Yerelde veya genelde yapılan bu tür çalışmalar çok önemli ve kıymetli. Özellikle kadınların bir araya gelerek, toplumun, siyasetin, hükümetin ve beraberinde medyanın cinsiyetçi yaklaşımına karşı itiraz etmesi ve bununla birlikte mücadele etmesi toplumların kazancıdır. Bu tür çalışmalar kadınların birbirlerine dokunmasını, dayanışmasını ve ön yargılarından kurtulmasını da sağlar. Bu da biz kadınlara güç kazandırır ve toplumda görünürlüğümüzü artırır.
Özellikle medyada kadının insan hakları haberleri görünmüyor, çünkü medya için ilgi çekici gelmiyor bu durum,. Medya daha çok kadını bir meta olarak gün yüzüne çıkarmanın derdinde. Yaygın medya kadın haberlerini iki türlü ele alıyor. Biri; tamamen kadını cinsiyetçi kılarak, diğeri ise kadın bedeni üzerinden cinsiyetçi biçimde ele alarak... İki söylem de erkek egemen sistemin kadın-kadına ilişkin durumların yeniden üretilmesiyle son buluyor. Bu da medyanın kadını ya da kadın sorunlarını hiç yazmayarak görmezlikten de gelerek kadının simgesel olarak imhaya yok etmeye gidiyor. Durum böyle olunca, kadına yönelik ayrımcılık, kadının siyasal temsili, kadının varlığı ve önemi medyada görünür kılınmıyor.
Özellikle kadın siyasetçiler, kadın belediye başkanları yapmış oldukları işler üzerinden değil de onların varsa magazinsel durumları üzerinden haber oluyorlar. “Mayolu fotoğraflarını basına veririm” tehdidini alan birçok kadın siyasetçi var ama mayolu fotoğrafları ile tehdit edilen erkek siyasetçi yok. Erkek siyasetçiler, yapmış oldukları açılışlar, toplantılar, yapmış oldukları farklı çalışmalarla medyada görünürlerdir. Kadın siyasetçilerin haberlerini ise medyada ya taktıkları çanta, eşarp veya giydikleri döpiyesle öğreniriz. Bu yaklaşım bile siyasetin ne kadar erkek olduğunu ve medyanın da buna aracı olduğunun göstergesidir.
Oysa kadın adayların medyada görünürlüğü çok önemli. Bizdeki siyaset güce dayalı bir siyaset ve o gücün dışında kalanları ötekileştirme üzerine kurulu. Kadının görünürlüğü, kadınların siyasette temsilini ve katılımını sağladığı gibi, barış sürecine etkisi de önemli ve büyük olur.
Bunun için siyasetin de dilinin değişmesi gerekiyor. Bugün yapılan siyaset dili cinsiyetçi ve ötekileştiren bir dil. Bu dilin barış diline dönüşmesi için kadın siyasetçinin rolü önemli. Bu da gerçekten ama gerçekten toplumun tüm katmanlarından insanların farklılarını gözeterek, herkesi kucaklamak ve onların sorunlarını açığa çıkarmakla olur. Sadece bir kesimin sorunları ve talepleri üzerinden yapılan siyaset zaten toplumun tüm kesimlerini kapsamadığı gibi, o toplumda da ayrımcılığa ve ırkçılığa yol açar.
Kadın örgütlerinin, kadın adayları desteklemesi gerektiği gibi, medyada da görünürlüğünü sağlamak için mücadele edilmelidir. Siyasi partilerde kadın kotası önemlidir ve desteklenmelidir. Mecliste yüzde elli kadın temsiliyetinin olması için mücadele edilmelidir. Maalesef medyada öne çıkan kadınların çoğu erkek aklıyla düşünüyor. Oysa kadın bakış açısı cinsiyetle ilgili değil, zihniyetle ilgilidir. O yüzden kadın toplumun biçtiği rolden kurtulup, ayrıcalıklı zekasını ve aklını üreterek kullanmalıdır.
Kadınların siyasal katılımında medyanın rolü
Geçtiğimiz hafta sonu, AB Kadın Lobisi Yönetim Kurulu üyesi İlknur Üstün ile birlikte Van Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin hazırlamış olduğu bir çalıştaya katıldık. Öncelikle çalıştaya emeği geçen tüm kadınları yürekten kutluyorum. Van’da bulunan siyasi partilerde, sivil toplum örgütlerinde ve bağımsız kadın kuruluşlarında çalışan farklı siyasi anlayışa sahip olan kadınlarla bir araya geldik. Amacımız, siyasette kadına yönelik ayrımcılık, kadınların siyasal temsil ve katılımının önündeki engeller, yerel siyasette kadınların varlığı ve önemi, kadın örgütlenmesi ve dayanışması, kadınların siyasal katılımında medyanın rolü, kadınların siyasette temsili ve katılımının barış sürecine etkisi gibi çok ciddi konuları tartışmaktı. Sevgili İlknur ile ben kolaylaştırıcı görevini üstlenerek iki gruba ayrıldık, daha sonra iki grup bir araya gelerek çıkan sonuçları tartıştık. Neredeyse her iki gruptan kadınların söyledikleri kelimesi kelimesine aynıydı, bu da biz kadınların siyasi veya ideolojik tüm farklılıklarımıza rağmen sorunlarımızın ortak olduğunun göstergesiydi.