Kadın emeği neo-liberal politikaların hedefinde
HDK Kadın Meclisi Koordinasyonu adına hazırlanan çerçeve metni açıklayan Avukat Yıldız İmrek, AKP hükümetinin bir yandan neo-liberal ekonomik politikalarla toplumu yoksullaştırdığına diğer yandan da muhafazakar, cinsiyetçi politikalarla kadınları eve kapattığına dikkat çekerek, kadının sessizleşmesini garanti altına almaya çalıştığını ifade etti. İmrek, "Aile, çoğunlukla şiddete uğradığımız mekanlar oluyor. Kadın cinayetlerinin artışı, kadınlara yönelik ilan edilmemiş savaş anlamına geliyor" diyerek, hükümetin kadına yönelik şiddet ile mücadele etmediği gibi cinsiyetçi şiddeti gizlemeye çalıştığına dikkat çekti. Kadın istihdamının yüzde 26'larda kaldığına dikkat çeken İmrek, "Kadın emeği; sermayenin neo-liberal ekonomi politikalarının hedefindedir. Sosyal haklar tırpanlanırken, hasta-yaşlı-çocuk bakımı, ev içi ücretsiz kadın emeği ile telafi edilmeye çalışılıyor. Üretim süreçleri parçalanarak, emek örgütsüzleştiriliyor ve ucuzlatılmak isteniyor" dedi.
Operasyon yapılmaması sürecin ilk testi
HPG'nin sınır dışına çekilmesinin, sorunun demokratik siyasal çözümü için yeni olanaklar yarattığına işaret eden İmrek, hükümet tarafından çekilme sürecinin resmi güvencelere bağlanmasının, her türlü provokasyonun önlenmesi için çekilme bölgelerinin askeri açıdan silahsızlandırılmasının, operasyon yapılmamasının sürecin ilk testi olacağına işaret etti. İmrek, Müzakere sürecinin demokratikleştirilmesi için, kalıcı barış için başta demokratik anayasa olmak üzere Kürt halkının talepleri olan bölgesel özerklik ve anadil hakkını güvence altına alan eşit haklara dayalı demokratikleşme talep etti.
Taciz ve tecavüz insanlık suçu kabul edilmeli
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Prof. Dr. Fatma Gök ise, konuşmasında savaşın asıl mağdurlarının kadınlar olduğuna dikkat çekerek, "Barış dilini bizim ilmek ilmek örmemiz lazım. Bu kolay değil. Ancak bu süreç bize bunun için çok iyi bir fırsat sunuyor" diye belirtti.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de, konuşmasına Türkiye'nin yeni bir döneme girdiğinin altını çizerek başladı. "Bu dönem, yasal ve anayasal değişiklikler dönemi. Türkiye'nin kalıcı barışa ulaşması için demokratik açılımları yapmasıdır. Bu süreci uzatacak ya da kısaltacak olan da toplumsal mücadelenin seyridir. İkinci dönem mücadele dönemidir" diyen Tuncel, geçmişle hesaplaşmanın iyi bir gelecek kurmak için gerekli olduğunu dile getirdi. Tuncel, "Taciz ve tecavüzün insanlık suçu olarak kabul edilmesi için bir kampanya yürütebiliriz. Türkiye'nin Roma Sözleşmesi'ni imzalamasını sağlamalıyız" diye konuştu.
Türkiye ve Kürt illerindeki cezaevlerinde bulunan PAJK'lı tutuklular bir mesajla kadın konferansını selamladı. Tartışma ardından konferans basına kapalı olarak, "örgütlenme" gündemiyle devam etti.
DİHA/İSTANBUL