Evin Cezaevi’nde tutulan kadın siyasi tutsakların son derece olumsuz koşullarda kaldıklarına dikkat çekilen raporda “Cezaevindeki kadınlar sağlık imkanlarından mahrum. Ayrıca yeni doğan çocuklar da dahil olmak üzere kadınlar çocuklarını görme hakkından da faydalanamıyor. Aileleriyle telefonla görüşmelerine izin verilmeyen kadın tutukluların yeterli ve temiz beslenme imkanları da bulunmuyor” denildi.
Uluslararası İnsan Hakları Kampanyası ayrıca İran mahkemelerinden tutuklu kadınların dava dosyalarının mümkün olduğunca çabuk bir şekilde gözden geçirilmesini ve kadınların içinde bulunduğu kanun dışı koşulların değiştirilmesini talep etti.
 
Çoğu 'düşünce suçu'ndan yatıyor

 Cezaevindeki kadın siyasi tutsakların ‘idam cezasını protesto etme’, ‘kadın haklarına ilişkin konuşma’, ‘sosyal medyada hükümet politikalarını eleştirme’, ‘diğer politik tutsakları destekleme’ ve ‘Bahai inancına mensup olma’ gibi ‘suçlar’dan 1 ile 20 yıl arasında cezalara mahkum edildiği belirtilirken, İnsan Hakları Kampanyası yöneticisi Hadî Qayimî cezaevindeki kadınların durumuna ilişkin şunları söyledi: “Öncelikle kadın tutukluların düşüncelerini açıkladıkları için tutuklanmaması gerekirdi. Fakat İran devleti kadınların düşünce ve inançlarını kendisi için tehlike olarak gördüğünden, cezaevindeki kadınlar insanlık dışı koşullarla karşı karşıyalar. Bu durum sağlıklarını son derece olumsuz etkiliyor Kadın tutsaklara kanun dışı muameleler
 bunun etkilerini yaşıyorlar.”
 
Sağlık imkanlarından yoksunlar
Uluslararası İnsan Hakları Kampanyası’nın yaptığı araştırmalara göre Evin Cezaevi’ndeki sağlık merkezinin gerekli tedavi ortam ve koşullarına sahip olmadığı ve zaman zaman kadınlara hastalıkların tedavisi için yanlış ilaçların dağıtılırken, hasta kadın tutsakların cezaevi dışındaki sağlık merkezlerine transfer edilmelerinin de çoğu zaman 9 aydan 1 yıla kadar geciktirildiği ya da hiç gerçekleşmediği belirtildi.

Aile görüşmeleri engelleniyor
Kadınların aileleriyle görüşmesine de izin verilmediği belirtilen raporda ayrıca şu bilgiler paylaşıldı: “Tutuklu anneler çocuklarını çok az görebiliyor. Bazen de bu görüşler tümüyle yasaklanabiliyor. Telefon hakkının olmaması, yine kış mevsiminde soba ihtiyacının karşılanmaması, yine kadınların bedenlerinde aramaların yapılması gibi konular da hem kadın hem de insan hakları ihlalleridir. Cezaevinde görevli kadın gardiyanlar da kadın tutuklulara yönelik şiddet temelli yaklaşım ve kötü muamelelerde bulunmaktadır.”
2005 yılından bu yana Tahran’da bulunan Evin Cezaevi’nin kadınlar bölümünün insan hakları kurumları ve Birleşmiş Milletler’in ilgili kurumları tarafından ziyaretine izin verilmiyor.

Tahran’da bulunan Evin Cezaevi’nde siyasi ve ulusal güvenlik davaları gerekçesiyle tutuklanan 25 kadın bulunurken, diğer siyasi tutukluların ise Qerçek ve Recayi Şehir cezaevlerine nakledildiği belirtiliyor. 

HABER MERKEZİ