Mor Dayanışma, “Özgürlük yanı başımızda, ellerimizde, Kadınlar neredeyse orada” sloganıyla yeni dönem örgütlülüklerine hız vermek ve kadın mücadelesini güçlendirmek amacıyla yaz kampında buluştu.
Türkiye’nin çeşitli noktalarından yola çıkan kadınlar, Balıkesir Gönen’de tatil tesislerindeki yaz kampında bir araya geldi.
Türkiye’nin dört bir yanından kadın dayanışmasını büyütmek için yollara düşen her kesimden ve meslekten kadınlar yolculuk boyunca renkli görüntülere sahne oldu.
3 gün boyunca çeşitli etkinliklerle bir araya gelen kadınlar, kampın ilk gününde farklı dillerde çalan şarkılar eşliğinde halay çekerek dans etti.
Tanışma faslının ardından “Yeni Türkiye’de kadın mücadelesi” adlı panel gerçekleştirildi. Kadınların her sokağa çıkışlarının mücadele ile sonuçlanmak zorunda olduğunu söyleyen Mor Dayanışma Üyesi Cemile Baklacı, tek adam diktatörlüğün kurulmaya başlandığı ve belirsizlik süreçlerinin geldiği her yerde baskının, şiddetin tecavüzün meşrulaştığı bir sürecin sancılarını yaşadıklarını belirtti. AKP’nin ekonomik, rejim ve devlet krizinin içinde kadınlara dönük politikalarına değinen Baklacı, AKP iktidarı tarafından çıkarılan kadın düşmanı yasalara karşı mücadele ettiklerini ve etmeye devam edeceklerini söyledi.
Belli ki mücadele devam edecek
Kampüs Cadıları Üyesi Hatice Göz, kampüslerde yaşanan sorunlara dikkat çekerken, toplumsal cinsiyet rollerinin üniversitenin her alanında nasıl yeniden yaratıldığını anlattı.
Bağımsız feminist Hülya Osmanağaoğlu ise 80’lerden bu yana kadınların verdiği feminist mücadelede yol kat ettiğini ifade ederek, “87’de ilk dayağa karşı sokağa çıkıldığında ‘daha önemli şeyler var’ diye tepki gösterilmişti. İlk 12 Eylül sonrası mitingde hakim boşanmak isteyen kadını o zaman ‘kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmemek lazım’ demişti” dedi. Kadınların artık artan şiddete karşı direndiğini belirten Osmanağaoğlu, “Şiddet gördükleri erkekle yaşamak zorunda olmadığını bilmeleri sonucunda kadınlar direniyor. Makbul kadınlık rollerine itiraz ettiklerinde kadınlar öldürülüyor. AKP iktidarı bunları öldürün diyor mu? Hayır ama öldürmelerine meşruluk kazandırıyor. Bunu da cezasızlık, iyi hal indirimleri üzerinden yapıyor” dedi.
Kadınlık rollerinin diziler başta olmak üzere toplumsal alanın her yanına sirayet ettiğine de değinen Osmanağaoğlu, “Belli ki mücadeleye hep birlikte devam edeceğiz” dedi.
Kadınlar, kampın ikinci gününde çeşitli atölyeler düzenleyerek kendi gündemlerine dair fikir alışverişinde bulundu.
Öğlen saatlerinde “Çatlak Kızlar Sağlam Kapıda” kitabının yazarı Ayten Kaya Görgülü ile edebiyat atölyesinde buluştu. Kadınların edebiyatta var olma savaşı verdiği ve bunu da feminist bir dil kullanarak yapması gerektiğine vurgu yapılan atölye yoğun ilgi gördü.
Gün boyunca eş zamanlı olarak “görünmeyen emek, medya, yaratıcı yazarlık, çocuk istismarı, hukuk, bağımsızlık korkusu, beden, ekofeminizm, dil, LGBTİ+, mülteci kadınlar” gibi çok sayıda atölye gerçekleşti. Kampa katılan kadınların ilgi alanlarına göre katıldığı atölyelerde kadın gündemine dair tartışmalar yürütülerek fikir alışverişinde bulunuldu.
Yolumuz uzun önümüz açık
Kampın son gününde ise şarkılar eşliğinde halaylar çekildi. Eğlenceli dakikaların ardından önceki gün yapılan atölyeler sonucunda ortaya çıkan deneyimlerin paylaşıldığı toplantı gerçekleştirildi. Kapanışta konuşan Mor Dayanışma Sözcüsü Juliana Gözen, şunları belirtti: “Bizim adresimiz kadın dayanışması. Bu kamptan çok şey çıkarttık. Kadınlarla mahallelerde bir araya gelmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki günlerde İstanbul kadın merkezi kurmayı düşünüyoruz. Öz savunma atölyelerimizi güçlendirerek kadına yönelik şiddete karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Karanlığa karşı umut kadınlarda. Kampta ortaya çıkan tablo işte tam da bu. Yolumuz uzun ama önümüz açık” dedi.
BALIKESİR