
30 Mayıs’ta kitlesel yürüyüş
Kampanyanın yaygın bir şekilde sürdürülebilmesi için 8 atölye çalışması başlatan kadınlar, bu atölyeler için 10 kişilik komite oluşturarak çalışmalarını da sürdürüyor. Kampanya kapsamında birçok merkezde eylem ve etkinlik takvimi açıklanırken, Amed’de 30 Mayıs’ta kitlesel yürüyüş gerçekleştirilecek. Bir ayı aşkın süredir başlatılan kampanyanın geldiği aşamayı ve hedeflerini paylaşan Ekin Ceren Kadın Merkezi çalışanı Meral Tekin, eylemsellikleri ve kapı kapı dolaşarak yürütecekleri çalışmalarla 2015 yılında PKK Lideri Abdullah Öcalan’ı özgürleştirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Çalmadık kapı bırakılmayacak
Tekin, bir yılı aşkın süredir devam eden diyalog sürecinde Öcalan’ın misyonunu halk nezdinde açığa çıkarmak istediklerini belirterek, toplumun Öcalan’ı artık “Önder” olarak benimsediğini ifade etti.
Bu doğrultuda Öcalan’ın geliştirdiği felsefeyi ve başlattığı süreçteki misyonunu halka aktarmak adına ev ziyaretlerinde bulunduklarını kaydeden Tekin, “Çalmadık kapı bırakmayacağız. Önderliğin felsefesini bilmeyen kimse kalmayacak. Çünkü Önderliğimiz özgür olduğu zaman biz kadınlar da özgürleşeceğiz” dedi. ‘Kadınların özgürlüğü toplumun özgürlüğüdür’ derken başlatılan bu süreçte, aslında bu durumun Öcalan’ın özgürlüğünde kilitlendiğini ifade eden Tekin, “Önderliğimizin özgürlüğünü sadece Kürt halkının özgürlüğü olarak değil, tüm Ortadoğu halkının özgürlüğü olarak ele alıyoruz” şeklinde konuştu.
8 atölye araştırmalar yapacak
Kampanya çerçevesinde önümüzdeki süreçte Öcalan’ın sağlık ve güvenlik koşullarının düzeltilmesi ve diyalog sürecinin yasal zemine kavuşturulmasına dönük de çalışmalar başlatacaklarını aktaran Tekin, kampanya kapsamında, Öcalan’ın özgürlüğü için sekiz ayrı atölyenin kurulduğunu ve kurulan atölyeler bünyesinde oluşturulan komisyonların da kampanyayı besleyecek araştırmalar yaparak çalışmalarını yürüteceklerini kaydetti.
Kampanya büyüyecek
Kampanyanın sadece kurumlar üzerinden değil, yapılan halk toplantılarıyla birlikte halkın da dahil olacağını belirten Tekin, çalışmaları halk ile birlikte yürüterek, Eylül ayına kadar kampanyanın çığ gibi büyüyeceğini ifade etti.
Tekin, çalışmaların dar tutulmayacağını belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Bizler şunu biliyoruz ki herkes ama herkes diyalog sürecini destekliyor. Seçim sürecinde de bunu çok açık gördük. Eksik bıraktığımız noktaları tamamlamak adına bu çalışmayı yürüteceğiz. İnsanlar gerçekten diyalog sürecini biliyorlar ama süreci nasıl besleyeceklerini, sürece nasıl katkı sunacaklarını bilmiyorlar. Bizler de bu farkındalığı yaratmak için ev ev gezmeyi hedefimize koyduk. Görüşü ne olursa olsun, bu coğrafyada yaşayan her insanın bedeli vardır. Bu bedellere karşı mücadele verilmesi de gerekiyor. Ben inanıyorum ki bu sürece katkı sunmayacak tek bir insan bile yoktur.”
2015’te özgürleştirme hedefi
Tekin, özgürlük mücadelesinin, sadece eyleme katılma, bir çalışmanın içerisinde yer alma ya da bir kurumun çalışmalarına dahil olmakla sınırlı olmadığını, insanların evlerinde sözlerini söyleyerek de mücadeleye katkı sunabileceklerini ifade etti.
“Öcalan’a özgürlük” imza kampanyasının da bu kampanya ile eşgüdümlü devam ettiğini anımsatan Tekin, kampanyanın sorumluluğunu özellikle kadınların yüklenmesi gerektiğini söyledi. Öcalan’ın kadınlara biçtiği öneme de dikkat çeken Tekin, “Çalışma boyutumuza bile baktığımızda hiçbir çıkar ve menfaat gözetmeksizin çalışmalara katılıyoruz. Çünkü biz toplumun ilk ezilen sınıfıyız. İlk ezilen sınıfı olduğumuzdan kaynaklı mücadele ruhu doğalında gelişiyor. ‘Kadın kendi devrimini gerçekleştirirse toplumun devrimi gerçekleşecektir’ inancıyla biz kadınlar bu mücadeleyi veriyoruz. Aynı şekilde kadınlar bu kampanyaya en içten ruhları ile katılarak, 2015 yılında önderliğini özgürleştirmeyi hedefliyor. Kadınlar Önderliği ve kendi özgürlüğü ile 2015’i selamlayacak” dedi.
MELTEM OKTAY/DİHA/AMED