Meksika’nın ABD’ye sınır bölgesi, yaklaşık 20 yıldan beri kadın katliamları ile de anılıyor. Chihuahua eyaletinde 1993 yılından bu yana 600’den fazla kadın katledildi, binden fazlası ‘kayıp’. Meksika’da ve genel olarak Latin Amerika’da bu sistematik kadın cinayetleri ‘feminicide’, yani kadın kırımı olarak isimlendiriliyor.
Kadına yönelik şiddet, Meksika genelinde olduğu gibi Arjantin, Kosta Rika, Guatemala ve Peru gibi ülkeler yanı sıra, dünya çapında artış gösteriyor. Fakat Güney Amerika’da yaşama doğrudan kasteden kadın kırımı, sistematikliği ve sürekliliği ile özgün değerlendirmeyi gerektiren bir realite. Zira burada failler çoğunlukla cezasız kalırken, devlet ve onun kurumları bunda belirleyici bir rol oynuyor.

Tanıklıklara da yer veriliyor

“Kadınları Terörize Etmek: Amerikalarda Kadın Kırımı” (errorizing Women: Feminicide in the Americas) kitabı, geçtiğimiz yıllarda Latin Amerika’da kadına yönelik şiddet olaylarındaki tırmanışa analitik bir yanıt niteliğinde. Kitap, insan hakları ihlali olarak cinsiyete dayalı güç yapılarındaki kökleşmiş şiddeti kategorize etmek amacıyla feminist bir çabanın parçası olarak ortaya çıktı. 416 sayfa olan ve 2010 yılında yayınlanan kitabın dili İngilizce.
Profesör Rosa-Linda Fregoso ve Cynthia Bejarano’nun editörluğünü yaptığı kitap, Latin Amerika ve Amerika Birleşik Devletleri’nden feministler ve insan hakları aktivistleri, avukatlar ve akademisyenler tarafından kaleme alınan makaleler yanı sıra, katledilen ve ‘kayıp’ kadınların yakınlarının tanıklıklarını kapsıyor.

Kadın kırımı-yapısal şiddet ilişkisi

Editörler, Latin Amerika ve Latino çalışmaları profesörü Rosa-Linda Fregoso ve Ceza Adalet Doçenti Cynthia Bejarano’nun kitabın giriş bölümünde açıkladıkları üzere, kadın kırımının analitik çerçevesi bu çabada çok önemli. Fregoso ve Bejarano, kadın kırımını hem devletin (doğrudan ya da dolaylı olarak) hem de bireysel faillerin karıştığı, cinsiyete dayalı bir şiddet olarak  tanımlıyorlar. Sosyal, politik, ekonomik ve kültürel eşitsizlikler içinde kökleşmiş yapısal bir şiddet... Yaşanan korkunç kadın hak ihlallerini sorgulamanın yanı sıra, kitaba katkıda bulunanlar, kadın kırımını neoliberal ekonomi politikaları, askeri rejimlerin şiddet kalıntısı ve kadın bedeninin cinsel fetişleştirilmesi ile ilişkili olarak ele almaktalar.

SUNA KÖSE