Yekîneyên Berxwedana Şengalê (YBŞ) komutanlarından Dersim Şengal, YBŞ içinde yer alan kadın savaşçıların, kendilerini kadınların özgürlüğü ve Şengal için umut olarak gördüklerini söyledi. Şengal, kadınların artık erkeklerin korumasını beklemek yerine hem topraklarını hem de kendi varlığını savunmayı üstlendiğini kaydetti.
Dersim Şengal, RojNews’in sorularını yanıtladı.

YBŞ’nin kuruluş gerekçeleri neydi, neden böyle özgün bir oluşuma ihtiyaç duyuldu?

Son işgal, katliam ve trajedi gösterdi ki; Êzîdîlerden oluşmayan bir savunma gücü olmayınca halkın korunması sağlanamıyor. Sünni ve Araplar tarafından sarılan bir toplumun, sürekli teyakkuzda olan savunma gücü olmalı. Kimselere gereksinim duymadan kendi öz savunmasını yapabilsin ve saldırıları kırabilsin. 3 Ağustos’un acı gerçekleri bizi Şengal’de örgütlü direnişe yönlendirdi. YBŞ’nin amacı Êzîdî toplumunu, dinini, kültürünü korumaktır. Bu temel amaçtır. Bununla birlikte Êzîdî toplumunu, öz savunma da dahil hayatın her alanında örgütlemektir.
Şunu çok açık ve net olarak gördüm. Bizimle komşuluk yapan Arapların yanısıra bazı Sünni Kürtler de DAİŞ‘in saldırısıyla birlikte kadın çocuk demeden bizlere yöneldi. Şengal’deki ilk katliamı yapanlar, soframızı paylaştıklarımızdı. Bu koşullarda, içinde bulunduğumuz konjonktürde, kendi gücümüz olmalı. Zaten YBŞ de bunun adıdır.


Kadınların YBŞ’ye katılımı, yaklaşımı, ilgisi nasıldır?

Şengal’de kadın çok bastırılmış, susturulmuş, sindirilmiş. Bir toplumun ilerlemesini, gelişmesini kadının durumundan anlayabiliriz. Şengal’de kadın toplumsal yaşamın içinde minik bir rol ile yetinmiş. Toplumun mimarı, kurucusu olan kadının bu duruma düşmesinin birinci nedeni, yaşanan katliamlardır. Kadın erkek gibi değildir, daha fazla toprağının ve kültürünün sahibidir, bağlısıdır. Eğer Şengal’deki kadınlar, örgütlü ve güçlü olsalardı DAİŞ Şengal’e giremezdi. Erkek, arkasında bıraktıklarını düşünmeden kaçabilir ama kadın öyle değil. Sonuna kadar toprağını ve kültürünü korur. Çetelerin elindeki kadınların intihar etmeleri de biraz bununla ilgilidir. Toprağından, kültüründen alıkonulan kadın, buna çaresiz kalıyor.
Dolayısıyla kadınların YBŞ’ye yaklaşımı çok olumludur, erkeklerden daha fazla ilgili duyuyorlar. Kadının burada özgürlüğünü bulduğunu görüp umutlarını diriltiyorlar. Katılım da iyidir ama bu konuda erkek ve aile barikatıyla karşılaşıyorlar.  Bu barikatı aşabilenler de var. YBŞ ile birlikte erkeklerin Şengal’deki kadınlara münasip gördükleri rol tedavülden kalkıyor. Silahlı kadınların duruşu, Şengal’in özgürleşmesinde belirleyici olacaktır. Sadece Şengal’in özgürleşmesiyle yetinmeyeceğiz, aynı zamanda toplumsal özgürleşmeyi de hedefliyoruz. Çok iyi biliyoruz ki, bunun yolu da kadının özgürleşmesinden geçer. Kadın özgürleşmeyene kadar Şengal de özgürleşemez.

Bütün bunlar için neler yapıyorsunuz?

Toplumsal yaşam kadının etrafından örülür. Kadın, doğuran, besleyen ve büyütendir. Bu özelliğinden dolayı toplumun kendisidir. Kadın özgürleşmeden hiçbir toplumsal katman özgür olamaz. Bizim de YBŞ olarak üzerinden en çok durduğumuz konu, kadın özgürlüğüdür. Kadın özgürlüğünü esas almayan bir toplumsal hareket, yenilmeye mahkumdur. Dolayısıyla tekrar olacak ama temel amacımız; toplum tarafından bastırılan, susturulan, sindirilen kadını eğitmek, direnişe katmak ve özgürleştirmektir. Bunun için Şehîd Xanê Akademesi aracılığıyla eğitim veriyoruz. Kadınlar burada ideolojik, siyasi ve askeri eğitim alıyor. Artık kadınlar, savunmalarını erkeklere havale etmeyecek. 3 Ağustos’ta erkeklerin bunu yapamadıklarına şahit olduk. Kadın, DAİŞ’e karşı nasıl bir savunma içinde olacağını, egemen sisteme karşı nasıl duracağını bilmelidir. Şehîd Xanê Akademisi’nin fonksiyonu da burdadır. Bunun yanısıra kadınlar içinde çeşitli çalışmalarımız var. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Şengal’deki kadınlar için bu anlamda önemli bir adımı atmış bulunuyoruz.
Kadın artık eve hapsedilip ev işleriyle meşgul edilemeyecek kadar toplumsal yaşamın bütün basamaklarında hak ettiği yeri alacak. Hapsedildiği kafesleri kıracak ve Şengal’in özgürleşmesinin öncülüğünü üstlenecek. Bizim bütün gayretimiz bunun içindir.

Özellikle Şengal’deki kadınların DAİŞ ile savaşta yer almasının önemini vurguluyorsunuz, neden?

DAİŞ çetesi, bir yeri işgal ettiği zaman ilk önce kadınlara saldırıyor. Kadının kişiliğinde toplumu hedefliyor. Kadınların tecavüze uğramasının, köleleştirilip satılmasının nedeni de budur. Bir kadının elinden ölmek onları kahrediyor. Biz, onları kahredeceğiz, DAİŞ’i bitirecek olan budur.


Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?


YBŞ yeni kurulan bir ordu olduğu halde epey gelişti, ilerledi. Toplumun bütün katmanlarında, özellikle de kadınlarda önemli değişimlere neden oldu. Güçlü, kararlı ve inançlı adımlarla yolumuza devam ediyoruz. Şengal Dağı‘ndaki halkımızı HPG gerillalarıyla birlikte korumaya, şimdiye kadar olduğu gibi bizi bekleyen imtihanları da başarıyla geçmeye devam edeceğiz. YBŞ, Irak resmi sahasında kurulan bir ordudur. Irak Hükümeti, şayet Şengal’i özgürleştirmek gibi bir sorumluluğu kabul ediyorsa YBŞ’yi resmi olarak kabul etmelidir.



DILŞÊR ERNESTO/ROJNEWS/ŞENGAL