Kadına ilişkin körlüğü kırmak bir nevi atomu parçalamaktır’ diyor Önder Apo. Bu körlüğü kırmak erkek egemenlikli zihniyeti yıkmak ve kadınla eşit, özgürlükçü, ortak yaşamla gerçekleşebilir.

Günümüze baktığımızda kadın kutsallığının bu günümüzde yok sayıldığı, kadın bedeni üzerine reklam yapıldığı, kadının adeta köle olarak gösteren, onun yaşam hakkını sınırlı olduğunu söyleyen ve yaşarsan benim yani erkeğin hakimiyeti altında yaşayabilirsin deniliyor. Kadının yaşam hakkının bile elinden alınması erkeğin kadın üzerindeki hakimiyetini gösterir.   

Bugün toplumda bu zihniyete karşı kadın gücünün birleştiği, kadının örgütlenmesi, kadının anlam kazanması aslında kadın gerçek anlamını bulması kadının öncülüğünde Kürdistan dağlarında gerçekleşmektedir. Her şeyin yaratıcısı olan kadınlar bu gün ataerkil sistemlerde yok sayılmaktadır. Kadın sadece çocuk doğurabilir, çocuk bakabilir, evi temizler yani egemenlerin diliyle elinin hamuru ile erkeğin işine karışamaz. O sadece erkek egemen zihniyetinin güdülerini tatmin ettiği bir metadır. Bundan fazlasını istediği zaman ölüm ona haktır. Erkeği reddetmek, onu istememek, ona karşı çıkmak ölüm fermanını yazmaktır. 

Toplum o kadar kirletilmiş ki kadın ve çocuk tecavüzleri her geçen gün artmaktadır. Kadına yönelik hem fiziki hem de psikolojik tecavüzlerin arttığı bir ortamda toplum ahlakının zedelendiğini gösterir. Kendini bulma, ne olduğunu ve özünü anlamaya çalışan kadın doğru yoldadır. Bunun için öze dönüş varlık ve yokluk çerçevesi içerisinde ele alınmalı kadının yaşamdaki varlığı, kadının yaşamdaki rolü daha anlaşılmaktadır. Yaşam kadının etrafında örgütlenmektedir. Bunun en basit örneği kadının doğayla toprakla olan birliğidir. Kadın hem fiziken hem de düşünsel olarak kutsal doğumlar yapmıştır. Bu da kadının üretken fiziği ve esnek zekâsının daha gelişkin olduğunun göstergesidir. 

Kadın kimliği toplumun en kutsal kimliğidir. Topluma yön veren, toplumu doğru yola çeken, toplumu ayakta tutan başat rol yine kadına aittir. Bunun için kadının elinden alınan değerler tekrar kadının eliyle erkek egemen zihniyetinin elinden geri alınmaktadır. Kadın çalınmış değerlerine sahip çıkmakta ve bunu Önder Apo’nun emekleri doğrultusunda ve özgürlük gerillalarıyla yapmaktadır. Bundan dolayı her kadın iyi, güçlü, güzel düşünen, doğru karar verebilen Önder Apo’nun dediği gibi felsefi arayışının köşe taşları ola bilmelidir. Bu şekilde kadın özgürlüğü gerçekleşebilir.