ZEYNEP DURGUT / JİNNEWS/VAN

Cezaevlerinde kadınların daha fazla hak ihlali ile karşılaştığını belirten ÖHD’li Sevda Aydın, dışarda kadınlara nasıl bir ayrımcılık varsa cezaevlerinde de aynısının yaşandığını kaydetti. Aydın, “Kadınlar cezaevinde olduğu için de bir kez daha dezavantajlı bir durumdadır” dedi.

Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) üyelerinden avukat Sevda Aydın, çok kritik süreçlerde ve anti demokratik uygulamalar arttığında bunun ilk yansımasının cezaevleri olduğuna işaret etti.

“Her iktidar kendisine muhalif olunmasından korkar ve önce muhalif kesimi hukuksuz bir şekilde yargılar, cezaevine koyar” diyen Sevda Aydın, politikaları başarısızlıkla sonuçlandığında ilk başta cezaevlerindeki muhaliflere saldırdığını dile getirdi. Aydın, “Bizler bunu bütün süreçlerde görüyoruz. Dışarda süreç kızıştığı zaman, şiddet ortamı arttığı zaman ve yine hükümetin anti demokratik uygulamaları arttığında bunun ilk yansıması cezaevleri olmaktadır. Şimdi bölgemizdeki cezaevlerine baktığımızda özellikle açlık grevlerinden sonra hak ihlalleri peyderpey artarak işin içinden çıkılmaz bir hale geldi” diye konuştu.

Birçok aile çıplak arama yüzünden ziyarete gidemiyor

Van F Tipi Cezaevi’nde tutsaklara çıplak arama dayatıldığını aktaran Aydın, “Amaç orada kişinin onurunu kırmaktır. Evet, mevzuatta çıplak arama dayatması var. Birçok aile sırf çıplak aramaya maruz kalmamak için cezaevlerindeki yakınlarını görememektedirler” dedi.

Van T Tipi Cezaevi’nde ve birçok cezaevinde kitaplara el konulduğunu, kitap sınırlaması getirildiğini belirten Aydın, “Halbuki böyle bir sınır mevzuatta yok. Şuan cezaevindeki bütün tutsakların kitapları toplanılmış ve ‘sayım yapacağız sonra kitapları iade edeceğiz’ bahaneleriyle aylardır tutsaklar kitaplarına ulaşamamaktadır. Bunun dışında yine grevlerden sonra gördüğümüz hak ihlallerinden biri çok keyfiyetçi bir şekilde disiplin soruşturmaları başlatılmış ve sürekli ufak tefek bahanelerle bir şeyler bulup kişilere disiplin cezaları veriliyor. En yoğun görülen hücre cezası, aile görüş yasağı, ailesini arama yasağı. Bunun dışında koğuşlara sürekli olarak keyfi bir şekilde baskınlar yapılmakta. Hem özel yaşamın gizliliği ihlal edilmekte hem de kişiler orada şiddete açık bir hale getirmektedirler” dedi.

Cezaevinde yaşama koşulu bulunmayan ve bir an önce infazının durdurulması gereken birçok hasta tutsak olduğunu da hatırlatan Sevda Aydın, “Bunların hiçbir şekilde infazı durdurulmamakta. Bağımsız bir heyet tarafından muayene edilip raporlarının hazırlanması gerekirken, ATK tarafından raporları hazırlanmakta ve çoğu zaman ATK çok riskli gruplara bile ‘cezaevinde kalabilir’ raporu vermektedir. Diyelim ki ATK ‘cezaevinde kalamaz’ raporu verdi. Bu sefer de ‘kişinin toplum açısından sakınca teşkil ettiği’ gibi bahanelerle denetim serbestlik şartlarından faydalanması engelleniyor ve infazı durdurulmuyor” dedi.

Kadın tutsakların aramalarında erkek personel var

“Cezaevi cezaevidir kadın da olsa erkek de olsa orada infazını gerçekleştirecektir diyebilirsiniz. Fakat durum kesinlikle öyle değil” diyen Sevda Aydın, dışarıda kadınlara nasıl bir ayrımcılık varsa cezaevlerinde de aynısının yaşandığını kaydetti. Kadınların erkekler için inşa edilmiş cezaevlerinde kaldığını, kadın personel sayısının az olduğunu ifade eden Aydın, “Aramalarda erkek personellerin dahil olması hem psikolojik bir şiddetle karşı karşıya getirmekte hem de kadınların alanlarını daraltmakta. Örneğin Van’dan Bakırköy Cezaevi’ne sürgün edilen bir kadın, ama eşlik eden erkek personel. Biz bu kadının ihtiyacını rahat bir şekilde erkek personelden giderilmesi konusunda talepte bulunabileceğini düşünmüyoruz. Bu noktada kadın sadece kadın olduğu için de cezaevinde olduğu için de bir kez daha dezavantajlı bir durumdadır” diye konuştu.

 
 

F Tipi’nde eşofman işkencesi

Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde devreye konulan yeni uygulamayla, tutukluların X-ray cihazından geçmeden önce soyunmaları ve cezaevi yönetiminin belirlediği eşofmanlarla cihazdan geçmesi isteniyor.

Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutuklular, cezaevinde yaşadıkları hak ihlallerine ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’ne mektup gönderdi. Tutuklular, 15 Temmuz askeri kalkışma ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasının kaldırılmasından sonra cezaevinde devreye konulan birçok yeni uygulamayla kötü muameleye maruz kaldıklarını söyledi.

Tel örgütlerle kapatıldı

Tutukluların gönderdiği mektupla maruz kaldıkları hak ihlallerini şöyle sıraladı:

  • Bazı havalandırmaların üzeri tel örgülerle kaplı. Bu uygulama yaklaşık bir yıl önce başladı ve halen devam ediyor. Yaşam üzerine adeta telden bir perde çekilerek, boğucu bir atmosfer yaratılırken, insanlarda kapana kısılmışlık duygusunu travmaya yol açacak bir biçimde uyandırmaya çalışmaktadırlar.
  • Gazetelerin bazıları içeri alınmıyor. Yeni Yaşam gazetesine erişimimiz engellenmiştir.
  • Sıcak ve soğuk suya kota getirildi. Bunun yanı sıra sıcak suyun kirli ve paslı akması ciddi sağlık tehditleri oluşturmaktadır.
  • Mahkeme ve hastanelere gidiş, gelişlerde X-ray cihazından geçmeden önce çıplak kalıncaya kadar soyunmamızı ve belirledikleri eşofmanları giydikten sonra X -ray cihazından geçmemizi dayatıyorlar.
  • Şehir merkezinden 25 kilometre uzaklıkta olmamıza rağmen bize sadece TRT çeken radyolar veriliyor. Radyo taleplerimiz her defasında ‘güvenlik’ gerekçesiyle reddediliyor.”
 

VAN