SELMA AKKAYA/ PARİS


Frederichenri Georges Demonchaux, Rojava’ya gitmek için yola çıktığında ne Kürtleri tanıyordu ne de ideolojik bir kaygı taşıyordu. Onun deyimiyle “daha faza DAİŞ’liyi öldürmekten” başka amacı yoktu. Eski Fransız paralı askeri Demonchaux, 130 kişinin öldüğü Bataclan’a yapılan saldırı sonrası yola çıkmaya karar verdiğinde tek amacı ulusal duygularla düşman bildiği DAİŞ’e fazla kayıp vermek iken, Reqa’da 7 Eylül tarihinde şehit düşmeden önce, “Daha fazla öldürmek diye yola çıktığım yolculuğumda şimdi kalbimde koca bir sevgi var. Rojava sevgisi, direnen bir halkın sevgisi var” demişti. O artık ne Frederichenri ne de Demonchaux olarak değil ailesi dahil belleklerde “Gabar Legionnaire” olarak anılıyordu.


‘İddian yoksa savaşamazsan’ 

Gabar 45 yaşında eski bir askerdi. DAİŞ sadece Ortadoğu’da değil Paris’in göbeğinde kan dökmeye başlamıştı. 13 Kasım 2015 yılında Paris kana bulandığında onun için artık hayatının geri kalanının değişiminin çoktan kararı verilmişti. Ulusal duyguları, eski bir asker olmanın refleksleri onu Irak’a doğru çoktan yola çıkarmıştı. 2016 bahar aylarında Irak’ta ve oradan Rojava’ya geçerken, yolda İngiltere, Avusturya ve diğer ülkelerden yol arkadaşlarıyla buluşmuştu. Yaralandıktan sonra Paris’e tedavi için bir süre geldiği dönem arkadaşlarına bu yolculuğu “Onların ideolojik kaygıları vardı. Benim kafamda ise bir an önce oraya ulaşmak ve daha fazla DAİŞ’liyi öldürmek vardı. Ama ilk gittiğimiz yer bir savaş alanı olmadı. Bize eğitim vermeye başladılar. Ben bunu reddettim. Benim Demokratik Konfederalizm ile işim yoktu. Öldürmek diyordum. Bu olmadan olmaz deniliyordu ve düşmana karşı bir iddian yoksa savaşamazsın deniliyordu” şeklinde anlatıyordu.



‘Sonsuza kadar kalbimdesin’

“Bir süre sonra Minbic savaşı başladı. Orada savaşmaya başladık. YPG ile birlikteydim. Kadınların ordusu da vardı. Saatlerce cephede savaşan gençlerle birlikteydim. Gövdemin büyüklüğü nedeniyle bir dağ ismi olan Gabar YPG tarafından verildi bana. Savaş çok çetindi. Savaş cephesinde günlerce çatışan YPG militanlarının ayakları iki katına ulaşmıştı. Kadınlar erkeklerle omuz omuza cephede savaşıyorlardı. 17 yaşında genç bir kadın savaşçı Minbic’te kollarımda şehit düştüğünde o güne kadar bana itici gelen şehit kelimesini daha iyi anladım. Onun Kürtlerdeki anlamı ‘sonsuza dek kalbimdesin’ idi. Yanımda, benimle birlikte savaşıp ölen 300’ün üzerinde insan artık kalbimde” diyen Gabar, Legionnaire’likten Gabar olma sürecini bu şekilde anlatıyordu.



‘Yoldaşlar beni bekliyor’

Minbic’te ayağından yaralandı. YPG savaşçılarının sırtında Kobanê’ye taşındı. Orada imkansızlar içerisindeki koşullarda ameliyat oldu. Tedavisi için Fransa’ya dönmesi gerekiyordu. Kısa süreli tedavi için çıktığı yolda, önce KDP tarafından tutuklandı. Oradaki Fransız konsolosluğunun girişimleriyle serbest bırakıldı.

Tedavi için geldiği Fransa’dan yeniden Rojava’ya döndü. “Yoldaşlar beni bekliyor. 22 yaşındaki oğluma mücadelemi yarım bıraktım diyemem. Ona güzel bir gelecek bırakmak için orada olmalıyım” diyen Gabar’ın yeni alanı artık Reqa’dır. Burada yaşanan çatışmalarda 7 Eylül tarihinde kalplerimizde - tüm şehitlerin bıraktığı iz gibi- unutulmaz bir yer bırakarak yaşamını yitirdi. 22 yaşındaki oğlu, onun mücadelesiyle gurur duyuyor. Ailesi, artık Kürt halkının mücadelesi bizim de mücadelemiz diyor. Gabar, tüm heybetiyle yola çıktığında “Sadece öldürmek için gidiyorum” diyordu. Son konuştuğu arkadaşlarına “Kalbimde artık bir Rojava sevgisi var” diyerek sonsuzluğa yol aldı!




Paris’te Gabar için anma



Reqa’yı özgürleştirme hamlesinde şehit düşen Gabar Legionnaire, Fransa’nın başkenti Paris’teki Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde düzenlenen bir etkinlikle anıldı. Anmaya YPG savaşçısı Legionnaire’in annesi, eşi, kardeşleri, arkadaşları ile birlikte yüzlerce Kürdistanlı katıldı.