
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, AKP Hükümeti tarafından Meclis Başkanlığı’na verilen kanun teklifine ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi. “Paketler dönemi devam ediyor” diyen Kaplan, bütün olağanüstü mahkemelerin Türkiye gündeminden artık tamamen çıkması gerektiğini söyledi. Kaplan, kaldırılan mahkemeler yerine başka mahkemeler koyma anlayışına karşı kendilerinin kararlı bir tepki ortaya koyacaklarını belirtti.
Paketin içeriğine ilişkin eleştirilerini ifade eden Kaplan, tapelerin silineceğinin söylendiğinin ancak bunun gerçekte olmadığını kaydetti. Kaplan, “Bütün tapeler yerinde duruyor. Çünkü bir önleyici dinleme bir de adli dinleme var. Adli dinleme sonucu takipsizlik verip silebilirsiniz ya da dava açılır. Açılınca kayıtlar zaten silinmiyor. Burada çok açık bir şekilde bunlar silinmiyorsa bunu yapan görevlilerin görevden alınmasından, ağır ceza yaptırımlarına kadar ciddi bir değişiklik yapılması gerekir. Yoksa gerisi hikâye olur. Zaten yargılama iznini de bakana bağlamak bu tehlikeyi doğuruyor” dedi.
Önleyici dinlemeler sonlanmalı
Ağır ceza mahkemelerinin oybirliği ile dinlemelere ilişkin karar vermesinin de hiçbir anlamı olmadığını ifade eden Kaplan, dinlemelerin yüzde 80’inin önleyici dinleme adı altında bütün illerde yapıldığını belirtti. Kaplan, bunun için vali ve emniyet müdürlerinin izninin yettiğini, bu durumun ilçelerde, karakollarda, bekçiler düzeyine düştüğünü söyledi. Kaplan, pakette “önleyici dinlemeler sonlandırıldı” denilmeyene kadar Başbakan’dan bakanlara kadar herkesin dinlenebileceğini kaydetti.
Abudik, gubidik düzenleme
Soruşturmalarda bakanlardan izin alınmasına ilişkin uygulamanın ise çok tehlikeli olduğuna vurgu yapan Kaplan, “Bir belediye başkanını herkes sorgulayabilecek, atanmışlar ise korunacak. Yargı kararı uygulanmasın diye düzenleme yapıyorlar. Bunun adı hukuk değil. Abudik, gubidik düzenlemeler ile hukuk devleti olunmaz” dedi.
Cezaevlerindeki hasta tutsakların durumuna dikkat çeken Kaplan, “Hasta tutsak ailesinden dolayı serbest bırakılmıyor. Bu müzahir fişlemedir. Bunu bizzat hükümet yapacak, Adalet Bakanlığı yapacak. Bunun adı kolektif suçlamadır. Ortaçağdan kalmadır. Ölüm döşeğinde olan bir hastanın cezasının ertelenmesi ailesinin suçlu görülerek reddedilmesinin hukukunun adı zorbalıktır. Bu ayıp AKP Hükümeti’nin adalet kelimesinin ne kadar boş olduğunu gösteriyor. Müzahir fişleme dönemi başlatılmış oluyor” diye konuştu.
Katmerli ceza verilmez
TMK’nin neden kaldırılmadığını da soran Kaplan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “TCK ve CMK oluşturulurken TMK’nin bütün karşıtlığı orada oluşturuldu. Ceza ve infaz artırımı orada var. 220’nci madde hem TMK’da hem TCK’da var. Bir suçtan iki defa ceza yargılaması olmaz. Bir suçtan katmerli ceza verilmez. Bu Meclis’te hukukçular yokmuş gibi kiminle dalga geçiyorlar. Kim kimi kandırıyor. Sayın Bozdağ’ın bakan olduğu yaşta biz onun bakanlığı kadar sıkıyönetim ve DGM’lerde avukatlık yaptık. Kimse kimseyi kandırmamalı. Hele hele bu barış ve çözüm sürecinde. TCK ve CMK’ya atıf yapan bütün maddeler ayıklanmalıdır. Anayasa Mahkemesi’nin kararı çok açıktır. Rabia değil penç olacak. Penç senin paketinde var. Adaletli ülkelerde uzun tutukluluk 3 yıldır. Bu da yetmez uzun yargılamaya da sınır getireceksin.”
Adaletsiz kuvvetin zalim olduğunun altını çizen Hasip Kaplan, “Türkiye şu anda bu zulmü yaşıyor. Adaletsiz kuvvet şu an Türkiye’de hüküm sürüyor ve kendine göre dizayn yapıyor” dedi.
Gül’ü twitter’dan sileceğim
İnternete sansür yasası ile ilgili soru üzerine Kaplan, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın ne kadar özgürlükçü olduğunu göreceğiz. Twitter’ı benden iyi kullanıyor. Öyle sosyal medya ve özgürlük demek güzel şey. Tepkiler ortadadır. Sayın Cumhurbaşkanı, 4 saatte sansür gibi konuları veto etmelidir. Veto etmezse twitterda sileceğim, takip etmeyeceğim” diye konuştu.
DİHA/ANKARA