2014 yılı Eylül ayında yaşanan olayında kadın, Herfolge kasabasındaki çalılıkların arkasında, baygın ve insülin pompası çıkmış halde bulunmuştu.
O tarihte 17 yaşında olan üç sanık, Nisan ayında çıkarıldıkları mahkemede beraat etmiş, karar ülke genelinde protesto edilmişti.
Üç genç Pazartesi günü yüksek mahkemenin beraat kararını bozmasıyla, 'tecavüz veya tecavüze teşebbüsten' suçlu bulunup hapis cezasına çarptırıldı.
Kadınları cesaretlendirecek
Danimarkalı Kadınlar Toplumu'ndan Helena Hansen, Pazartesi günkü mahkeme kararının 'tecavüz mağdurlarını bu tip saldırılara karşı seslerini yükseltmeleri için cesaretlendirebileceğini' söyledi.
Uluslararası Af Örgütü de Danimarka'daki tecavüz davalarının çoğunun 'cezasız' kaldığını ve çoğunun da mahkemeye dahi taşınmadığını belirtti.
Kopenhag Üniversitesi'nden Doç. Dr. Trine Baumbach, "Danimarka'nın yargı sistemi işlese de yasaların düzeltilmesi gerekiyor, çünkü rıza yerine şiddet ve zorlamaya gereğinden fazla odaklanıyoruz" dedi.
Danimarkalı akademisyen tecavüz ve yasalara ilişkin şunları söyledi: "Saldırgana, 'Kadın evet dedi mi?' sorusu yerine 'Kadın hayır dedi mi, karşı koydu mu? sorularını soruyoruz. Bu olaydaki sorun, kadının rıza gösterebilecek durumda olmamasıydı. Dolayısıyla asıl mesele, kadının 'Hayır' diyebilecek ruhsal durumda olup olmaması. Ama bu bir tecavüz vakasını doğru bir şekilde ele alma yolu değil. Kadının 'evet' diyebilecek durumda olup olmamasına bakılmalı."
HABER MERKEZİ