- İran rejiminin katlettiği Weysî kardeşlerden Mücteba'nın Kürt Kütüphanesi’ndeki çocuklara hitaben yazdığı mektup paylaşıldı. Mücteba Weysî, "Ulusumuzun zaferi ve sizin büyümeniz en büyük dileğimdir" diyerek dimdik ve sarsılmaz bir duruş sergilemelerini istedi.
İran rejimi tarafından 28 Mayıs'ta kaldıkları evde katledilen Kürt aktivistler Mücteba ve Meysam Weysî kardeşler Kirmanşan’ın Mehdiye Mahallesi'nde (Dare Daraz veya Dîrij) önceki gün on binlerin katılımıyla defnedildi. Sanal medyada yayınlanan görüntülerde törene tüm katılanların siyah giyindiği, yol boyunca ağıtlar yakıldığı ve defler çalındığı görüldü. Saldırı anında evde olan Farshad Hatamipour'un akıbeti bilinmiyor.
Çocuklara yazdığı mektup
Mücteba Weysî'nin Kürt Kütüphanesi’ndeki çocuklara hitaben yazdığı iki sayfalık mektup da paylaşıldı. Mektupta şunlar yer aldı: "Bazen hislerim o kütüphaneye doğru uçuyor; ruhum kitaplar için kanat çırpıyor. Kütüphanedeki her bir çocuğa özlem duyuyorum: Mêhiya, Mahbub, Sena, Aylin, Servînaz, Hena, Mübin, Diana, Atusa, Hesti, Alov, Negar, Ayda, Terane, Haniye, Aydin, Berhem. Acaba bir gün onların büyümüş hâllerini, geleceklerini görebilecek miyim? Onların büyümesine ve geleceğine şahitlik edebilecek miyim? Bilmiyorum ama yüreğimin derinliklerinden her birine sağlık, bilgelik ve onurlu bir yaşam diliyorum.
Ulusumuzun zaferi için
Onları seviyorum. Onlara bilgi ve bilgelik diliyorum ki insan tuzağı ve hilelerinden uzak dursunlar, insan olsunlar ve bunu göstersinler; özgürlük, adalet arayışı, halka hizmet ve köklü, soylu meşe ağaçları gibi dimdik, sarsılmaz bir duruş… Sizi özgür ve aydınlık bir dünyada görme umuduyla… Ulusumuzun zaferi ve sizin büyümeniz en büyük dileğimdir. Hakkı yanınızda görün; Hak sizin destekçiniz ve sığınağınız olsun.
Her koşulda umutsuzluk ve ruhsal gerilimle doluyum. Belirsiz bir gelecek karşısında umutsuzluk… Ne olacağının bilinmemesinden, olayların nasıl gelişeceğini öngörememekten kaynaklanan umutsuzluk… Bu daha ne kadar sürecek? Bu zalimin saltanatı bitecek mi, bu zulüm dönemi sona erecek mi, yoksa başka bir zalim mi gelecek? Bu kötü çark kendini tekrar tekrar mı döndürecek? Diktatörlük nasıl yıkılacak ve parçalanacak? Yoksa cesur olanlar, canları ve mallarıyla özgürlüğün bedelini öderken, onursuz ve korkak olanlar güç ve egemenlik sahibi olup tahta mı oturacaklar? Temiz ve saf olanlar, mücadele edip hayatlarını kaybedenler sadece hapishane duvarlarında fotoğraflarda mı kalacak? Arkadaşlarımın tüm çabaları ve ölümleri, ulusun geleceğinin yalnızca kendi çıkarları için iktidar peşinde koşanların eline düşmesiyle mi sonuçlanacak? Oysa iktidar, insanlara ve insanlığa hizmet için kullanılmalıdır. Yakında bu köleliğin bağları ve zincirleri yeniden örülecek…
Boyun eğmek rezilliktir
Zalimlere karşı isyanın hüznü benim için umutsuzluk kaynağı değildir; tam tersine, yaşamın akışı ve yaşamın anlamıdır. Bu boş ve anlamsız dünyada ona anlam katan şey, zalimliğe boyun eğmek değil… Ölüm korkusu ve yaşam ihtiyacı uğruna zalimlerin karşısında eğilmek, utanç ve rezillikten başka bir şey değildir.”
