Türkiye metropollerinde ‘Eşbaşkanlık Mor Çizgimizdir’ şiarıyla alanlara çıkan kadınlar, “Kadın mücadelesi bütün diktatörlükleri tarihin çöp sepetine göndermiştir. Biz kazanacağız, siz kaybedeceksiniz” dedi.
Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) bağlı Amed, Mêrdîn ve Wan büyükşehir belediyelerine 19 Ağustos’ta atanan kayyumlara karşı “Eşbaşkanlık mor çizgimizdir” diyen HDP’li kadınlar, önceki akşam 4 ilde eş zamanlı eylem gerçekleştirdi. Ankara’da düzenlenen eyleme polis saldırdı. HDP’li vekil Meral Danış Beştaş’ın darp edildiği eylemde 8 kadın gözaltına alındı.
Adana: Diktatörler kaybedecek
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Kadın Meclisi, “Eşbaşkanlık Mor Çizgimizdir” şiarıyla Abidin Dino Parkı’nda basın açıklaması yapmak istedi. Ancak zırhlı araçlarla ve yüzlerce polisle bina girişi kapatılarak, kadınların parka gidişine izin verilmedi. Kadınlar polis kalkanlarının gölgesinde bina girişinde açıklama yaptı.
HDP Kadın Meclisi Sözcüsü ve Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, karşılaştıkları tabloyu faşizmin bir fotoğrafı olarak niteledi.
Amed, Mêrdîn ve Wan büyükşehir belediyelerine atanan kayyumlara değinen Taşdemir, kayyumlarla halkın ve kadınların iradelerinin gasp edildiğini söyledi. Taşdemir, devamla şunları belirtti: “Bu, kendi iktidarını düştüğü durumdan kurtarma operasyonudur. Ne zaman AKP iktidarı tıkanan bir siyasetin içine batarsa HDP’ye saldırarak bu durumdan çıkmanın aracı haline getiriyor. Kayyumlar aracılığıyla yapılan budur. İrade gasptır. Demokrasiye müdahaledir. Hak ve hukuk tanımaz bir sürecin başlangıcıdır. Türkiye demokrasisi için de, tüm halkların iradesi açısından da büyük bir tehlike oluşturuyor. Partimize yönelik bu gasp siyaseti bizim için yabancı değil. 4 yıla yakındır partimizden resmen intikam alınıyor. Demokratik değerleri savunduğumuz ve AKP siyasetinin maskesini düşürdüğümüz için partimizden intikam alınıyor. Her yerde barışı, demokrasiyi, özgürlükleri savunmaya devam edeceğiz.”
Leyla Güven irademizdir
DTK Eşbaşkanı Leyla Güven hakkında HDP binası önünde oturan ailelerle ilgili yaptığı açıklama nedeniyle soruşturma açılmasına da tepki gösteren Taşdemir, “Sizin algı operasyonlarınız, hedef göstermeleriniz Leyla Güven’i demokrasi mücadelesinden alıkoymayacaktır. Hepimiz Leyla Güven’in yanındayız. Leyla Güven irademizdir” dedi.
Eşbaşkanlık bu coğrafyanın yüz akıdır
“Eşbaşkanlık Mor Çizgimizdir” diyen Taşdemir, AKP iktidarının eşbaşkanlık sistemini suç olarak lanse etmesine tepki göstererek, “Eşbaşkanlık, eşit temsiliyet bizim irademizdir. Bizim mücadele gerekçemizdir. Ve kadınların mor çizgisidir. Biz eşbaşkanlık sisteminden vazgeçmeyeceğiz. Eşbaşkanlık sistemimiz bu coğrafyanın yüz akıdır ve yüz akı olmaya devam edecektir. Sizler de bunun şahidi ve tanıklığını yapacaksınız. Kadın mücadelesi bütün diktatörlükleri tarihin çöp sepetine göndermiştir. Bu mücadelemizde AKP ve MHP ittifakını tarihin çöp sepetine gönderecektir. Hepimiz birlikte kadın dayanışmasıyla kazanacağız. Biz kazanacağız siz kaybedeceksiniz” şeklinde konuştu. Taşdemir’in konuşması ardından kadınlar, sloganlarla oturma eylemine geçti.
İstanbul: Kadın kazanımlarını gasp ettirmeyeceğiz
HDP İstanbul Kadın Meclisi de, eşbaşkanlık sisteminin kayyum atanması için gerekçe sayılmasına tepki göstererek Şişli Pangaltı Metro İstasyonu’nda basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya HDP Milletvekilleri Oya Ersoy, Filiz Kerestecioğlu, Hüda Kaya, Züleyha Gülüm de katıldı.
