Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) tarafından Ankara’da “KHK, Kadın Emeği ve Güvencesizlik” çalıştayı düzenlendi. Çalıştayda ilk olarak SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden söz aldı. Zor bir dönemden geçildiğine dikkat çeken Erden, yaşanan zorluklara rağmen kadınların hep bir çıkış yolu bulduğunu belirtti.
Tarih boyunca tüm kriz anlarında ilk kadınların işten çıkartıldığını, güvencesizleştirildiğini belirterek, “Kaostan tek çıkış örgütlü mücadeleden geçiyor” dedi.
Savaş politikaları kriz sebebi
SES Genel Kadın Sekreteri Selma Atabey ise, neo-liberal kapitalizmin ve onun uygulayıcısı olan AKP hükümetinin refah ve bolluk reklamları bittiğini ve gerçek kodlarına döndüğünü söyledi. Krizin yeni bir durum olmadığına dikkat çeken Atabey, şu tespitlerde bulundu: “Ekonomik kriz bugünün krizi değildir. Buraya gelinmesinde Türkiye’de uygulanan fiili savaş ekonomisinin ciddi bir rolü vardır. Sadece Efrin operasyonun maliyeti 1 milyon dolardan fazladır. Türkiye’nin Irak’a yönelik bir tane F- 16 ile sadece bir saatlik bombardımanın maliyeti 25 bin doları buluyor. Geçtiğimiz yıl sadece Irak’a 399 hava destekli operasyon gerçekleştirilmiştir. Bunun içinde personel maliyeti yok. Güvencesizlik tam da sağlığa eğitime ve bütçeden ayrılmadığında, emeklilik haklarına ve işsizlik fonuna göz dikildiğinde başlıyor. Açık ki otoriterleşen tekçi anlayış kendini kadın emeği, kimliği ve bedeni üzerinden yeniden kuruyor” ifadesinde bulundu.
Kadın emeğinin gaspı
Çalıştayın ikinci oturumu “Sağlık ve sosyal hizmet alanında kadın emeği” konulu oturum ile devam etti. Oturumda Doç. Dr. Melda Yaman, kadın emeğini kadının doğurganlığı üzerinden ortaya koyarak, bu emeğin erkek zihniyet tarafından nasıl gasp edildiğini anlattı.
Bugün kadınların geçmişe oranla daha özgür olduğunu; ancak bunun da yeni politikalarla bağımlı hale getirilmeye çalışıldığını dile getiren Yaman, “Bugün bu kazanımlarımız ve özgürlüğümüzün değerini iyi bilmek gerekir. Çünkü bunlar yavaş yavaş elimizden gidebilir. Kadın emeği güvencesizleştirildikçe erkeğe bağımlılığı daha da artıyor. Bu yüzden kadın mücadelesini güçlendirmemiz gerekir” diye konuştu.
‘Yeni formüller bulacağız’
Daha sonra Prof. Dr. Nilay Etiler Lordoğlu, “KHK ve Güvencesizlik Sağlık ve Sosyal Hizmet Alanında Kadın Emekçilerine Yansıması” başlıklı konuşmasıyla devam etti.
Kocaeli Üniversitesi’nden barış imzacısı olduğu için ihraç edildiğini hatırlatan Lordoğlu, dünden bugüne Türkiye’de sağlık sisteminin özelleştirme ve piyasalaşmasına yönelen süreçleri anlattı.
Kadınların hayatının KHK ile büyük bir yıkıma uğradığını belirten Lordoğlu, “Bizleri hep budamaya çalıştılar; ancak yeni formüller bularak hayata tutunmaya çalışacağız” dedi.
Çalıştay, atölye çalışmaları ile basına kapalı olarak devam etti.
ANKARA