
Hakkında "yakalama kararı" olduğu gerekçesiyle 20 Ekim'de "Örgüt üyesi olmak" iddiasıyla tutuklanan Pozantı Cezaevi mağdurlarından Bayram Yıldız (19), kendisini gözaltına alan polisler tarafından feci şekilde dövüldü. Bu, Yıldız'ın ilk tutuklanması değil. Daha önce de 3 kez mahpus edildi. İlk kez tutuklandığında henüz 16 yaşında olan Bayram Yıldız, kamuoyunun işkence, cinsel taciz ve tecavüz vakalarıyla yakından tanıdı Pozantı Cezaevi'ne konuldu. Altı aylık tutukluluktan sonra tahliye oldu ancak dışarıda geçirdiği zaman sadece 2 ay oldu. Tekrar tutuklandı, bu kez Mersin Cezaevi'nde 9 ay tutuklu kaldı. Dışarıda geçen 4 ay sonra tekrar tutuklandı ve Osmaniye Cezaevi'ne konuldu. Bu kez, 2 yıl 6 ay tutuklu kaldı. Mayıs aynda cezaevinden çıktı ancak 2 hafta sonra hakkında yakalama kararı çıktı. Bir kez daha cezaevine girmek istemeyen Yıldız "firari" olmayı seçti, ancak 20 Ekim günü Mersin'de gözaltına alınarak Adana'ya götürüldü ve "örgüt adına suç işlemek" ve "örgüt üyesi olmak" suçlamasıyla tutuklanarak Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi'ne konuldu.
Kürkçüler F Tipi Cezaevi'nde tutulan kardeşi Bayram Yıldız'ı önceki gün ziyaret eden ablası Makbule Yıldız, kardeşinin gözaltında gördüğü şiddeti kendisine anlattığını söyledi. Kardeşinin, Akdeniz ilçesinde bulunan Yenipazar Mahallesi'ndeki Mimar Sinan İlköğretim Okulu önünde oturduğu sırada, polislerin zırhlı araçlarla okulun etrafını sardığını aktaran Yıldız, "Kardeşim polislerden korkup kaçmış. Kısa bir kovalamacının ardından yakalayıp gözaltına almışlar" dedi. Kardeşinin gözaltına alınırken feci şekilde dövüldüğünü öğrendiğini ifade eden abla Yıldız, "TEM şubeye gittim. Polislere 'kardeşimi niye dövdünüz' diye sordum. Onlarda bana 'Öyle bir şey yok' deyip inkar ettiler" dedi.
'Kafasına 4 dikiş atılmış'
"Kardeşimi görünce şok oldum. Rengi sapsarıydı. Kardeşimin kafasının üst kısmında açılan yaraya 4 dikiş atıldığını gördüm. Ayrıca kardeşim bana kafasının üst kısmında şişlikler, genital bölgesinde yaralar olduğunu söyledi" diyen Yıldız, kardeşinin gördüğü şiddeti kendisine şöyle anlattığını söyledi: "Kardeşim 'Polisler beni yakaladıktan sonra yüzüstü yere yatırdılar. Bir polis üstüme oturdu. Sonra tekme ve yumruklarla kafama, yüzüme, enseme ve bacaklarıma vurmaya başladılar. Aldığım bu darbeler nedeniyle canım çok acıyordu. Beni öldüreceklerini düşündüm. Bağırıp çağırmama rağmen beni dövmeye devam ettiler. Üzerime oturan polis, bana her yumruk atışında ağza alınmayacak küfürler ederek, 'Siz Kürt değil Ermenisiniz. Ben Şam'da Abdullah Öcalan'ın yanında kaldım. Ben itirafçıyım' diyerek, beni dövmeye devam ediyordu. Bu polisi görsem teşhis edebilirim. Daha sonra beni götürdükleri zırhlı aracın içinde dövmeye devam ettiler. Polislerden feci şekilde dayak yediğim için sersemlemiştim, başım dönüyordu. Ayakta duramıyordum. Kafam kırıldığı için yüzüm ve üzerimdeki gömlek kanlar içinde kalmıştı. İki polis koluma girerek, beni hastaneye götürdü. Yaşadıklarımı doktora anlattım. Bunu rapora yazdı mı yazmadı mı bilmiyorum' dedi."
