
20 Haziran Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla açıklama yapan örgütler, Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde mülteci trajedilerinin sürdüğünü belirtirken, Türkiye'deki mültecilerin ise AKP'nin siyasi emelleri için pazarlık unsuru haline getirildiği belirtildi. Açıklamalarda mültecilerin yüzde 10'unun kaldıkları kamplarda cinsel saldırı, çocuk yaşta evlenme ve ucuz işgücü gibi çok yoğun insan hakları ihlallerine maruz kaldığı belirtildi.
Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu ve KJA Wan bileşenleri, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle basın açıklamaları düzenledi.
Amed Sümerpark'ta Êzîdî kadınların da katılımıyla gerçekleştirilen açıklamayı Şükran Mızrak okudu.
'Zorla yerinden etmeler sürüyor'
Ortadoğu başta olmak üzere savaşların yaşandığı tüm coğrafyalarda mültecilerin içinde olduğu vahim tablonun bugün de devam ettiğini, toplu katliamlar ve evlerinden zorla edilmenin devam ettiğini belirten Mızrak, kadın ve çocukların ise sistematik fiziksel ve cinsel işkenceye maruz kaldığını ve köle pazarlarında satıldığını vurguladı.
Savaş ve saldırılar esnasında kadın bedeninin doğrudan hedef alınmasını insanlık dışı bir anlayış olarak niteleyen Mızrak, Şengal'de yaşayan Êzidî halkına yönelik gerçekleşen katliama benzer katliamların, Kuzey Afrika'dan, Afganistan'a, Irak'tan, Suriye'ye kadar gerçekleştiğini ifade etti.
'Türkiye mültecileri pazarlıyor'
Türkiye'nin mültecilere yönelik bakış açısını da eleştiren Mızrak, "Maalesef mülteciler ya bir an önce çekip gitmesi gereken ya da son Vize-Geri Kabul Anlaşması pazarlığıyla kendilerine milyar eurolar kazandıracak insanlar olarak gören bir anlayış var. Böyle bir mantığın mültecilerin hak ve sorunlarıyla ne kadar ilgileneceği de ortadadır" dedi.
'Köleleştirilmeye karşı direneceğiz'
Kongreya Jinên Azad (KJA) Wan bileşenleri, Dünya Mülteciler Günü’ne ilişkin Şengal Parkı’nda basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı yapan KJA üyesi Hatice Akdağ, AKP hükümetinin kadın bedenini merkez alarak yürüttüğü savaş politikalarına değinerek, Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın en son sarf ettiği “çocuk doğurmayan kadın yarımdır” sözlerine “Öldürmeniz için çocuk doğurmayacağız. Taciz ve tecavüz etmeniz için çocuk doğurmayacağız. Kuma yapmanız, köle pazarlarında satmanız için doğurmayacağız” diyerek tepki gösterdi.
Akdağ, Ortadoğu ve Kürdistan'da kadın bedenini merkez alarak yaratılan savaş ve göç politikalarına karşı mücadeleyi büyüteceklerini söyledi.
'Devletlerarası insan ticareti'
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) de Göç ve Göçmen Sorularını İnceleme Komisyonu Mülteci Raporu'nu açıkladı. Raporda dünyada mültecilere ilişkin veriler aktarıldıktan sonra Türkiye'de yaşayan sığınmacıların yaşadığı insan hakları ihlaline dikkat çekildi. Raporda, AB ile Türkiye arasında imzalanan mülteci kabul anlaşmasını 'Devletlerarası insan ticareti' olarak gördüklerinin altı çizildi.
'Kamplar güvenli değil'
Raporda, sığınmacıların Türkiye'de çok yoğun insan hakkı ihlallerine maruz kaldığı hatırlatıldı ve şunlar belirtildi: "Ülkemizdeki Suriyeli sığınmacıların sadece yaklaşık olarak yüzde 10'u kamplarda barınmakta, geri kalanı Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde yaşam savaşı vermektedir. Ancak kamplarda daha güvende olması gereken insanlar, en son Nizip Mülteci Kampı'nda gördüğümüz üzere aslında güvende değiller. Kamplarda ve dışarıda bazı çocuklar tecavüze uğramakta, bazıları da tecavüze uğramaması düşüncesiyle küçük yaşta evlendirilmekte, 12-13 yaşında kızlar ikinci eş olarak satılmakta, fuhuşa zorlanmakta ve gelecekleri çalınmaktadır. Bu kahredici gerçekler halı altına süpürülemeyecek kadar acı verici ve göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür."
Raporda, sığınmacıların Türkiye'de ucuz işgücü olarak da kullanıldığı da ifade edilerek, bu hak ihlallerine karşı Türkiye'nin 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi'ne koyduğu coğrafi sınırlamayı kaldırılması ile "Göç ve Uyum Bakanlığı" kurulması önerisinde bulunuldu.
HABER MERKEZİ