Her yıl olduğu gibi bu yıl da kadınlar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününe umutla giriyor. Kadınlar için bütün güzel dilek ve umutların yanında bir de annelerin değişmez umudu olan barış var. Özelikle Kürt kadınının içindeki en derin yaralardan biri olan ve hep cevap bekleyen bu umut, bu yıl da karşılık bekliyor. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH),  Kürdistan'da 8 Mart'ta yürütecekleri etkinliklerin programını açıklarken, kadınlar da 8 Mart'a ilişkin beklentilerini dile getirdi. Amed Barış Anneleri inisiyatifi üyeleri, 8 Mart'ta ilişkin duygularını ve beklentilerini paylaştı.


Barışı getirebilecek güçteyiz

Leyla Aslan: Kürt annesi olarak kan dökülmeden barışın sağlanmasını istiyorum. 8 Mart'a ilişkin en büyük umudum barıştır. Operasyon ve tutuklanmaların son bulmasını istiyorum. Son sürecin çok uzaması ve henüz olumlu yönde kesin kararların alınmaması beni endişelendiriyor.
Gülistan Erek: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde Kürt kadınlarının nezdinde tüm dünya kadınlarını selamlıyorum. Paris'te katledilen üç kadına yönelik katliamı lanetliyorum. Bu katliam Türk devleti tarafından uygulandı. Bu yıl gerçekleşecek olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde kadının üzerindeki şiddetin kalkmasını ve Öcalan'ın serbest bırakılmasını diliyorum. Son süreçte artık oyuna gelmeyeceğimizi herkes bilmeli. Başbakan Erdoğan da bilmelidir ki her bir Kürt kadın, onun partisindeki milletvekillerinden daha bilinçlidir.
Emine Özbek: Kadın mücadele edebilen ve barışı getirebilen bir kapasiteye sahiptir. Aynı zamanda savaşta en çok mağdur olan da kadınlar ve çocuklardır. Bu bilinci doğrultusunda Kürt kadınları ve anneleri olarak üzerimize çok büyük bir görevin düştüğünü belirtmeliyim. Barışı sağlayabilen kadınlar olarak bunun gerçekleşmesi için elimizden geleni yapacağız.

8 Mart devrimdir

Nisêbîn Belediye Başkanı Ayşe Gökkan: 8 Mart'ın birçok anlamı vardır. Her kesim için 8 Mart ayrı bir anlam taşıyor. Kürt kadınları olarak 8 Mart bizim için devrim günü anlamına geliyor. Biz bu değerli güne böyle bir anlam biçiyoruz. Bilindiği gibi bu yıl, Paris'te üç kadın arkadaşımız katledildi. Bu devrimci kadınların katledilmesi, Kürt kadınları için üzücü bir olaydı. Bu yüzden 2013'ün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü katledilen üç devrimci kadına atfediyoruz. Demokrasinin ve kadına ilişkin eşitliğin ülkesi olarak kendini gösteren Fransa'nın son katliama ev sahipliği yapması Kürdistan'ın demokrasiden yana bir tutum sergilediğinin göstergesi oldu. Kürt kadın tarihinde mücadele her zaman kendini göstermiştir. Biz, Kürt kadınları olarak bu mücadeleci tarihe sahip çıkarak bu yolda ilerleyeceğiz.


ZEHRA DOÐAN / JINHA/AMED