Kaos’u yaratan sadece Erdoğan ve ekibi değil.

Erdoğan’ı kaos’a sürükleyen nedenler var.

Mursi’den sonra sıranın kimde olduğunu Erdoğan’dan iyi bilecek kimse olmadığının altını ҫizmek istiyorum.

Erdoğan kaybedecek.

Siyasi ibre bunu gösteriyor.

İslam’ın devletleri ele geҫirme projesi “yıkım” yaşıyor.

Elbette bunun ABD’nin uzun süreli stratejileriyle de ilgisi var.

Ancak, ҫıktığı sınırları aşarak sınırsız siyasete damgasını vuran HDP, halkların kaderlerini tayin edebilecekleri bir bilinҫlenme süreci başardı.

“Kurtuluş teorisi/teolojisi” şimdilerde Türk emekҫilerinin de dinletisine sunulma imkanı buldu.

HDP ile dayanışanlar, seҫim ötesi bir kurtuluş ve özgürlük hedefliyorlar.

Herkes “TC demirperdesi”ne ҫarpmak gibi bir kavşakla tanışıyor.

Şu anda Kuzey Kürdistan ve Türkiye’deki durumu aҫıklamak iҫin, o dahi adamın eskimeyen düşüncesine atıfta bulunmak istiyorum:

“İnsan koşulları, kendi melodisini ҫalarak, dansettirebilir” (Karl Marx).

1984’de başlatılan mücadelenin Ortadoğu’daki koşulları dansa kaldırdığı bir süreҫ hızlandı.

DAİŞ‘le akrabalık Erdoğan rejimi iҫin tarihi bir karambolaja yol aҫmış bulunuyor.

Nihayetinde kaos var.

Türkiye’de herkesin Erdoğan’ın adamı olduğu bir dönemde, Erdoğan’ın kimsesiz olduğu gibi ters orantılı bir delhizin kapısı da aralanıyor. Hakan Fidan’dan Akdoğan’a kadar hiҫkimse ne Erdoğan’ın ağırlığına ne de tonla suҫuna ortak olmak istemeyecektir.

Erdoğan’ın Kürdistan’a yerleştirdiği dinamit patlamayacak. Bunu son Kürdistan “sefer”inde Erdoğan’ı sömürge ülkenin “gladyatörü” gibi karşılayan Kürtler’in duruşundan okuyorum.

Ancak Türkiye’yi kaosa sürükleyecek kadar güҫlü bir parti örgütü olan Erdoğan, fitilini ateşe verecek barut fıҫıları arayacak; bulamayacağıyla ilgili birҫok emare var.

Bir de Türkiye’ye komşu Güney Kürdistan’da bağımsızlık ilan edileceğiyle ilgili önemli adımlar atıldı.

Türkiye Kürdistan ile ticaretinde, üzerine “Dewleta Kurdistan” yazılı para birimleriyle ticaret etmek mecburiyetinde kalacak.

Güney Kürdistan Devleti kurulduktan sonra, Rojava ile bütünleşmesi projesi yüksek ihtimal dahilinde.

Güney Kürdistan toplumunu ve özellikle de Şengal’i derin bir değişimin eşiğine getiren Rojava Devrimi ve Gerilla güҫleri, böylesi bir birleşmede, “kantonlar sistemi” deneyimini tüm Kürdistan iҫin bir proje olarak pratiğe geҫirme şansına da sahip olacak.

Kürdistan ibresi yükseldiği oranda, Türkiye’deki halkın ögzürlük talepleri de yükselecek.

Erdoğan ve böylece, Türkiye’deki egemenleri Kürdistan’ı devamla sömürge edinmek üzere sahneye ҫıkardığı bu son oyun perdesi de kapanacak.

Seҫim sonuҫları matamatiksel; Erdoğan sisteminin ҫökeceği sosyal ve siyasal cetvel ölҫümüne göre kati bir son!

Sonuҫta ABD/AB, Ortadoğu halklarının bilinҫlendiği oranda, bölgedeki nüfuzlarını kaybedecekler.

Artık sadece silahlar egemen olamıyor; en güҫlü silah: bilincin yaşamı tayin edeceği yerde.