Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye olan HDP İl yöneticisi Gönül Karaman, hasta tutuklu Süreyya Bulut’un durumuna dikkat çekerek, “Bulut’un kan kustuğuna idare inanmıyordu. Ancak kanlı peçeteleri gördükten sonra inandı” dedi.

HDP Güngören ilçesine 28 Nisan’da yapılan baskında aralarında İstanbul İl Eşbaşkanı Cengiz Çiçek’inde bulunduğu 41 kişi gözaltına alındı. 31 kişi Emniyet işlemlerinin ardından serbest bırakılırken aralarında Çiçek’in de bulunduğu 10 kişi tutuklandı. 25 Haziran’da 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte aralarında Çiçek’in de bulunduğu 8 kişi tahliye edildi. Tahliye edilen isimlerden biri olan HDP İstanbul İl Yöneticisi Gönül Karaman, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerini anlattı.

Çıplak arama dayatıldı 

Cezaevine giriş yaptıklarında ilk önce çıplak aramayla karşılaştıklarını ifade eden Karaman, “Biz bu uygulamanın insanlık onuruna aykırı olduğunu belirterek kabul etmedik. Biraz baskı uygulamaya çalıştılar ama bunda başarılı olamadılar. Girişte yapılan bazı işlemler vardı onlardan sonra bizleri ayrı ayrı müşahede odalarına aldılar. Orası çok kötüydü. İçerisi böceklerle doluydu. Yemekler çok kötüydü. Benle olan kadın arkadaş şeker hastalığı vardı. Yemek yemesi gerekiyordu. Onun ilaçları verilmedi o esnada. ‘Siz koğuşlarınıza gitmeden biz ilaç veremiyoruz’ denildi. Ertesi gün koğuşlara gönderildik” dedi.

Koğuşta 34 kişi 

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde şuan kapasitesinin üzerinde tutuklu bulunduğunu ifade eden Karaman, “İlk olarak C9 koğuşunda kaldım. 34 kişi kalıyorduk. Düşünün 34 kişi volta atıyoruz, birbirimize değiyorduk. Zaman zaman şunu yapıyorduk bir kısım arkadaş yürüyordu sonra diğer bir kısmı yürüyordu” diye konuştu.

Kan kustuğuna zor ikna etti

Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Adli Tıp Kurumu’ndan “cezaevinde kalamaz” raporu olan ve cezaevinde 16 Mayıs 2018’de kan kusması sonucu İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesine kaldırılan hasta tutuklu Süreyya Bulut’un durumuna da dikkat çeken Karaman, şunları söyledi: “Arkadaşımız Süreyya Bulut hastaydı. Ben gittikten birkaç gün sonra kan kusmaya başladı. Bizde idareye bu arkadaşın kan kustuğunu verem olma ihtimalini yüksek olduğunu söyledik. Onlarda bize her geldiklerinde ‘biz geldiğimizde Süreyya zaten ya sandalyededir ya da volta atıyor’ diyerek hasta olmadığını ileri sürüyorlardı. Biz bununla bir alakası olmadığını söyledik. Arkadaşımızın gerçekten kan kustuğunu defalarca kez söyledik ama en son arkadaş kan kustuğundaki peçetelerini onlara göstermek zorunda kaldık. Ondan sonrada yaklaşımları çok değişmedi. Sonra içerdeki arkadaşların uzun diyaloglarından sonra gelip arkadaşı götürdüler.”

Karaman, Bulut’un hala hastanede olduğunu ve ailesinin de ilk zamanlar kendisiyle görüşmesinin engellendiğini ifade etti. Karaman, cezaevinde olan hasta tutukluların tedavilerinin aksatıldığını da sözlerine ekledi. 

 

İSTANBUL