Kobanê bilançosu ağır bir katliamın yaralarını sarmaya çalışıyor. Katliamla ilgili soruşturma başlatılırken, YPG/YPJ Kobanê Komutanı Zozan Kobanê, saldırının intikamının alınmasının bir görev olduğunu vurguladı. Zozan Kobanê, Rojava işgal planının da Türkiye için “kendini ateşe atmak olduğunu” belirterek, çetelere verilen desteğin son bulmasını istedi. Zozan Kobanê, “Bugün bu terör Rojava’da ama yarın Türkiye’ye de geçebilir. Türk devleti bu karanlık güce destekten vazgeçmelidir” diye konuştu. Zozan Kobanê’nin ANHA’nın sorularına verdiği yanıtlar şöyle: 


Kobanê’deki saldırıyla ilgili herkesin kafasını meşgul eden bir soruyla başlayalım. Çete grupları bölgeye nasıl girdi, nasıl savunma güçleri arasından geçerek bu katliamı gerçekleştirdiler?

ÖSO üniformaları giyerek, onların bayraklarını taşıyarak gelmişler. Yine kendilerini YPG savaşçılarına benzetmişler. Mesela savaşçılarımızın kullandıkları kefiyeleri kullanmışlar, tanınmamak için kefiyeleri başlarına sarmışlar. 9 araçla ayrı ayrı sınır bölgelerinden gelerek Zirek ve Ereba Sepeta köylerinin orta yerinde buluşuyorlar. Bunlardan bir grup çete Berxbotan köyüne geçerek 26 sivil insanı evlerinin içinde katlediyor. 

Yine Türkiye sınırında bomba yüklü bir araç patlatıyorlar ve bir grup da kent merkezinde önlerine çıkan herkese ateş açarak katliam yapıyor. Aynı zamanda Yukarı Şêxler köyüne de saldırıyorlar. Yani o gün 3 ayrı yerden saldırı yapıyorlar.

3 bölgede yaptıkları saldırı,  savunma güçlerimiz tarafından kırıldı. Türkiye’ye kaçan çeteler dışında hepsi etkisizleştirildi. 

Girê Sipî ve Rakka’ya bağlı Eyn İsa alanlarının da özgürleştirilmesiyle, askeri ve siyasi olarak çok büyük bir başarı elde edildi. YPG/YPJ güçlerinin bu başarısı herkesin dikkatini çekti, tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Bu da büyük bir korku yarattı. Ve sonrasında Kobanê’ye yönelerek bu katliamı gerçekleştirdiler. Askeri bir hedefleri yoktu. Savaş cephesinde bizim güçlerimizin onlara darbe vuracağını biliyorlardı. Halka saldırarak korku yaratmak ve halkın YPG/YPJ güçlerine güvenini sarsmak istediler. Kürt ve Arap bölgeleri özgürleştiriliyor ve birşey yapamıyorlardı. Kobanê’nin sakinleştiğini, halkın geri dönerek kentlerini yeniden inşa ettiğini görünce bu düzeni, bu birliği bozmak istediler. Bir kez daha halkı göçe zorlamak için saldırdılar.


Bölgede bir çok köy var, neden özellikle Berxbotan köyüne saldırdılar?

Berxbotan, yurtseverliğiyle bilinen bir köy ve saldırı gruplarının geldiği Ereba Sepeta köyü yolu üzerindedir. Bu yoldan buğday ambarına ve sınıra gidiliyor. Çeteler kendilerine yol açabilmek için burada katliam yapıyorlar. Şehit Xabur tepesi (Girê Sêvê) bizim güçlerimiz için stratejik bir öneme sahip olduğundan çeteler buraya saldırarak, Qerekozax köprü hattını bize kapatmak istiyorlar.


Çeteler güçlerini nasıl buraya getirdi. Destekçileri kim? 

Tabi ki, DAİŞ çeteleri tek başlarına bu katliamı gerçekleştirmedi. Bu saldırı büyük bir plan sonucu yapılmıştır. Dışardan destek almadan, özellikle Türk devletinin yardımı olmadan bu saldırıyı gerçekleştiremez. 

Türkiye sınırında bombalı araç patlatılırken, bir grup çete üyesi yürüyerek sınırı geçiyor ve  kente giriyor. Takviye güçleri ve cephanenin çoğunluğu Türkiye sınırından getiriliyor. Çatışmalar başladıktan sonra 7 DAİŞ çetesi Türkiye sınırına doğru kaçarak Türkiye’ye sığındı. 

DAİŞ terörü tüm dünya ve Türkiye için bir tehlike oluşturmaktadır. Bugün bu terör Rojava’da ama yarın Türkiye’ye de geçebilir. Türk devleti duyarlı olmalıdır, tavrını netleştirerek bu karanlık güce destek vermekten vazgeçmelidir. Biz Türkiye ile çelişkiler yaşamak istemiyoruz. Biz dostluk ve komşuluk yapmak istiyoruz. Türk devleti bilmelidir ki biz hiçbir zaman onlar için tehlike oluşturacak bir güç olmayız. Önümüzdeki süreçte Türkiye’ye destek sunacak güç yine Kürt halkı olacaktır.


Son günlerde, Rojava’yı işgal planı konuşuluyor. Böyle bir müdahalenin sonuçları ne olur, Türkiye ne yapmak istiyor? 

Gerekçe olarak DAİŞ’e karşı mücadele diyorlar ama biz çok iyi biliyoruz ki Türk devleti DAİŞ’le savaşmaz. Türk devletinin Cerablus’u ya da Rojava sınırını geçmesi kendini ateşe atmak olur. Eğer geçerse bu başka bir ülkenin topraklarını işgal anlamına gelir. Her şeyden önce Türk devleti DAİŞ karşısında bir tutum sahibi olmalıdır. Sürekli DAİŞ’le ilişkileri yok deniliyor. Ama diğer yandan da çetelere cephane göndererek yardım ediyor. DAİŞ çeteleri Türk devletinin hastahanelerinde tedavi ediliyor. Hatta çetelerin askeri eğitimlerinin bir kısmı Türk subaylarının gözetiminde yapılıyor. Telsizlerde Türkçe konuşanlar var. Bunlar gözle görülmüş şeylerdir.


Son olarak Kobanê halkına ve  katliam karşısındaki direnişi için bir şey diyor musunuz?

YPG Komutanlığı olarak yaşamını yitiren sivil şehitler için özeleştirimizi veriyor, çocukları bu katliamda kurban olan annelere, babalarını ya da annelerini bu katliamda kaybetmiş çocuklara ve yakınlarını kaybeden tüm ailelere başsağlığı diliyoruz. Yine bu katiamda yaralananlara da acil şifa diliyoruz. Halepçe, Qamişlo, Roboskî, halen gözlerimizin önünde. Kobanê halkı YPG/YPJ savaşçılarına çok büyük destek ve yardımlarda bulunmuştur. Şehitlerimizin intikamını çok yakında alacağımıza dair halkımıza söz veriyoruz. Onların kanı yerde kalmayacaktır.  Halkımız çok yurtsever,  fedakar ve değerlerine bağlıdır. Bugünden sonra da kendisini ayakta tutacaktır. Bu gücü vardır.


DÎCLE MUSA/ANHA/KOBANÊ