Açıklamada konuşan Züleyha Gülüm, “Eşbaşkanlık sistemi kadın erkek eşitliğinin sağlanması, siyaset alanında kadınların görünür olması, kadın iradesinin açığa çıkarılması ve aynı zamanda siyasete kadın tarzının yerleştirilmesi için uygulamaya koyduğumuz bir sistemdir” diyerek kadınların kazanımlarını gasp ettirmeyeceklerini belirtti.
İzmir: Kiriniz kemiklerinize işlemiş
HDP İzmir Kadın Meclisi ise, Alsancak semtinde bir araya geldi. Açıklamanın yapılacağı ÖSYM binası önü polis ablukasında alındı. Basın açıklamasına katılan kadınlara izin vermeyen polis, vekilleri kitleden uzaklaştırarak abluka altına aldı. Polis ablukası altında açıklama yapan HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, belediyelere kayyum darbesine tepki gösterdi ve HDP kadın meclisleri olarak her yerde seslerini yükseltmeye devam edeceklerini söyledi. HDP Amed Milletvekili Semra Güzel ise, “İradeye kayyum atandı. Çünkü 2 buçuk yıl içinde yaptıkları tüm talanları ortaya serdik. Aldıkları hediyeleri, altın varaklı banyoları hepinizin gözü önüne serdik. Ne kadar yıkanırsanız yıkanın arınamayacaksınız. Çünkü bu kir içinize, kemiklerinize işlemiş. Eşbaşkanlık eşit temsilin adıdır. Eşbaşkanlık sistemi demokrasiye giden yoldur. Bizim kazanımımızdır. Sizler ne kadar hedef gösterirseniz gösterin biz kadın kazanımlarımızı sahiplenmeye devam edeceğiz” dedi.
Ankara’da 8 gözaltı
ANKARA- HDP Ankara Kadın Meclisi Tunalı Hilmi Caddesi’ne yürüyüş düzenlemek istedi. Yürüyüş öncesi Kuğulu Park’ta bir araya gelen kadınların etrafını çevik kuvvet sardı ve eylem başlamadan saldırdı. 8 kadını gözaltına alan polisler, “Eşbaşkanlık mor çizgimizdir” pankartını da yırttı.
Polisin müdahalesine tepki gösteren Beştaş, “Korkuyorlar kadınlardan, en büyük korkuları kadınlar. Ama kadınlar onların iktidarını alaşağı edecek, görecekler” ifadelerini kullandı.
Eylemde gözaltına alınan bazı kadınların isimleri şöyle: Zeyno Bayramoğlu, Aslı Bayramoğlu, Bedriye Irmak, Emine Kaya, Betül Koca, Aslı Viyan Saraç, Birsen Kaya, Sibel Polat.”
Taşdemir: Eşbaşkanlığa saldırı ideolojiktir
BERİVAN ALTAN MA/ANKARA
HDP yönetimindeki Amed, Mêrdîn ve Wan Büyükşehir Belediyelerine kayyum atanması ardından AKP diktatörlüğü eşbaşkanlık sistemini hedef tahtasına koydu. 2014 yılında Siyasi Partiler Kanunu’nda eşbaşkanlığın tanınması ardından HDP’nin yerel yönetimlerde meşru olarak uyguladığı eşbaşkanlık sistemi bugün ise soruşturmalara ve görevden uzaklaştırmalara gerekçe olarak sunuluyor.
HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dirayet Dilan Taşdemir, eşbaşkanlık sisteminin yarattığı değişimleri değerlendirerek, buna yönelik saldırıların da ideolojik olduğunun altını çizdi.
