DİLAN BABAT / JINNEWS/ANKARA
Halkların Demokratik Partisi (HDP), 31 Mart 2019 tarihinde gerçekleştirilecek yerel seçimlere kadın ittifakı üzerinden hazırlanıyor.
HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi İlknur Birol, yerel seçimlerde HDP Kadın Meclisi ve örgütleri olarak yerel demokrasinin kurulması, ittifakın batıda genişletilmesi ve kayyumlarla gasp edilen belediyelerin geri alınması üzerinden çalışmalarını yürüteceklerini söyledi. Birol, “Bu çizginin olmazsa olmazı kadın eşitlikçi ve özgürlükçü bir düşüncenin yerel yönetimler ve yerel seçimler sürecine yansımasını sağlamaktır. Yerel demokrasinin olmazsa olmaz koşulu kadın eşitlikçi çizgiyle bakmak ve toplumun böyle örgütlenmesini sağlayacak adımları hızlıca atmaktır” dedi.
Kadınları güçlendirecek çözümler
Önceki dönemlerde deneyimledikleri tecrübenin üzerine birçok şey eklediklerini, aynı zamanda eksik bıraktıkları planlamalarının yeniden hayata geçirileceğini ifade eden Birol, “Zaaflı noktalarımızı giderecek şekilde toplumda kadın düşmanlığını bertaraf edecek, kadınları en küçük birimden yönetime katılabilecek şekilde örgütleyebilecek ve onlarla yan yana gelişi daha güçlü kılacak çalışmalarla seçimlere hazırlanıyoruz. Muhtarlıklardan belediye seçimlerine toplumun yerel demokrasiyi teneffüs etmesini sağlayacağız. Bütün birimlerinde kadınların aday olarak öne çıkması ve daha fazla aday olması konusunda teşvikimizi, kadınları güçlendirecek çözümleri hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bizler Kadın Meclisi’nde kadın adayların yoğunlaşması konusunda özel bir programla çalışma yürütüyoruz” dedi.
Eşit temsilden taviz yok
Kadınlar olarak eşit temsiliyetten ödün vermeyeceklerinin altını çizen İlknur, “Bütün meclis üyelerimiz ve kadın meclislerimiz, il ve ilçe eşbaşkanlarımız ve sözcülerimiz aracılığıyla kadınların tümünü aday olmaya bekliyoruz. Bu çağrıyı sadece HDP’li olanlara yapmıyoruz, kadın düşmanı bir faşist iktidar karşısında kadınların hayatını her geçen gün gerileten, kadını yok sayan düşüncelerin yoğunlaştığı bu toplumsal ortamda her zamankinden daha önemli olduğunu bilmek nedeniyle çok daha hız verdiğimiz bir çalışma olarak organize etmeye çalışıyoruz. Şundan asla taviz vermeyeceğiz: Eşit temsilden, eşbaşkanlık kurumumuzdan… Bunu yakalayamadığımız yerlerde ise kadınların bir adım öne geçmesini sağlayacak programlarla ilerlemeye çalışacağız” ifadelerini kullandı.
Kadın ittifakı farklı
Kadın ittifakının her süreçte önemli bir rol oynadığını ve yıllardır erkek iktidar tarafından kadınlara yapılan saldırılar karşısında kadın ittifakını savunduklarının altını çizen Birol, “Kadın ittifakı diğer siyasi ittifaklardan farklı. Bizim dindirmemiz gereken kanayan bir yaramız var. Her gün kadınların erkekler tarafından katledildiği, devlet tarafından katledildiği ve devletin kadına yönelik şiddet konusunda cezasızlık hükümleri ile hareket ettiği bir gerçeklik var. Kapitalizmin kadınları daha çok yoksullaştırdığı, işsizleştirdiği ve bütün şiddet biçimlerinin doğrudan kadınlara yöneltmesini sağladığı bir ortamda biz kadınlar el ele kola birlikte olmalıyız” diye belirtti. Toplumun her yerinde kendini var eden erkek zihniyetinin yıkılması için kadın ittifakının önemli ve değerli olduğunu yineleyen İlknur, yerel seçimlerde de bu ittifakla toplumsallaşacaklarını vurguladı.
İttifak haritası var
Kadın ittifakıyla kadını toplumda değişimin ana kaynağı haline getireceklerini yineleyen Birol, şöyle devam etti: “Yerel yönetimleri bu siyasi atmosferin, kadına yönelmiş bu düşmanca tutumun karşısında kadınların kendini birlikte güçlü hissedecekleri bir ittifak haritamız var. Bütün bu bariyerleri birlikte yıkacakları bir ittifakla ilerleme siyasetini güderek gitmek istiyoruz. Eşbaşkanımız Pervin Buldan’ın ifade ettiği gibi bu yerel seçimlerde kadın yoksulluğuna son vermek ve nihayetinde siyaset denilen erkeğe aitmiş gibi görünen alanda kadınları var edeceğiz. Kadınları güçlendirerek ve bir adım öne çıkararak niteliğini ve niceliğini çoğaltarak, toplumda da bir değişimin ana kaynağı ve odağı olarak konumlayacak bir siyasetle bu seçimlere gideceğiz.”
