
UMUT ŞERZAN/BEHDÎNAN
AKP faşist iktidarının toplumu zapturapt altına alma girişimi çerçevesinde kadınlara itaat öğütleri farklı eylem ve söylemlerle devam ediyor. Özellikle son dönemde ilköğretimdeki ders müfredatlarına kadınların erkeğe/kocasına itaat nasihatlarinin koyulması, kadınların namuslarını devlet aklı kontrolünde koruması için yasal düzenlemelerin sunulması gündemde. AKP faşist iktidarının, son günlerde ‘müftülüklere nikah yetkisi verilmesi’, ‘kocaya itaatin ibadet’ sayıldığı müfredat uygulamaları ile kadını itaat eden bir köle haline getirme planlarını PAJK Koordinasyon üyesi Berîtan Cûdî değerlendirdi.
AKP’nin kadına yönelik dur durak tanımayan saldırılarını toplumsal yaşamı avuçlarına alma girişimi olarak değerlendiren Berîtan Cûdî, işe küçük yaştayken itaate alıştırmakla başladığını söyledi.
AKP, küçük yaşta itaate alıştırıyor
Son olarak eğitim müfredatında yer alan ‘kadının kocasına itaati ibadettir’, ‘evlenene kadar bekaretini koruma’ gibi ibarelerin bu minvalde okunması gerektiğinin altını çizen Cûdî, şöyle devam etti: Bu uygulamalar tam da istenilen tarzda kadınların yaşam sahalarını işgal etme girişimidir. Onlar da biliyor ki; kadınlar baskılandığı ve ‘ayar’ verildiği zaman başlarını ağrıtacak bir güç kalmayacaktır. Ne de olsa küçükken itaate alıştırılan kız çocukları özgürlük tutkusunu tadamaz. Bu dünyadan bir şey anlamadan, hayallerini ‘dünya evine’ kendini atma hayaliyle süsleyecek. Haliyle kız çocukları kendini ileride olacak ‘mükemmel eş’e sunmak için 40 takla atan bir karaktere bürünmüş oluyor. Daha küçüklükten başlayarak susturulan kadın, ileride bir ana olarak bu kez kendi çocuklarını susturacak, sadece eşi ile dünyevi evinde mutlu yaşama ideali dışında bir ideali olmayacak. En önemlisi de oluşturduğu kadın tipi, bütün bu dayatmaları kabul etmeyen, erkek politikalarına direnen ve kendisine başka yaşam sahaları açan, arayışları olan kadınlara hor gözle bakacak. Bu biçimiyle AKP’nin yarattığı kadın tipi şahsında yaşam baştan başa şekillenmiş olacak. Bu anlamda kadın gerçeğini bu kadar hedeflemesi anlaşılırdır.”
Tek tip toplum hedefleniyor
AKP’nin arayışsız, seçeneksiz, başka renkleri bilmeyen kadın tipiyle ve kimi toplumsal argümanların içeriğini bozup kendine göre biçim kazandırarak, tek tip toplum yaratmayı hedeflediğini ifade eden Cûdî, “İtaat eden kadınlar, itaat eden aileler, itaat eden gençlik, itaat eden toplum demektir, ki devlet böyle bir tebaa için can atar. Şu helal bu haram, bu ayıp bu ayıp değil, şu doğru bu yanlış, şu namuslu şu namussuz, şu günah bu sevap, bu yasak bu serbest, bu bastırılmalı şu kışkırtılmalı diye diye tüm topluma kendine göre şekillendiriyor. AKP’nin bütün bu toplumsal kavramların içeriğini bozarak kendine göre biçim kazandırdığını da inkar edemeyiz. Onun için neyin doğru neyin yanlış olduğuna en çok yaşamla içli dışlı olan kadınlar karar vermeli. Çünkü erkek aklı bu kavramların içeriğini bozmakla meşguldür. Bu kavramlarla zihni bombardıman uyguluyor ve kavramlar üzerindeki kontrolle algı operasyonları yürütüyor. Artık toplum neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar veremez bir hale getirilir. Direkt olarak toplum hafızası yok edilir. Kontrollü toplum yönetilmeye alıştırılmış, halden anlamaza, zalime, hilebaza gözü kapalı itaat eden bir toplumdur. Bütün bunlardan yola çıkarak kadının itaate alıştırılmasının vahametini vurgulamak isterim” diye konuştu.
Evlenen ‘namuslu evlenmeyen ‘namussuz’
PAJK Koordinasyon Üyesi Cûdî, AKP iktidarının itaat ve kontrol planları çerçevesinde kadınların ‘namuslu ve temiz’ kalması için evliliğin tek seçenek olarak sunmasını ise şöyle değerlendirdi: “Evliliğin bu kadar gündemde tutulması kadının bedenini kontrol etmenin başka biçimi olarak karşımıza çıkar. Bir taraftan kışkırtılmış cinsellik ile öbür taraftan gemlenmiş cinsellik arasında sıkışmış bir kuşak yaratılmak istendiği açıktır. Kendi kararı ile seçim yaptığını sananlar, ileride ne kadar büyük bir yönlendirme altında olduklarını daha iyi göreceklerdir. Öyle bir algı yaratılıyor ki, evlenenlerin namuslu, evlenmeyenlerin ise namussuz olduğu iddia edilebiliyor” dedi.
Kadınlar isyana kalkmalı
AKP’nin kadın kırımı politikasına karşı doğru ve yetkin bir mücadele seferberliğinin erkek egemenlikli sistemin zeminini ortadan kaldıracağına vurgu yapan PAJK Koordinasyon Üyesi, bu yönüyle TJA’nın başlattığı ‘Kadın Soykırımını Durduracağız, Yaşamı Özgürleştireceğiz” kampanyasına etkin katılmaya çağırdı. Cûdî şöyle dedi: “Kadın gücünün ayağa kalktığını, bilinçlendiğini, örgütlendiğini, doğru ve yetkin bir mücadele ile seferber edildiğini bir düşünelim; işte o zaman feministlerin dediği gibi ‘Dünya yerinden oynar.’ Bu konuda kadın özgürlük hareketi olarak güçlü bir perspektife sahip olduğumuz için şanslıyız. Bütün bu yönelimler için bütün kadınlar öfkesini daha da harmanlamalı ve bu öfke isyana kalkmalıdır. Kadının yüreği ve bilinci ayağa kalkınca dur durak tanımaz, bunu tarihimizden biliyoruz. Onun için zincirimizden başka kaybedecek bir şeyimizin olmadığını bilecek bir akla ve inanca sahibiz. Sonuç itibariyle bütün kadınlar üzerlerindeki şiddet sarmalının haddi hesabı olmadığının, en önemlisi de bütün bunların devlet politikası olarak öne çıkarıldığının bilinci ile bütün bu politikalara meydan okumalı.Bu anlamda TJA’nın başlattığı ‘Kadın Soykırımını Durduracağız, Yaşamı Özgürleştireceğiz” kampanyasına etkin katılımı bekliyoruz.