Rojava Halk Devrimi ile kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüz suçlarını cezasız bırakmayan Kobanê Kadın Asayişi, kadın sorunlarını birinci görev olarak kendisine esas alıyor. Kobanê'de kadınların sorunlarının çok fazla olduğunu söyleyen Kanton Kadın Asayiş Sorumlusu Naime Mihemed, yüzyıllardan bu yana kadına yönelik şiddetin bir kültür haline getirildiğine dikkat çekiyor. Özellikle kadın intiharlarının birinci gündemleri olduğunun altını çizen Mihemed, "Öncelikli işimiz Kobanê'de kadın intiharlarının önüne geçmek. Evet burada bir savaş var, ancak biz bu sorunu ertelemiyoruz. Bunun önüne geçmek için evlere gidiyor ve kadınlarla konuşuyoruz. Evlerde tüm aile bireyleri ile toplantılar yapıyor, tartışıyor ve anlatıyoruz. Burada yapmak istediğimiz; sorunun büyümeden ve dönülmez bir noktaya gelmeden çözülmesidir" dedi.


Sorun sadece asayiş sorunu değil

Kobanê'de yaşanan bir diğer önemli olaya da dikkat çeken Mihemed, "Erkek çocukların babalarından görerek annelerine ve kız kardeşlerine yönelik şiddeti söz konusuydu. Biz bu gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Sorunu sadece asayiş sorunu olarak görmüyoruz. Kadınların yaşadığı sorunlara ilişkin birçok yöntemi devreye koyuyoruz. Sürekli şiddete uğrayan kadınlarla konuşuyoruz. Boşanmak isteyen kadınlara yardımcı oluyoruz. Eğer ayrılmak istemiyorsa eşi ile konuşuyoruz" şeklinde konuştu. Şiddet uygulayan eşe yaptırımlar uyguladıklarını söyleyen Mihemed, şiddet uygulayan eşin bir daha şiddet uygulamayacağını garanti etmesi durumunda, bir sözleşme imzalattırdıklarına dikkat çekerek, "Eğer bir kez daha şiddet uygularsa ona karşı dava açıyoruz. Kadına şiddet veya başka bir sorun olduğunda bunun peşini bırakmıyoruz. Şiddete uğrayan kadınla sürekli temasta bulunuyor ve ev ziyaretleri gerçekleştiriyoruz" dedi.

Kadınlar köle yaşamı kabul etmiyor

Rojava Devrimi'nin başladığı günden bu yana toplumsal alanda çok büyük değişimler yaşandığına değinen Mihemed, kadınların köle yaşamı sürmesini istemediklerine işaret ederek, "Çünkü kadınların kendisi artık bu köleliği kabul etmiyor ve buna isyan ediyor. Eskiden ne yaşarsa yaşasın, bunu saklar hatta intihar ederdi. Ancak artık bunun önüne geçiyoruz. Kadın iradesini görünce yaşadıklarını saklamadan ya da yaşamına son vermeden bu sorunu çözebileceğini gördü. Kadın, erkek kardeşinin, babasının veya eşinin kölesi olmadığını anladı" diye konuştu.

İntiharların sebebi; berdel

Kobanê'de kuma ve berdel olaylarının hala yaşandığını hatırlatan Mihemed, "Berdel olaylarında bir taraf razı olmuyor. Kadın asayişine böyle bir duyum geldiğinde, müdahale ediyoruz. Eğer berdel olayı doğru ise buna kesinlikle izin vermiyoruz. Berdel ile olayların nasıl gerçekleştiğini biliyoruz. Kadın intiharlarının çoğunun sebebi de bu berdel olayıdır. Kadın bu olay ile cehennem hayatı yaşamaya başlıyor; çünkü sevmediği bir adam ile zorla evlendiriliyor" dedi.

Berdel ve çocuk evliliklere geçit yok!

Kadın asayişinin müdahale ettiği bir diğer olayın ise; çocuk yaşta evlilikler olduğunu ifade eden Mihemed, "Çocuk yaşta evlendirilmelere kesinlikle izin vermiyor ve bu gibi durumlarda çocukları zorlayanlar hakkında yasal işlem başlatıyoruz. 18 yaşından önce evlenmelere çocuğun ve ailenin rızası olmasına rağmen izin vermiyoruz. Evlenmek isteyen çocuklar ile konuşuyor ve bunun yanlış olduğunu anlatmaya çalışıyoruz" diye belirtti.

Değişim imkansız değil

Kobanê'de geçmişten gelen algıları değiştirmenin kolay olmadığını, ancak bu değişimleri yaratmanın imkansız olmadığına da değinen Mihemed, toplumda bu değişikliği görebildiklerini vurguladı. "Eskiden kadının görevleri belliydi; kadın yemek yapar, çocuk yapar ve evinde otururdu. Baba ve koca 'öl' derse ölür, 'yaşa' derse yaşardı. Artık bu algı değişti. Kadın artık iradesini görerek cesaretini ortaya koyabiliyor" diyen Mihemed, kadın asayişinin kadına kalkan eli indirmesini iyi bildiğini ve kendilerinin polis değil, her şeyden önce "yoldaş" olduklarını ifade etti.



İSMAİL ESKİN/DİHA/KOBANÊ