Kalp krizi, kalp kasının bir bölümünün o bölgeye yetersiz kan akışından dolayı ölmesi (kalıcı hasara uğraması) sonucu meydana gelir.
Damarlarda yağ bulunduran tabakaların (plakların) yol açtığı sertleşmeler daralmaya sebep olmaktadır. Bu daralma plakların çözülmesi veya çatlaması sonucu kanın pıhtılaşmasına yol açabilmektedir. Kalp krizlerinin birçoğu kalp kasına kan ve oksijen taşıyan damarlarda oluşan kan pıhtıları sebebiyle meydana gelir. Bu bölgeye yeterince kan ve oksijen gitmediğinden dolayı bu bölge hasara uğrar. Bu hasar genelde kalıcı olur. Zarar gören kalp bölümü kasılma yeteneğini kaybeder ve kalan diğer bölümler bu bölgenin de işlevini görmek zorunda kalır.
Almanya’da yılda 300 bin kişi kalp krizi geçirmektedir. Bunların nerdeyse yüzde ellisi hastahaneye ulaşmadan yaşamını yitirmektedir. Böylelikle kalp krizi kanser hastalıklarıyla beraber ölüm sebeplerinin başında gelmektedir. Kadınlar, genç ve orta yaşlarda hormonlardan dolayı erkeklere göre daha az kalp krizi ile karşılaşsa bile, menopoz devrinden sonra bu oran artmaktadır. Ancak genelde ölüm oranı kadınlarda daha yüksektir. Bu oranın yüksek oluşu kadınlarda kalp krizi belirtilerinin herzaman klasik olmayışından kaynaklanmaktadır. Bazen sadece karın ağrısı ve mide bulantısı kendini hissettirmektedir.
Kalp krizinin en önemli belirtisi göğüs ağrısıdır. Ancak şeker hastalarında ve yaşlılarda da bu ağrı çok belirsiz olabilir. Ağrının hiç hissedilmediği durumlarda sessiz kalp krizinden söz edilir. Ağrı çoğu zaman omuza veya kollara (özellikle sol kola), sırta, mideye veya çeneye doğru yayılır. Ağrı genelde aniden hissedilir ve yirmi dakikadan fazla sürer. Ağrının şiddeti gittikçe yükselir ve göğüste sıkışma ile nefes darlığı yaratır. Soğuk terleme, öksürük, baş dönmesi, bayılma, mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, sıkıntı hissi ve ölüm korkusu da kalp krizinin belirtilerindendir.Kalp krizine yol açan damar daralmasını tetikleyen risk faktörlerinin başında yüksek tansiyon, sigara, aşırı kilo, sağlıksız beslenme, şeker hastalığı, kandaki yağ oranının yüksek oluşu ve hareketsizlik gelmektedir. Ani ve bunaltıcı stres de daralmış bir damarda pıhtı oluşumu riskini yükseltebilir.
Kalp krizini önlemek için tansiyon yüksekliğinin giderilmesi / önlenmesi, şeker hastalığının kontrol altında tutulması, kandaki yüksek yağ oranının düşürülmesi, sigaranın bırakılması, sağlıklı beslenme ve kilo verilmesi önemlidir. Yeterince hareket ve stresden uzak durma da bu bağlamda vazgeçilmezdir. Kalp krizi geçiren insanlar için bu önlemler daha da önem arzetmektedir.