Hep birlikte bir adım daha ileriye
25 Kasım’da sokakları dolduran kadınların bütün müdahalelere rağmen sokakları terk etmediğini ve yerel seçimlerde de aynı inat ve mücadele içerisinde olacaklarını ifade eden Birol, “Kadınları durdurmaya çalışanlar bilmelidir ki bu nehir tersine akmaz. Özgürleşmeyi tadan kadın, eşitlik isteyen kadını, durdurmaya hiçbir devlet gücü, hiçbir iktidarın gücü yetmeyecektir. Kadın gücüne olan güvenle şimdi hep birlikte bir adım ileriye, sesimizi daha cesaretle yükseltmeye, ellerimizi ve kollarımızı birbirine bağlamaya, nefesimize nefes katmaya çağırıyoruz” dedi.
Eşbaşkanlık modeli değişim sağladı
Yönetimin cinsler arasında paylaşılması modellerinden biri olan “eşbaşkanlık” sistemi, Türkiye’de ilk kez 2005 yılında Demokratik Toplum Partisi (DTP) tarafından Kürt illerinde hayata geçirildi. Ardından Akdeniz Belediyesi’nin yerel seçimlere eşbaşkanlık modeli ile girmesiyle, Türkiye’de toplu yönetimde hem kadınların temsiliyeti hem de eşbaşkanlığın meşruiyetinin tanınmasına kaynaklık etti.Kadın siyasetçiler, eşbaşkanlık modeliyle elde ettiği temsiliyeti değerlendirdi.
Farkındalık yaratıyor
Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Ayşe Gökkan, siyasetin “erkek işi” olgusunu yıkan eşbaşkanlık modeli içerisinde kendilerini konumlandırdıklarını ifade etti. Herkese kucak açmayan bir modelin iktidar modeli olduğuna dikkat çeken Gökkan, “Bizler iktidar modelini kaba, buyurgan ve işgalci olarak tanımlıyoruz. İktidar mevcut devlet yönetimlerini tek kişi üzerine inşa ediyor. Erkek devlet sistemine karşı eşbaşkanlık modeli ise toplumun bakışında bir değişimi sağlıyor. Eşbaşkanlık, cinsiyet eşitsizliğine karşı farkındalık yaratıyor” diye konuştu.
Sadece kadın ve erkeği kapsamıyor
Eşbaşkanlık modeliyle sağlanan eşit temsiliyetin toplumla bütünleştiğini dile getiren Gökkan, “Eşbaşkanlık modeliyle yöneticilerin verdiği ortak fotoğraflar dahi toplumda değişim sağladı. Bu model ile şu mesaj çok açık bir şekilde verildi ve kabul edildi; kadınsız bir yaşam yaratılamaz. Bu model ile yaşamın tek olmadığını, ortak olduğunu öğrendik. Ortak yaşam, doğal bir modeldir. Bu model; sadece kadın ve erkeği kapsamıyor, farklı kültür, din, dil ve halkları içinde barındırıyor” dedi.
Mücadele karşılığını buldu
HDP Amed İl Eşbaşkanı Filiz Buluttekin de, eşbaşkanlık modelinin kadın özgürlük mücadelesinin en büyük kazanımlarından biri olduğunu belirtti. Modelin, Kürt özgürlük mücadelesi ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın paradigması doğrultusunda inşa edildiğinin altını çizen Buluttekin, eşbaşkanlığın hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti. Kadınların hayatın her alanında mücadele ettiğini dile getiren Buluttekin, “Kadınların; yaşam içinde, belediyelerde, siyasi partilerde ve daha birçok alanda eşbaşkanlık modeliyle karar mercilerinde bulunmaları, kadın özgürlük mücadelesinin en büyük kazanımıdır” ifadelerini kullandı.
Eşbaşkanlık modelinin toplumun bakış açısını değiştirdiğini vurgulayan Buluttekin, “Eşbaşkanlık modeli; toplumda, ailede, işyerlerinde ve birçok alanda kendi kendini inşa eden bir model haline geldi. İnsanlar artık başkan demiyor, eşbaşkan diyor. Temsiliyetin yerini bulması için verilen mücadelenin karşılığını bulduğunu gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. Buluttekin, yerel seçimlere dikkat çekerek, eşit temsiliyetin sağlanması açısından kadınların aday başvurusunda bulunması gerektiğinin altını çizdi.
MA/AMED
