ÜLKEM ZEREMYA / /TILBURG


Kürdistan Ulusal Kongresi 17. Olağan Genel Kurulu geçtiğimiz Cumartesi günü Hollanda’da gerçekleşti. Kürtler açısından ulusal birliğin kaçınılmazlığının vurgulandığı kongrede Avrupa’daki Kürt kitlesinin de ulusal birliğe ve Kürtlerin özgürlük mücadelesine hizmet eden faaliyetler geliştirilmesine dönük kararlar alındı. 

KNK Genel Kurulu’na katılan kadınlar, ulusal birliğin sağlanmasında kadınların öncülük rolüne dikkat çekerek, söylemlerden ziyade demokratik ulus projesinin inşasına yöneleceklerini ifade etti. 


Demokratik ulus inşa etmeliyiz

Genel Kurul’un dört parça Kürdistan’da Kürt halkının özgürlük mücadelesini sürdürdüğü bir dönemde gerçekleştiğini ifade eden KNK Yürütme Konseyi Üyesi Dilşa Osman, ”Kürdistan ve uluslararası alanda kazanımlar elde edebileceğimiz bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde ulusal birliğin önemi her zamankinden daha çok kendisini hissettiriyor. Parti çıkarları, bireysel, siyasi ya da ekonomik çıkarlara göre hareket edilirse birliğimizi sağlamamız mümkün değil. Halkın çıkarlarına göre hareket edeceksek ulusal birliği sağlamalı, demokratik ulus projesini gerçekleştirmeliyiz” dedi. 


Ulusal birlik çabamız sürecek

Kongrede kadınların ulusal birliğe sağlayacakları katkının da tartışıldığını aktaran Osman, ”Tarihte refahı, çözümü isteyen hep kadınlar oldu. Bir aşiret anlaşmazlığında dahi Kürt kadınının gerektiğinde tülbentini yere atarak barış sağlanması için tavır sergilediği biliniyor. Kadınlar olarak buna öncülük edebilecek imkanlara sahibiz. Özgürlük Hareketi olarak bu konudaki girişimlerimiz sürecek. Önder Apo’nun felsefesinden aldığımız güçle Kürt kadının öncülüğünde ulusal birliğin sağlanması için çabalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu. 


Kadınların güçlenmesini istemiyorlar

KNK üyesi Jalan Nexşebendî, sömürgeci güçlerin Kürt halkının kazanımlarını yok etmek için fırsat kolladıklarını, gerçekleştirilen bağımsızlık referandumunda da bunu gördüklerini ifade etti. Nexşebendî, ”Kürtlerin düşmanları sürekli Kürt birliğini engellemeye yönelik politikalar yürütüyor. Sömürgeci güçler Kürtler birlik sağladığında büyük bir gücün ortaya çıkacağını biliyor ve bunu kendilerine yönelik bir tehdit olarak görüyor. Dış etkenler yanında, Kürtler içinde parti ve bireysel çıkarlarını öncelikli gören yaklaşımlar da ulusal birliği engelliyor” dedi. 

Bilinçli olarak yürütülen politikalarla da kadının öne çıkmasının engellendiğini dile getiren Nexşebendî, düşüncelerini; ”Çünkü kadınların güçlenmesiyle birlikte ulusal birlik yolunun açılacağı biliniyor. Kürt kadınları ulusal birliğin sağlanması için misyonlarını yerine getirmeli, mücadele etmeli, alanlara çıkmalı. Kadınlar özgürleşmeden toplum da özgürleşemez. Ulusal birlik de, özgürlük de kadınların öncülüğünde gerçekleşmeli” şeklinde dile getirdi.   


Engel tanımamalı

KNK üyesi Kwestan Dawudî de, kadınlar olarak KNK’nin tüm çalışmalarında seslerini tüm Kürdistan’a ulaştırmayı esas aldıklarını söyledi. Dawudî, KNK’nin sadece erkek üyelerden oluşan veya belirli kesimlerin hakimiyetinde gerçekleşen bir kongre olmadığının da altını çizdi. Genel Kurul’a siyasi tarafların yanısıra, aydın, yazar, akademisyen, sanatçıların da katıldığını ve yoğun tartışmaların yaşandığını aktaran Dawudî, ”Bu bileşim buradaki katılımla sınırlı kalmamalı, ulusal birliğin pratikleştirilmesi için çaba sarfetmeli. Son günlerde Ankara, Tahran ve Bağdat’taki yönetimlerin Kürt düşmanlığı için nasıl birleştiklerini gördük. Parti ve birey çıkarlarının bize birşey kazandırmayacağını geçmişteki tecrübelerden gördük. Maalesef siyasi partiler içinde yer alan kadınlar da kendi haklarına sahip çıkmıyor. Rojhilat ve Güney Kürdistan’da Kürt kadınları yönetimde rollerini oynamadı. Partilerde erkek zihniyeti hakim, kadın fiziken yer alsa da düşünce olarak yok. Siyasetçi, akademisyen, feminist, yaşamın her alanındaki kadınlar bulundukları her yerde irade ve düşüncesini ortaya koymalı, ulusal birlik yolunda engel tanımamalı” diye konuştu. 


Önce kendimizden başlamalıyız

Genel Kurul’a geçmiş yıllara oranla kadınların katılımının daha fazla olduğuna dikkat çeken KNK Üyesi Ronak Ehmed ise, bunun kadınların her alanda yürüttüğü çalışmanın bir sonucu olduğunu söyledi. 