'İşkenceyi anlattım, sessiz kaldılar'
Kardeşinin Mersin Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde bir gece kaldıktan sonra Adana'ya götürüldüğünü aktaran Yıldız, şöyle devam etti: "Kardeşim, 'Başımdaki yara ve kanlı gömlekle beni hem savcı hem de hakimin karşına çıkardılar. Polislerin bana yaptığı işkenceyi onlara anlattım. Onlara 'inanmıyorsanız okulun kameralarına bakabilirsiniz' dedim. Ancak sessiz kaldılar. Ondan sonra beni tutuklayıp, cezaevine gönderdiler. Hakim ve savcının gördüğüm işkenceyle ilgili bir şey yaptığını sanmıyorum. Yaşadığım olayın şokunu üzerimden atamadım. Ensemi hissedemiyorum. Hala başım ağrıyor. Benim üzerimdeki kanlı gömlek hala duruyor. Bunu basına göndereceğim. Ben daha sonra yaşadıklarımla ilgili ayrıntılı bir mektup yazacağım. Cezaevi revirine başvurup, rapor alacağım. Ardından bana işkence yapan polisler hakkında suç duyurusunda bulanacağım' dedi."
Kardeşine yönelik polis şiddetini "vahşet" olarak nitelendiren Yıldız, "Kardeşim Pozantı'da bu vahşeti yaşadı. Bu da yetmiyormuş gibi polisler de kardeşime vahşice saldırdı. Bunun peşini bırakmayacağız. Suç duyurunda bulunacağız" diye konuştu.
'Kayıtlar ve rapor ortaya çıksın'
Yıldız, Mimar Sinan İlköğretim Okulu'nun güvenlik kameralarının ortaya çıkarılmasını istediklerini ifade ederek, sağlık raporunun da ortaya çıkmasını istedi. Yıldız, kardeşinin daha önce üç defa tutuklandığını anımsatarak, şunları söyledi: "Kardeşim 16 yaşında tutuklanarak Pozantı Cezaevi'nde 6 ay tutuklu kaldı. Tahliye olduktan 2 ay sonra tekrar tutuklanıp, 9 ay Mersin E Tipi Cezaevi'nde kaldı. 4 ay sonra yeniden tutuklanan kardeşim, Osmaniye Cezaevi'nde 2 yıl 6 ay tutuklu kaldıktan sonra Mayıs ayında serbest bırakıldı. Kardeşim tahliye olduktan 2 hafta sonra hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Tutuklanma korkusuyla 3 ay boyunca kaçtı. Eve gelmedi. Kardeşimi arayan polisler sık sık evimize baskın yaptı. Polis arife gününün gecesinde bile evimize baskın yaptı. Kardeşimin peşini bir türlü bırakmadılar. Kardeşimin adı Bayram; ama 19 yıllık ömründe doğru düzgün bir bayram görmedi."
Yıldız, hukuki yardım talebiyle İHD Mersin Şubesi'ne başvurdu.
Uzun bir aradan sonra
Olayla ilgili konuşan İHD Mersin Şube Sekreteri Temim Salmanoğlu ise, gözaltında yaşanan hak ihlalleriyle ilgili başvurular aldıklarını anımsatarak, şunları ekledi: "Ancak uzun bir aranın ardından gözaltı sırasında darp ve bu darbın işkence boyutuna varacak şekilde uygulanmasına ilk defa karşılaşıyoruz. İHD olarak doktorların Bayram Yıldız için verdiği sağlık raporunun peşine düşeceğiz. Olayla gerekli hukuki girişimlerde bulunacağız. Dikkatimizi çeken başka konu da Yıldız'ın yaralı ve kanlı gömleğiyle savcı ve hakimin karşısına çıkmış olması. Savcı ve hakimlerin bu konuda ne yaptığını da merak ediyoruz. Mahkeme tutanaklarını da alacağız. Umut ediyoruz ki, savcı ve mahkemenin Bayram Yıldız'ın hakkını ve hukukunu bizden önce koruması ve takipçisi olmasıdır."