Aile hiç vazgeçmedi
Weysî Ailesi, Yarsan inancını yaşayan binlerce Kürt gibi rejimin baskısı altındaydı. Yoksulluk ve dışlanmışlıkla mücadele eden Weysîler hep başka bir yolun mümkün olduğunu düşündü; yaşamları boyunca da yeniyi inşa etmek için çabaladı. Hep mücadelenin ön saflarında yer aldılar, sadece Meysam ve Mücteba değil, neredeyse ailenin bütün fertleri bunun için mücadele etti. Bir diğer kardeş olan Seccad da mücadelede yerini aldı. Ailenin başka üyeleri de rejim karşıtı eylemlerde gözaltına alınıp tutuklandı. Şu an cezaevinde tutulan Seccad Weysî ve kuzen Şayan Weysî’ye “moharebe” gerekçesiyle iddianame hazırlandı. Weysî kardeşler, Newroz kutlamalarından çocuklara Kürtçe öğretmeye, dengbêjlik eğitiminden çeşitli müzik aleti eğitimine kadar birçok kültürel faaliyetle öncü oldular. Mücteba Weysî, aynı zamanda tanınmış ve saygın yerel bir güreşçisiydi, müzik ve resim alanlarında da çalışmalar yürütüyordu.
Katledilmesinden sonra bir arkadaşı Mücteba’nın son dönemde kendisine attığı mesajı paylaştı. Mesajda, “Yıllardır her şeyimizin Farslar ve İranlılar içinde eritilmeye çalışıldığı bu sistemde, ulusumuz ve kimliğimiz için mücadele etmek hepimizin görevidir. Her özgür insan bu yolda çaba sarf etmelidir" ifadeleri yer aldı. KIRMANŞAN
***
İki Kürt'e daha idam
“Jin, jiyan, azadî” eylemlerinde tutuklanan Kürt gençleri Mihemed Ferecî ve Reuf Merûf’un idam cezaları onandı. Bokan Yüksek Mahkemesi tarafından onaylanan karar infaz için İdam Şubesi’ne gönderildi.
***
Emekli öğretmenden haber yok
Bijar'dan emekli Kürt öğretmen Cemşîd Iroyî'nin tutuklanmasının üzerinden neredeyse üç ay geçmesine rağmen nerede olduğu, sağlık durumu veya hukuki statüsü hakkında herhangi bir bilgi verilmiyor.
Hengaw İnsan Hakları Örgütü'nün elde ettiği bilgilere göre; Bijar'dan deneyimli bir eğitimci olan Cemşîd Iroyî, Ali Hamaney'in ölüm haberlerinin ardından İran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasında yaşanan 40 günlük savaş sırasında, 3 Mart 2026'da İran hükümet güçleri tarafından tutuklandı. Ailesinin Bijar'daki adli makamlardan, savcılıktan ve güvenlik birimlerinden bilgi alma yönündeki tekrarlanan girişimlerine rağmen tutuklanma nedenleri, hakkındaki suçlamalar veya gözaltı yeri konusunda net bir cevap alınamadı.
***
5 kişi iki haftadır gözaltında
Sabzevar'a bağlı Baxjar köyünden 5 kişi, iki haftadır gözaltında tutuyor. Gözaltına alınanların isimleri Javad Qazimanesh, Javad Seyedhaji Naqdali, Yousef Memar, Ali Asghar Jafari ve Morteza Babak olarak açıklandı.
Hengaw İnsan Hakları Örgütü'nün aldığı bilgilere göre; rejim güçleri, 17 Mayıs 2026 Pazar günü Sabzevar'a bağlı Baxjar köyündeki birkaç eve eş zamanlı baskın düzenleyerek, herhangi bir tutuklama emri göstermeden 5 kişiyi gözaltına aldı. Hengaw'a bilgi veren kaynaklar, tutuklamaların söz konusu kişilerin Ocak 2026 protestolarına katılımıyla bağlantılı olduğunu belirtti. İlk sorgulamaların ardından, şüpheliler Torbat-e Heydarieh Cezaevi'ne nakledildi.
İki hafta geçmesine rağmen yargı ve güvenlik yetkilileri yasal durumlarını açıklığa kavuşturmayı veya geçici olarak serbest bırakılmaları için kefaletlerini onaylamayı reddetti.