Ulusal bilince sahip olunmadığı taktirde ulusal birlik çalışmasının da yürütülemeyeceğini kaydeden Ehmed şöyle konuştu: ”Avrupa’daki Kürtler olarak ulusal birlik konusunda çalışma yürütürsek, sömürgecilerin bize yönelik saldırılarına karşı koyabiliriz. Bunu ancak biz kadınlar yapabiliriz. Örneğin Kürtçe çok sayıda lehçelerimiz var, bunların gelişimi için çalışma yürütebiliriz. Bu çalışmalara önem vermemiz gerekiyor. Kürdistan’da yaşanan her olaya karşı, bulunduğumuz her alanda ulusal tavır sergilemeliyiz. Avrupa’da gerçekleşen bu platformlarda da bir amacımız olmalı, sonuç alıcı olmalı. Burada tartıştıklarımızla sınırlı kalmamalı, pratik adımları için de kararlı olmalıyız. Öncelikli olarak ulusal ruh ve bilincimiz olmalı. Bunu sağlamadıkça ulusal çalışma da yürütemeyiz. Kadınlar olarak ulusal birlik ruhuyla hareket edersek şu an tartıştığımız engelleri aşabilir, başarı sağlayabiliriz.” 


En büyük güvencemiz ulusal birlik

Genel Kurul’a Stockholm’den katıldığını belirten Şîlan Gulnazer de, Kürtlerin en büyük sorununun düşmanını ‘yoldaşı’ gibi görmeleri olduğunu ifade etti. ”Düşmana karşı en büyük güvencemiz ulusal birliğimiz” diyen Gulnazer, Avrupa’da da siyasi, diplomasi alandaki çalışmalara ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi. Platformlarda kadınların ve gençlerin fikirlerini daha çok dile getirmesinin önemine değinen Gulnazer, sözlerini ”Çünkü kadınlar özgürleşmedikçe toplum da özgürleşmez” diyerek bağladı. 

Dilşa Osman: Kadınlar olarak ulusal birliğe öncülük edebilecek imkanlara sahibiz. Birliğin sağlanması için çabalarımızı sürdüreceğiz.

Jalan Nexşebendî: Bilinçli politikalarla kadınların güçlenmesini engelliyorlar. Çünkü kadınlar güçlenirse ulusal birliğin yolu açılır. 

Kwestan Dawudî: Yaşamın her alanındaki kadınlar bulundukları yerde iradelerini ortaya koymalı, ulusal birlik yolunda engel tanımamalı.



Ronak Ehmed: Avrupa’da ulusal birlik çalışması yürütürsek, sömürgecilerin saldırılarına karşı koyabiliriz. Bunu ancak biz kadınlar yapabiliriz. 

Şîlan Gulnazer: ”Düşmana karşı en büyük güvencemiz ulusal birliğimiz. Platformlarda kadın ve gençler fikirlerini daha çok dile getirmeli.




‘Xorasan Kürtleri sesini duyurmak istiyor’



Maîde Qadirî, İran rejiminin baskıları nedeniyle yaşadığı Xorasan’dan 5 yıl önce Avrupa’ya göç etmek zorunda kalmış bir hukuk öğrencisi. Öğrenimini Avrupa’da devam ettirmek istiyor. 



Geçmişimiz inkar edilmek isteniyor

Qadirî, İran rejiminin Xorasan Kürtleri üzerindeki baskı ve asimilasyon politikalarını şöyle dile getiriyor: 

”Xorasan’da edebi ve kültürel çalışmalar yürütüyorduk. Örneğin Xorasan Üniversitesi’nde ve diğer tüm kentlerde şiir geceleri düzenliyorduk. Giderek bunun ilgi görmesi, kitleselleşmesi üzerine etkinliklerimiz rejim tarafından yasaklandı. Xorasan Kürtleri üzerinde çok sıkı bir asimilasyon yürütülüyor. Bunu kırmak için Kürtlerin çabaları oldu. Xorasan Kürtleri, edebiyat, müzik, filml ve diğer çalışmalarla kendi kültürüne sahip çıkmak ve yeniden tanıtmak istedi. Kısacası ”Xorasan’da yaşayan 3 milyon Kürt olarak sesimizi duyurmak istiyoruz’ dediğimizde rejim, yeni yasaklar ve baskılarla bunu engellemek istedi. Ancak baskılar ne olursa olsun mücadelemizi sürdüreceğiz. Kürtlerin Xorasan’daki varlığı çok eskilere dayanıyor. Oradaki geçmişimiz inkar edilmek isteniyor. Tarihimize, geçmişimize sahip çıkmalıyız.”


Kadınlar Xorasan’da belirleyici

Kadınların Xorasan toplumunda etkin bir rolü olduğuna dikkat çeken Qadirî, ”Kadınlar eğitime ve ekonomik bağımsızlığa önem veriyor. Xorasan kültürünün bugünlere gelmesinde kadınlar belirleyici. Bu sadece Xorasan için değil, tüm kültürler için böyle. Kültürü, dili koruyan kadındır. Toplumsal ve siyasi alandaki çalışmalarda yer almak için çaba sarfediyor, kültürlerini yaşatmaya çalışıyorlar” diyor. 


Söylem düzeyini aşmalıyız

Qadirî’nin ulusal birlik mesajı şöyle: ”Tüm Kürt kadınları olarak nerede olursak olalım, el ele vermeli ve ulusal birliğimizi oluşturmalıyız.Tartışma ve söylem düzeyini aşarak artık pratiğe geçmeli, ulusal birliğin adımları atılmalı. Kürt halkı ulusal birliği istiyor, siyasi partiler de bu talepleri dikkate almalı.”