Deniz seminerde "Kadına karşı şiddet insanlığın bir yarasıdır. Şiddetin nedeni toplumu yönetmek isteyen erkek egemen zihniyettir. Gençlik, kadın, çocuk, yaşlının bu egemen erkek dünyasında yeri yoktur. Bu kesimlerin söz hakkı yoktur" dedi. 

Kadın üzerindeki sömürgeciliğin tarihinden kesitler sunan Deniz, kadın açısından yeni bir alternatifin Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'yle ortaya çıktığını dile getirdi. 

Jinda Deniz devamla şunları söyledi: "Kadına karşı şiddet sorunu kadının sorunu değildir. Kadın burada mağdur durumdadır. Esasen bu sorun erkeğin sorunudur. Burada sorun zihniyet sorunudur. Bir zihniyet devrimi gerekiyor. Erkek egemen zihniyetin değişmesi gerekiyor. Bunun da kendiliğinden olması mümkün değildir. Bu kadın mücadelesiyle mümkündür. 


Kadın Avrupa'da da özgür değil

Kadına karşı şiddeti her ne kadar egemen devlet uyguluyor ve uygulatıyorsa da bunun uygulayıcıları da bazen evin erkeği, erkek çocuğu, amacası, dayısı, yani kadının en yakınlarıdır. 

Kadın iş paylaşımında toplam işlerin yüzde 66'sını yaptığı halde üretimde aldığı pay yüzde 16'dır. Bu çok büyük bir adaletsizliktir. Kadının en çok haklarının olduğu toplum Avrupa toplumlarıdır ama burada da kadın eşit ve özgür değildir. Aynı işi yapan kadın, aynı iş yerinde erkeğe göre daha düşük ücret alıyor. Oysa özünde ise kadın yaşamın kendisidir. Kadın olmadığı yerde yaşam yoktur. Biz bu nedenle biz 'Kadın yaşamdır, öldürülmez' diyoruz."


Özgür toplum özgür kadınla yaratılır

Deniz devamla UTAMARA'ya çok sayıda kadının ölüm tehdidi aldığı ve şiddete uğradığı için başvurduğunu da dile getirdi. 

Deniz "Bu konularda kadına yardımcı oluyoruz. Bizim amacımız kadına yönelik baskıcı zihniyeti ortadan kaldırmaktır" dedi. 

Kadınları, kadın mücadelesine katılmaya ve daha fazla katkı sunmaya çağıran Deniz, özgür toplumun da özgür kadınla yaratılacağını sözlerine ekledi.  


ALİ KARTAL / NÜRNBERG