
Cegerxwîn Gençlik Kültür ve Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü son sınıf öğrencileri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Franca Rame ve Dario Fo’nun yazdığı “Kadın Oyunları”nı dünden itibaren sergilemeye başladılar. Tek perdeden oluşan oyunun yönetmenliğini Berrin Çelik üstlenirken, oyunda işçi, ev hanımı, devrimci ve tecavüze uğrayan kadın karakterlerini canlandıran oyuncular ise Aysel Arslan, Bircan Kaygusuzlar, Nurcan Yaprak ve Remziye Aktan. Sadece kadın müziklerinin kullandığı “Kadın Oyunları” Kürtçe, Türkçe ve Kirmanckî olarak oynanıyor.
Üç dilde oyun
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne ilişkin konuşan Cegerxwîn Gençlik Kültür ve Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü son sınıf öğrencilerinden Aysel Arslan, 8 Mart’ın kadınlar için önemli bir gün olduğunu dile getirdi. 8 Mart günü için öğrenci kadınlar olarak bir etkinlik yapmak istediklerinden dolayı bu oyunu seçtiklerini ifade eden Arslan, hazırladıkları oyunun sadece kadınlar tarafından değil, erkekler tarafından da izlenmesi gerektiğine işaret etti. Canlandırdıkları “Kadın Oyunları”nda işçi, devrimci, şiddet gören ve ev hanımı tiplemelerinin olduğuna değinen Arslan, kadınların baskı altındaki durumlarının erkekler tarafından da görülmesini amaçladıklarını dile getirdi. Arslan, kadınların günlük yaşamlarında her zaman kötü olaylarla ve yaklaşımlarla karşı karşıya kaldıklarının altını çizerken, oyunda ayrıca Kürtçe, Kirmanckî ve Türkçe olmak üzere üç dil kullandıklarını kaydetti. Hangi coğrafyada olursa olsun her kadının şiddet gördüğünü söyleyen Arslan, “Şiddetin dili yoktur. Bu nedenle de bizim oyunumuz üç dilde. Oyunumuza kadınların da erkeklerin de gelmesi bizi mutlu eder” ifadelerine yer verdi.
Kadın sorunlarını dile getirmek
8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliklerine kendilerinin de sanatsal bir faaliyetle katılmak istemeleri üzerine Dario Fo’nun “Kadın Oyunları” oyununu sergileme kararı aldıklarını belirten ve tiyatronun yönetmenliğini üstlenen Berrin Çelik, kadın sorunlarını dile getirmek amacıyla bu oyunu seçtiklerini ifade etti. Berrin Çelik, Kürt kadınlarının da dünya kadınları gibi benzer sorunları yaşadıklarını, bu nedenle de içeriğinde kadın sorunlarını anlatan bu oyunu tercih ettiklerini söyledi. Tiyatro oyununda canlandırılan kadın karakterlerin evlilik, aile, kapitalizm, sistem gibi konulara değinildiğini sözlerine ekleyen Çelik, ayrıca oyunda kültürel farklılıklar nedeniyle uyarlamaya gittiklerine de işaret etti.
‘Erkek, sistemin devamcısıdır’
Oyunda anlatılan sorunların aslında her kadının hayatında yer aldığını dile getiren Çelik, “Sistem, kadınların önünde büyük bir tehlikedir ve erkek de bunun devamcısıdır. Oyundaki kadınlar bilinçli fakat kendilerini nasıl baskıdan kurtaracaklarını bilmiyorlar” dedi. Kadının kendisini dönüştürerek, erkeği de dönüştürmesi gerektiğine değinen Çelik, oyunda önemli bir mesajın da verildiğini ifade etti. Çelik, “Kadınları ancak kadınlar kurtarabilir. Kadınlar birbirlerine destek olmazsa, özgürlüklerini ellerine almaları mümkün değildir. Oyunumuzun sonunda da kadınlar bir araya geliyor ve birbirlerinin elini tutuyorlar.
GÜLŞEN KOÇUK / JINHA / AMED