15 Mayıs Platformu, Vicdani Ret Haftası etkinlikleri kapsamında İstanbul Makine Mühendisleri Odası’nda “Kadınlar savaşın neresinde?” paneli düzenlendi. Akademisyen Ayşe Gül Altınay, kadınların vicdani ret ile toplumda kendilerine verilen rolü de reddetmiş olduklarını belirterek, “Gerektiğinde savaşan, itaatkar eş rolünü reddediyorlar.
Vicdani retçi İnan Suver’in eşi Remziye Suver ise, “Eşim çıkalı 6-7 yıl oldu, hala mahkemeler ve geride kalan cezalarla uğraşıyoruz. Kısacası İnan Suver’in psikolojisini tamamen bozup dışarıya bırakıldığını düşünüyorum. Ben eş olarak değil sadece insan olarak bu yükü kaldırmakta zorluk yaşıyorum. İnan için hayat bitmiş durumda, beni gardiyanlarla eşleştiriyor. Evde açlık grevine gidiyor. Konuşmak istediklerini notla kapı altından veriyor. Biz hala cezaevindeyiz, çıkamamışız” diye konuştu.

‘Kadınlar savaştan etkileniyor’
Vicdani retçi Canan Soylu, “Kadınlar savaşın tam ortasında” diyerek savaşlarda kadınlara ve çocuklara yönelik uygulamalarıyla savaşın acımasızlığının görünür olduğunu belirtti. Soylu, kadınların savaşlar sırasında ülke toprağıyla eş değer tutulduğuna işaret etti. Soylu, “Bu nedenle kadın her zaman korumasızdır, kadın pasifleştirilirken, erkek yüceltilir. Kadın bedeni üzerinden 2 defa savaş ve soykırım uygulanır. Yaşanan savaşın sonucu olarak, hiç bilmediği bir şehre sürülen, yakınlarını kaybedenler Kürt kadınlarıdır. Savaştan etkilenenler sadece Kürt kadınlar değildir, Ege’nin bir köyünde erkek çocuk doğurmak zorunda bırakılan kadın, o çocuğu askere göndermek, oğlu öldüğünde ise ‘vatan sağolsun’ demek zorunda bırakılır” dedi.

‘Bizim sesimizi duymadılar’
Barış Annesi İnisiyatifi’nden Döndü Ergün ise “Askerlik bir zulüm. O savaşa karşı barışı, kardeşliği savunan Kürtlerin kaybolmuş kimliği savunan herkesi selamlıyorum. Biz anneler her zaman barıştan yana olmuşuzdur. Bu ölen çocuklar fakirlerin çocukları. Rant kazanmak isteyenler bu çocukları birbirlerine öldürtmeye çalışıyorlar. Biz analar bunun önünde set olmaya çalıştık. Ama bizim sesimizi duymadılar” dedi
Roboski’ye yaptıkları ziyaretin hala etkisinden kurtulamadığını belirten Ergün, “Bir başka ülkede olsaydı o insanları öldürenler istifa ederdi. Bizi yönetenler vicdanı paraya satmışlar. Ne askerin de gerillanın ailesi ağlasın, bu halka yazık oluyor” diye konuştu.

DİHA/İSTANBUL