
Kampanyanın başarısı, Avrupa'daki Kürt kurumlarının önümüzdeki dönemdeki çalışmalarıyla doğrudan bağlantılı. Alışkanlıklar ve sömürgeciliğin bireyde yarattığı tahribatlar ise kampanyanın önündeki tek engel olarak görülüyor. Kuruldukları günden itibaren, Avrupa'da Kürt kültürü, dili ve edebiyatının gelişmesine katkıda bulunan Kürt Enstitüsü ve Kürt Öğretmenler Birliği (Yekitiya Mamosteyên Kurd-YMK) bu kampanyada önemli bir misyon yükleniyor. Biz de Almanya'nın Hagen kentinde çalışmalarını sürdüren Kürt Enstitüsü Yönetim Kurulu üyesi Fevzi Özmen'in görüşlerine başvurduk. Özmen aynı zamanda YMK'nin de üyesi.
Avrupa'da 'Nehat Fêmkirin' şeklinde başlatılan kampanya çerçevesinde YMK ile ne gibi çalışmalarınız olacak? Ayrıca okullarda Kürtçenin bir ders olarak verilmesinin zemini nedir?
Biz Enstitü olarak 'Nehat Fêmkirin Kampanyası'ndan önce de bu konuda çalışma yürütüyorduk. Bu kampanyayla birlikte çalışmalarımıza daha da hız vereceğiz. Kürt Öğretmeler Birliği (Yekitiya Mamosteyên Kurd-YKM) ile daha önce de ortak çalışmalarımız var. Birlikte birçok kampanya ve dil kurslarını organize ettik ve yürüttük. Bu kampanya çerçevesinde ortak çalışmalarımız devam edecek. Almanya ve Avrupa genelinde Kürtçe anadilin okullarda okutulması meselesi, hem Enstitü'nün ve hem de YMK'nin çalışma çerçevesini aşıyor. Çünkü hem Enstitü ve hem de YMK birer dernek statüsündedir. Bir yere kadar yetki ve güçleri vardır. Almanya ve Avrupa genelindeki Kürtçe'nin okullarda okutulabilmesi aslında siyasi bir sorundur ve siyasi yollarla ancak çözülebilir. Dolayısıyla bu sorunun çözümü için, siyasi gücün devreye girmesi gerekir. Bizim rolümüz siyasi açıdan çözülmüş sorunun yürütülmesi aşamasında ortaya çıkar. Baskı gücü olarak da aile birliklerinin rolüne gereksinim var. Burada demek istiyorum ki, bu sorunun çözümü için baskı gücünü oluşturmak gerekir. Bu güç de aileler birliğidir. Yani 'Yekitiya Malbaten Kurd'u (YEK-MAL) yaygınlaştırma ve daha etkili hale getirmek gerekir. Kürtçenin eğitim müfredatına girmesi basit bir sorun değil. Bir iki derneğin sorunu da değil. Bir halk sorunudur.
Almanya ve Avrupa genelinde Kürtçe anadilin okullarda okutulması için bir girişiminiz, denemeniz oldu mu? Okullarda Kürtçe dersinin verilmesi için talep var mı?
Ne yazık ki okullarda Kürtçe dersinin verilmesi için talep çok zayıftır. İskandinavya ülkelerinin dışında, diğer Avrupa ülkelerinde anadilini veya köken dilini çocuklarına öğretmek isteyen alileler parmak sayısı kadardır. Sadece Almanya'da resmi olarak 800 bin civarında Kürt'ün yaşadığı belirtiliyor. Almanya'nın ancak dört eyaletinde (Hamburg, Niedersachsen, Bremen ve Nord Rhein Westfallen) Kürtçe anadilde ders hakkı verilmiştir. Bu eyaletlerde yaklaşık olarak 300 bin Kürt yaşıyor. Yüzde 10'u çocuk olsa bu 30 bin çocuk demektir, ama bu 4 eyalette ancak 1200 civarında öğrencimiz var. Bu sayının 900'e yakını Niedersachsen Eyaleti'ndedir.
Bununla bağlantılı olarak, farklı yerler de açmış olduğunuz kurslardan bahseder misiniz? Kaç yerde kurslarınız devam ediyor?