HABER MERKEZİ
Uygulamalı işkence gösterisi
İstiklal Caddesi'nde torpil patlattığı gerekçesiyle sivil polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındığını ve götürüldüğü karakolda işkence edildiğini belirten Onur Eren Yıldız, "Bir polis, botları ile boynumun üstüne çıkarak diğer polislere, 'bakın böyle yapacaksınız' diyerek, işkencenin nasıl olması gerektiğini üstümde deneyerek anlattı" dedi.
Taksim İstiklal Caddesi'nde 16 Ekim'de üç kuzeni ile birlikte torpil patlattığı gerekçesiyle sivil polisler tarafından önce darp edildiğini daha sonra da götürüldüğü Taksim Polis Merkezi'nde işkenceye maruz bırakıldığını belirten Onur Eren Yıldız (17), ailesi ile birlikte İHD İstanbul Şubesi'nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, Yıldız'ın babası Mustafa Yıldız, yakınları Mehmet Arslan ile Nuray Arslan katıldı. Yıldız'ın yakını Mehmet Arslan, Yıldız'ın keyfi bir uygulama ile işkenceye maruz kaldığını belirterek, "Yüzlerce çocuğun katledildiği bir ülkede yaşıyoruz. Başbakanın 'Çocuk da olsa gerekeni yapacağız' sözü hala hatırımızda. Polis, emrini buradan alıyor biz biliyoruz" diye konuştu. Türkiye'deki işkence sistemine karşı mücadele etmek gerektiğini ifade eden Arslan, "Çağrımız faşist devlet güçlerine 'mülayim olun' çağrısı değildir. Çağrımız, halka ve devrimcilere daha çok örgütlenin çağrısıdır" dedi.
'Karakolda işkence yaptılar'
Arslan'ın ardından söz alan Onur Eren Yıldız ise, Kurban Bayramı'nın ikinci günü üç kuzeni ile birlikte İstiklal Caddesi'nden geçerken şaka amacıyla torpil patlattıklarını; sivil polislerin yanlarına gelerek haklarında işlem yapmak istediklerini söyledi. Bu sırada başka bir sivil polisin de yanlarına gelerek kendilerini darp etmeye başladığını belirten Yıldız, duruma tepki gösterdiği için de gözaltına alınarak, Taksim Polis Merkezi'ne götürüldüğünü kaydetti. Gözaltı sırasında bindirildiği araçta kendisine biber gazı sıkıldığını aktaran Yıldız, "Arabada beni dövdüler. Biber gazı sıktılar. Ellerimi bilerek sıkıca kelepçelediler. Araçtan indirerek üstüme çıkıp işkence ettiler" diye konuştu. Taksim Polis Merkezi'ne götürüldüğünü kendisine yapılan işkencenin burada da devam ettiğini aktaran Yıldız, şöyle devam etti: "Karakolda bir odada bana işkence yaptılar, küfürler ettiler. Bir polis botları ile boynumun üstüne çıkarak diğer polislere, 'bakın böyle yapacaksınız' diyerek, işkencenin nasıl olması gerektiğini üstümde deneyerek anlattı."
Yıldız, daha sonra Taksim Polis Merkezi'nden Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi'ne götürüldüğünü ve burada yapılan işlemlerin ardından serbest bırakıldığını söyledi.
'Suç duyurusunda bulunacağız'
Yaklaşık 4 saat gözaltında tutulduğunu belirten Yıldız, "Normalde yarım saatte bitebilecek bir işlemi saatlerce uzattılar. Ellerim saatlerce kelepçeli bir şekilde kaldı. Hastaneye götürülürken de ellerim kelepçeli bir şekilde yüzeysel bir rapor aldılar" dedi. Yıldız'ın babası Mustafa Yıldız de işkenceci polisler hakkında suç duyurusunda bulunacaklerini söyledi.