Kadın katılımı açısından bir devrimdir
Türkiye siyasal tarihi boyunca tüm farklılıkların, inançların, kimliklerin temsiliyet sorunu yaşadığını ve bu temsiliyet sorununda da en fazla kadınların yararlanamadığına dikkat çekerek, sözlerine başlayan Taşdemir, “Bu sorun hala devam ediyor. Her ne kadar eşbaşkanlık sistemimizle birlikte bir istatistiksel artış sağlansa da kadınların hem parlamentoda hem de siyasette katılımı az. Türkiye’de hala kadına yönelik şiddeti bu kadar derin tartışmamız, erkek egemen zihniyetin, muhafazakarlığın bu kadar keskin uçlaşmasının eşit temsiliyetle ilgisi büyüktür. 1999’la beraber kadınların hem parlamenter sistemde hem de yerel yönetimlerde yer alması için büyük bedeller verildi. Çok uzun bir süreç değil ama bakıldığında kadın temsiliyeti arttı, toplumsal yapı dönüştü. Kadın perspektifi ile hizmet üretilmesi demokrasi algısında da ciddi anlamda değişimler yaşattı. 2014 yılını kadın katılımı açısından tam da bir devrim olarak nitelendirmek gerekir. Daha önce kadın kotası vardı ancak bu tarihte eşit temsiliyetle bir hamle yaptık. Eşbaşkanlık eşit temsiliyet oldu. Sadece yerel yönetimlerde ya da belediye başkanlıklarında değil, siyaset yaptığımız tüm mekanizmalarda geçerli oldu.”
Toplumsal dönüşüm sağladı
Yerel yönetimlerde kadınların yer almasının ve yetki paylaşımının çok önemli olduğuna dikkati çeken Taşdemir, “Yerel yönetim tam da toplumun birebir muhatap olduğu mekanlar. Kadınların yerel hizmette, karar aşamalarında yer alması, yerel hizmetin kadın perspektifi ile sunulmaya başlanması, kamusal yaşama katılması toplumda da ciddi bir değişimi yarattı. Maalesef Türkiye gibi ülkelerde kadınları toplumsal yaşamda, sokakta, parkta hatta belediye gibi erkekle algılanan mekanlarda söz ve yetki sahibi olarak görmüyorsunuz. Toplumsal roller çok keskin ve katı. Eşbaşkanlıkla birlikte mekan algıları yıkıldı. Kadınları daire başkanlıklarında, sokaklarda, parklarda, otobüs kullanırken görmeye başladık. Yani eşitlik, adalet ilkesi yeniden kurgulanmaya başladı. Toplumun demokratikleşmesi açısından kadınların kendini var etmesi, toplumun kendini yeniden görmesi ile çok büyük değişimleri yarattı” diye belirtti.
Hukuki değil, ideolojik bir mesele
Eşbaşkanlık sisteminin hedef alınması ve kayyum atanmasının hukuki bir mesele olmadığını, her iki eşbaşkanın da halkın oylarıyla seçildiğinin altını çizen Taşdemir, “Özellikle manipülasyonlarla, yalanla, iftira ve algı operasyonları eşbaşkanlık üzerinden devreye konulmuş durumda. Gerçekten akla hayale gelmeyecek bu kadar yalanı tekrar etmeninin biçimi faşizm ile ilgili bir durum” dedi.
Hitler’in Propaganda Bakanı Goebbels’in “bir insana yalan olsa bile bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser ve savunur” sözlerinin AKP için de geçerli olduğunu ifade eden Taşdemir, “Türkiye’de bir anayasasızlaştırma durumu söz konusu. Buna da toplumu uyutacak, argümanlar arıyor. Toplumu düşünemeyen varlıklar olarak gördüğü için aptallaştırma siyaseti uyguluyor. Eşbaşkanlık hukuki bir mesele değil. Orada yetkinin bölünmesi yani demokratik muhtevaya sahip olunması korkutan şey. Çünkü AKP’nin eşbaşkanlığa karşı duyduğu panik hukuki değil. İdeolojik bir mesele. İdeolojik bir kaygı” ifadelerinde bulundu.
Bütün kadınlar savunmalı
AKP’nin 17 yıldır yaratmak istediği rejime karşı en büyük tehdidin “eşbaşkanlık” sistemi olduğunu söyleyen Taşdemir, buna saldırının tüm kadınlara bir saldırı olarak ele alınması gerektiğini kaydetti. Taşdemir, “Bu, tüm kadın hareketinin deneyimidir. Kadınlar olarak nasıl İstanbul Sözleşmesine, nafaka hakkına sahip çıkıyorsak eşbaşkanlığa da sahip çıkmak zorundayız. Dolayısıyla Türkiye ve dünyadaki tüm kadınlar, kadın kurumları bu konuda eşbaşkanlık ve eşit temsiliyeti de ortak bir kazanım ve deneyim olarak algılamalı. Daha fazla güçlendirme yapmalı ve savunmalıdır” diye ekledi.
Taşdemir, son olarak kadına yönelik şiddet ve kayyumlara karşı ortak mücadele zeminini tartışmak ve planlama yapmak üzere 20 Eylül’de HDP Kadın Meclisi olarak bir araya gelecekleri bilgisini paylaştı.