Enstitü olarak kurslarımız Gelsenkirchen, Velbert, Dortmund'da devam ediyor. Bu kursları Mamoste Awesta Aydın yürütüyor. Yine Essen'de Metin Dursun arkadaşımız tarafından bir kurs veriliyor. Bu arkadaşımız, Enstüti ile YXK'nin ortaklaşa yürütükleri 'Öğren-Öğret' projesi çerçevesindeki kurslarımıza katıldı ve Enstitümüzde Kürtçe kurs verebileceği yönünde bir sertifika aldı. Ayrıca benim verdiğim kurslar vardı. Bu kurslar bittiğinde kursiyerlere sertifikalar veriliyor. Yaz tatilinin bitiminde de Kürtçe ders veya kurs verebilecek mamoste (öğretmen) veya hîndekar (öğretim görevlisi-eğitmen) yetiştirmek için bir kursa başlayacağız. Bu kurs için şimdiye kadar 7 kişi başvurmuş ve bu 7 kişi de kadındır. Bu kurs yoğunlaştırılmış bir kurstur. 10 tam gün devam edecektir. Bu kursa katılabilenlerin iyi Kürtçe konuşmaları, okuyabilmeleri ve yazabilmeleri gerekir. Bu kurslarda doğru yazılım ve gramatiğe ağırlık verilecektir.
Çalışmalarınızı sayısal olarak ifade edersek, şu ana kadar kaç kitap ve dergi çıkarıldı? Yeni kitap çalışmalarınız var mı? Kaç kursiyere diploma verildi?
Enstitü, 1994'ten şimdiye kadar 19 adet araştırma içerikli Lêkolîn dergisi çıkarılmıştır. Bunların 17'si seri halinde ikisi ise özel sayıdır. Enstitü, bu süre zarfında 7 çocuk kitabı, 8 tane dil, kurs ve gramer kitabı çıkardı. En son bu hafta, benim tarafımdan hazırlanan ve üst aşamadaki kurslarda kullanılmak üzere Kurmancî lehçesiyle bir ders kitabı çıktı. Dergi ve kitap çalışmalarına bundan sonra da devam edilecek. Bunun dışında Kürtçe-Almanca-Almanca Kürtçe sözlük, çok önemli bir çalışmamızdır. Kısa bir zaman sonra bu sözlüğün ikinci baskısının yapılacağını belirtmek isterim.
Bu arada biz kursiyerlere diploma değil, sertifika veriyoruz. 5 yıldan beri bine yakın kurs verdik. Bu kurslara bine yakın kişi katıldı, 400'den fazla sertifika verildi.
Önümüzdeki döneme ilişkin hedef ve çalışmalarınız nelerdir?
Enstitümüzün tüzüğünde belirlenen amaçlar doğrultusunda plan ve programlarımız hazırlanıyor ve ona göre işlerimiz yürüyor. Tüzüğümüzde en önemli amaç maddeleri, Kürt dili, edebiyatı, kültürü ve sanatı üzerinde bilimsel araştırmalar gerçekleştirmektir. Fakat bu son dört-beş yılda çalışmalar ağırlıklı olarak dil üzerinde yoğunlaştı. Sanırım bu durum birkaç yıl daha ağırlığını hissettirecektir.
Kongre çalışmalarınız da var. Biraz bundan bahseder misiniz?
Evet, biz kongre sürecini yaşıyoruz. Aslında kongremizi bu yılın ilkbaharında yapacaktık. Ancak Hagen'e yeni taşınmamız ve yerleşmemiz epeyce zaman aldı ve kongreyi bahar aylarında yapamadık. Yaz ayları da tatil aylarıdır. Üyelerimizin çoğu bu aylarda tatile çıkıyor. Bu nedenle kongreyi 31 Ağustos'ta yapmayı uygun gördük.
Türk devleti ile Kürt tarafı arasında bir çözüm süreci var. Bu konu hakkındaki değerlendirmenizi alalım.
Her Kürt kurumu gibi, biz de süreci heyecanla takip ediyoruz. Süreç bizi de çok etkiliyor ve heyecanlandırıyor. Elbete biz de süreci anlamlı buluyor ve destekliyoruz. Bü süreçte biz de, diğer tüm Kürt kurumları gibi katılım sağlar, üzerimize düşen tüm görevlerimizi layıkıyla yapmaya çalışacağız.
HÜSEYİN BAKIR/HAGEN