Akil İnsanlar grupları oluşturuldu. Bu grubun en büyük zafiyeti barış ve demokratik çözüm gibi bir konuda kadın sayısının az olmasıdır. Barış ve demokratik çözüm en başta da adalet, eşitlik gibi özelliklerin ağır basmasını gerektirir. Bu özellikler en fazla da kadında vardır. Kadın; adalete, eşitliğe, hakkaniyete yakın bir cinstir. Demokratikleşme de en fazla kadının toplumsal yaşamda etkin yer almasıyla sağlanır. Kadının etkili olmadığı bir yerde gerçek demokratikleşme ve gerçek barış da zordur. Erkek genlerinde egemenlik ve iktidar vardır; kadında ise egemenliğe tepki, özgür ve demokratik yaşam eğilimi vardır. Bu artık tartışılmayacak bir bilimsel gerçek olarak kabul görmüştür.

Bu açıdan bakıldığında Akil İnsanlar grubu önemli bir eksiklikle başlıyor. Bu da gücünü ve meşruiyetini zayıflatmış bulunuyor. Başta MHP olmak üzere milliyetçi ve ulusalcı çevrelerin bu gruba ağır eleştiri yapmasına yol açıyor. Eğer bu grup içinde kadınlar fazla olsaydı bu saldırılar etkili olmaz ve çabaları boşa çıkarılırdı. Bu nedenle hem meşruiyeti güçlü olmamış hem de saldırılara açık hale gelmiştir. Kadınların çokluğu durumunda Akil İnsanların pozisyonu bugünkünden katbekat güçlü olurdu.
Demokratikleşme olacaksa kadın mutlaka devreye girmelidir. Kadın örgütleri, güçleri devreye girmeden gerçek demokratikleşme olmaz. Özgürlüklerin kapsamı fazla genişlemez. Günümüzde artık demokrasinin de özgürlüklerin de ölçütü kadının özgürleşme düzeyi ve demokratik toplum ve kurumlardaki etkinliğidir. Kürt Halk Önderi özgürlüğün de, demokrasinin de şifresini çözmüştür. Bu da kadının örgütlü güç haline gelmesidir; özgürlük düzeyini geliştirmesidir. Kadın örgütlülüğü ve özgürlüğü demokrasi ve özgürlüklerin maymuncuğudur. Bu gerçek görülmeden demokratikleşmeyi de, özgürlükleşmeyi de sağlamak zordur.
Akil İnsanlar içinde kadın azlığı eleştirilmelidir. Eril karakterli olduğu vurgulanmalıdır. Bu nedenle barış ve demokratik çözümde performansının zayıf kalabileceği söylenmelidir. Ancak şimdi asıl yapılması gereken kadınların örgütlü güçleriyle bu sürece müdahale etmeleridir. Kadın örgütleri kesinlikle bu sürece seyirci kalmamalıdır. Akil İnsanlarda kadın eksikliğinin yarattığı eksikliği ve boşluğu sivil toplum örgütlerini harekete geçirerek kadın gücünü devreye koyarak gidermek gerekmektedir.
Kadın örgütleri Akil İnsanlarda kadın az diyerek tepki gösterip kendilerini bu sürecin gerisinde tutmamalıdırlar. Bu yanlış olur. Şimdi yapılması gereken, bu akil insanların etkin ve adil çalışmasını sağlamaktır. Bir demokratikleşme ve demokratik çözüm sağlanacaksa kadının rolü ve etkisi ortaya konularak demokratikleşme ve çözümün içeriği doldurulmalıdır. Kadının aktifleştiği yerde demokratikleşme de, demokratik çözüm de olumlu etkilenecektir.
Kadının dışlanması ve fazla dikkate alınmaması demokratik örgütlenme ve demokratik müdahalelerle giderilmelidir. Kadının ağırlığı özellikle hükümet üzerinde hissettirilmelidir. Kadın esas olarak bağımsız örgütlenirse daha etkili olur; kendi rengini böyle daha iyi yansıtır. Kuşkusuz grup içinde iyi niyetli kadınlar da vardır. Bu kadınlar demokrasi ve özgürlük için her şeyi yapmaya hazırdır. Bunları etkili kılmak için de dışarıdan kadının örgütlü gücünü hissettirmesi çok önemlidir. Böylece Akil İnsanlar grubu içindeki kadınlar daha etkili olurlar. Kadınların eğilimini daha iyi yansıtırlar. Öte yandan demokratik çözüm ve demokratikleşme sürecine karşı olanların etkisini de kırarlar, zayıflatırlar.
Demokratikleşme konusu en fazla da kadınları ilgilendirmektedir. Çünkü demokratikleşme ve demokratik ortam olmadan kadınlar kendini tam ve etkin ifade edemezler. Bu nedenle bu demokratikleşme ve demokratik çözüm sürecine çok aktif katılmalıdırlar. Hatta tüm kadınları da sürece katılmaya çağırmalıdırlar. Kadın iradesini en iyi ve güçlü ortaya çıkaran zemin demokratikleşmedir. Şiddet araçlarının devrede olduğu bir zaman kadın iradesi, sesi ve gücü en az görülen zaman oluyor. Bu açıdan da kadın bu sürece en aktif bir biçimde katılmalıdır. Özcesi kadın örgütlülüğüne ve mücadelesine vesile olan bir süreç olmalıdır.
Bu süreç aynı zamanda bir anayasa yapma ve yasalarda değişiklik yapma sürecidir. Bu açıdan da kadın bu süreçte her yol ve yöntemi deneyerek ne istediğini ortaya koymalıdır. Anayasalar şimdiye kadar çok eril olmuştur. Hiç değilse bu anayasa sürecinde etkin katılım gösterilerek anayasada kadın özgürlüğünün önü açılmalıdır.