- İran cezaevlerindeki kadınlara dönük hak ihlalleri devam ediyor. Bahai kardeşler 70 günden fazla kayıp, ressam Suheyla Huseyni tecritte, Arxewan Felahi 500 gündür belirsiz bir şekilde tutuklu ve Hristiyanlığa geçen Ghazal Marzban açlık grevinde.
İran İnsan Hakları Merkezi, İran cezaevlerinde tutulan kadınların durumuna ilişkin yayımladığı raporda, kadın tutsakların sistematik psikolojik işkenceye maruz bırakıldığını duyurdu. Raporda, siyasi tutsaklardan dini azınlıklara mensup kadınlara kadar farklı kesimlerden kadınların tecrit, iletişim engelleri ve hukuki belirsizliklerle karşı karşıya bırakıldığı vurgulandı. İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) üyeleri tarafından Şiraz’da gözaltına alınan Bahai inancına mensup kardeşler Mahsa ve Mandana Stude’nin 70 günü aşkın süredir nerede tutulduklarının bilinmediği belirtildi. Kardeşlerin bu süre boyunca avukatları ve aileleriyle görüştürülmediği kaydedildi.
500 günlük belirsizlik
Öte yandan siyasi tutsak Arxewan Felahi’nin yaklaşık 500 gündür Tahran’daki Evin Cezaevi’nde tutulduğu kaydedilen raporda, birkaç kez yargılanmasına rağmen Arxewan Felahi hakkında henüz kesin bir ceza kararının verilmediği aktarıldı. Ressam Suheyla Huseyni 82 gün boyunca Vekilava Cezaevi’nde tutulduktan sonra aynı cezaevindeki tek kişilik hücreye sevk edildi.
Süheyla Hüseyin tecritte
Suheyla Huseyni’nin, son protestolar sırasında yaralanan eylemcilere yardım ettiği ve “Starlink uydusu üzerinden sağlanan interneti kullandığı” iddiasıyla tutuklandığı belirtildi. Raporda, Suheyla Huseyni’nin avukatıyla görüşme hakkından da mahrum bırakıldığı kaydedildi.
Raporda, kadın tutsaklara yönelik tecrit uygulamaları, iletişim kısıtlamaları ve yargı süreçlerindeki belirsizliklerin psikolojik işkenceye dönüştüğü vurgulanarak, cezaevlerindeki hak ihlallerine dikkat çekildi.
Ghazal Marzban açlık grevinde
Evin Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve Hristiyanlığa geçen Ghazal Ghazal Marzban, kendisine verilen 9 yıl 8 ay hapis cezasını protesto etmek için 25 Mayıs’ta açlık grevine başladı. Açlık grevinin yedinci gününde fiziksel durumu önemli ölçüde kötüleşen Marzban, “devlete karşı propaganda” ve “ulusal güvenliğe karşı toplanma ve işbirliği” suçlamalarıyla yargılanmıştı. Hukuk fakültesi mezunu Ghazal Marzban Jourshari, 15 Ocak 2026’da Tahran’daki evinde gözaltına alınmıştı. Parkinson hastası eşinin ilaçlarına erişimde de zorluklar yaşadığı belirtiliyor.
Ağır suçluların koğuşuna sevk edildi
İran’ın Feriman kentinden tutuklu Bibi Zehra Musavi (21), son günlerde Meşhed’deki Vekilabad Cezaevi’nde siyasi kadın mahpusların tutulduğu koğuştan çıkarılarak adli hükümlülerin bulunduğu bölüme sevk edildi. Konuya ilişkin bilgi veren kaynaklar, ‘siyasi ve düşünce suçundan’ tutuklananların genel koğuşlara gönderilmesinin, özellikle ağır suçlardan hükümlü kişilerin bulunduğu bölümlerde tutulmalarının, ek güvenlik riskleri ile fiziksel ve psikolojik baskılara yol açabileceğine dikkat çekti. Bibi Zehra Musavi, 30 Ocak 2026 tarihinde gözaltına alındı. Tutukluluğunun ilk dört ayını tek kişilik hücrede geçirdi. Bibi Zehra Musavi’ye “protestolara katılmak”, “suç işlemeye teşvik ve propaganda yapmak”, “örgüt kurmak” ve “ulusal güvenliğe karşı faaliyet yürütmek” suçlamaları yöneltildi. İran yargısı tarafından verilen kararla genç kadın 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
İnternete erişim sağlansın
İran’daki geniş bir sivil toplum örgütleri koalisyonu, 21 Mayıs 2026’da yayımladıkları bildiride özgür ve açık internetin acilen sağlanması çağrısında bulundu. Bildiride, filtrelenmemiş ve uygun fiyatlı internet erişiminin eğitim, ekonomik saygınlık, eşit vatandaşlık ve kamu katılımı için temel bir hak olduğu belirtildi.
Dijital haklar örgütleri, araştırmacılar ve uluslararası gözlemciler, bu önlemlerin İran'daki interneti ortak bir kamusal alandan dışlama ve kontrol aracına dönüştürdüğü konusunda uyarıda bulundu. HABER MERKEZİ