Etek giydiği ve insan hakları çalışmalarına katıldığı gerekçesiyle ülkesi Sudan’da hakkında sayısız dava açılan Wini Omer, idam cezasıyla yüz yüze.

Sudan, Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 2018 Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 174. sırada bulunuyor. Sudan’da toplanma ve eylem yapmak dahi birçok demokratik hak yasaklar arasında yer alırken, kadınların kıyafetlerine yönelik yasaklar da bulunuyor. No to Women’s Oppression Initiative verilerine göre, Sudan’da 2016 yılında 15 binden fazla kadın “Kamu düzenine karşı çıkma” suçlamalarıyla kırbaç cezasına çarptırıldı.

Wini Omer de bu baskıların yaşandığı Sudan’da yıllardır gazetecilik ve kadın hakları savunuculuğu yapıyor. Omer, gençlere insan hakları, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve üreme sağlığı konularında eğitim vererek, ayrıca çocuk koruma alanında gönüllüler ile cinsel şiddetin önlenmesi, kadın sünneti ve çocuk yaşta evlendirilmelerin sona erdirilmesine ilişkin oturumlar düzenliyor. Sosyoloji ve antropoloji bölümlerini okuyan Omer, sosyal bilimler ve sosyal değişim alanında yaptığı araştırmalar ile tanınıyor.

Bugüne kadar birçok çalışmada yer alan Omer, etek giydiği ve insan hakları çalışmalarına katıldığı gerekçesiyle devlete karşı suçlar kapsamında hakkında açılmış toplam 8 dava bulunuyor. Yurtdışı yasağı konulan Omer, hapis ve idam cezasıyla karşı karşıya.

Sudan’da gazetecilik yapmak, kadın çalışmaları ve karşı karşıya olduğu baskılar hakkında Jinnews’in sorularını yanıtlayan Wini Omer, Sudan’da bir kadın için gazetecilik kadar zor bir meslek olmadığını belirtti.

‘Sisteme karşı bir olmalıyız’

Özellikle siyasi olay ve eylemleri takip eden gazeteci kadınların hedeflendiğinin altını çizen Omer, başvurdukları gözaltı, şiddet, hakaret yöntemleriyle çalışmalardan uzaklaştırılmak ve seslerinin kısılmak istendiğini söyledi. Omer şöyle devam etti: “Sudan’daki sistem, kadın için korkutucu bir sistemdir. Sudan’da erkek zihniyeti hakim. Kadının yaşam ve mesleki alanı hedef alınıyor. Güçsüz görülerek doğrudan şiddete maruz bırakılıyor. Yine Sudan’da kadın hakları yok sayılırken, kadın ekonomiden mahrum bırakılıyor. Kadının öz ekonomisinin olmaması kendisini toplumda var edebilmesine engel oluyor. Sudan devleti tarafından sayısız kadın tutuklanıyor. Burada oluşturulan sisteme karşı kadınlar olarak bir olup mücadelemizi yükseltmeliyiz.

Omer, kendisine yöneltilen suçlamalar hakkında ise, “2017’nin Aralık ayında giydiğim bir etek yüzünden Sudan yasalarının 152. maddesi kapsamında gözaltına alındım. Giydiğim eteğin uygunsuz olduğu iddia edildi. Üç defa mahkemeye çıkarak giyimimde bir sorun olmadığını anlatmaya çalıştım. Daha sonra elbisemin “uygunsuz” olmadığına karar verildi. Yine Şubat ayında tekrar gözaltına alındım. Bu sefer de erkek arkadaşlarımla dolaştığım için oldu. Sudan yasalarına göre kadının erkekle hiçbir ilişkisinin olmaması gerekiyor. 6 aydır Sudan dışına çıkmam da yasaklandı. Çalışmalarıma devlet tarafından el konuldu. Halen mahkeme sürüyor. Görünen o ki uzun sürecek” diye konuştu.

Yetkililerin, devlet suçlarını eleştirip ifşa edenlerden gözaltı, gazete ve dergileri kapatarak hesap sorduğunu aktaran gazeteci Omar, ayrımcı anayasaya karşı kadın haklarını savunmak üzerinden kamuoyu baskısı oluşturmak gerektiğini söyledi. Hiçbir engelleyici yasanın özgür düşüncenin önüne geçemeyeceğini kaydeden Omar, “Kadınları siyasi İslam’ın ve diktatörlük sistemlerinin insafına bırakmayalım” dedi.

 

HABER MERKEZİ

 
 

Malezya’da iki kadına işkence

 

Malezya’da lezbiyen ilişki yaşadıkları gerekçesiyle tutuklanan iki kadın kırbaç cezasına çarptırıldı. Ülkedeki aktivistler yasalara tepki gösterdi.

Malezya’da Nisan ayında 22 ve 32 yaşındaki iki kadın lezbiyen ilişki yaşadıkları gerekçesiyle tutuklandı.

Kadınlar geçtiğimiz ay şeriat yasalarını ihlal etmekten altışar kırbaca ve 3 bin 300 ringgit (800 dolar) para cezasına çarptırıldı.

Deutsche Welle’de yer alan habere göre ülkedeki en muhafazakar bölgelerinden biri olan Terengganu eyaletindeki Şeriat Yüksek Mahkemesi’nden bir yetkili kadınların cezasının uygulandığını açıkladı.

Aktivistler ülkedeki eşcinsel ilişkiyi yasaklayan şeriat yasası nedeniyle kadınlara ilk kez bir ceza verildiğini ifade etti.

Uluslararası Af Örgütü Malezya bölümü başkanı Gwen Lee, cezanın infazı öncesinde yaptığı açıklamada cezayı “zalimce ve adaletsiz” olarak değerlendirdi. Lee, “Malezya kırbaçlamayı sona erdirmeli ve bu acımasız cezaları öngören yasaları tamamen yürürlükten kaldırmalı” diye konuştu.

 

‘Failler cezasız kalır’

Trans hakları grubu “Kızkardeşler İçin Adalet”ten Thilaga Sulathireh ise bu cezanın LGBTİ’yi hedef alan “faillerin şiddet eylemlerinin cezasız kalmasına” neden olacağını vurguladı.

Malezya’da İslami İşler Bakanı’nın eşcinsellik karşıtı açıklamaları ve kamuya açık bir sergiden LGBTİ aktivistlerinin eserlerinin çıkarılması talimatı tepkilere yol açmıştı.

Çifte hukuk sistemine sahip olan Malezya’da şeriat mahkemeleri, Müslüman yurttaşların dini ve ailevi meselelerine ile zina gibi davalara bakıyor.

 

HABER MERKEZİ