşa ediliyor

Kobanê ve Şengal’de kadın öncülüğünde direnişin sürdüğünü vurgulayan Abdullah, “Kadınlar savaş devam ederken, aynı zamanda Ortadoğu gibi eril zihniyetin hükmettiği bir coğrafyada demokratik yaşam inşa etmeye devam ediyor. Şu an kadınlar tüm kurumlarda öncü misyon alarak yoluna devam ediyor. Hiçbir saldırı kadınları yıldıramaz. Şu an dört parça Kürdistan’da kadınlar öncülüğünde özgürlük yürüyüşü gerçekleşiyor. Kadınlar öncülüğünde özgür Kürdistan’ı kuracağız” dedi.

Direnişe öncülük ediyor

Güney Kürdistanlı kadınlar adına Kobanê direnişini selamlayan YNK eski parlamenteri Nermin Osman Güney, “2014’ün 25 Kasım öncülüğünü Kürt kadınları yapıyor. Kadınlar cephelerde savaşarak ve zindanlarda direnerek öncülük yapıyor. Kürt kadınları DAİŞ’e karşı savaşıyor. 3 bin 500 Şengalli kadın köle pazarlarında satıldı fakat Kürt kadınları onların kurtarıcısı oldu” dedi.

Irmak: Varız, bir aradayız
DTK Eşbaşkanı Selma Irmak ise yaptığı konuşmada, Kürt, Türk, Süryani, Ermeni tüm Kürdistan kadınlarının bir araya geldiğini belirterek, “Biz varız, bir aradayız” dedi. Irmak, Kürt kadınlarının yaşadıkları zulme büyük bir direnişle karşılık verdiklerini belirtti. Kemal Pir’in, “Biz sizin gözünüzde balık gibi olabiliriz yiyebileceğinizi sanıyorsunuz ama kılçıklarımız boğazınızda kalır” sözünü hatırlatan Irmak, “Kobanê düştü düşecek diyenler yanıldılar. Küçük balığın kılçıkları boğazlarına takıldı. Cuma namazı kılmak isteyenlerin cenaze namazı kılınıyor” diye konuştu.

Kobanê’nin mimarı kadınlardır

Kobanê’de Kürt kadınları için kazılan mezarların DAİŞ’e mezar olduğunu vurgulayan Irmak, “Dört parçada Kürdistan hayali Kobane’de oturmuştur. Kobanê şahsında Kürdistan özgürleşmiştir. Kobanê’nin mimarı Kürt kadınlarıdır. Kürt kadınları bugün dünya kadınlarının direniş sembolü oldular. Kürt kadınları alnının teriyle tarihe adını yazdı mührünü bastı. Kobane’nin statüsü dört parçayı özgürleştirecek” diye belirtti. 

DİHA/URFA