Karadeniz’de Fatih Sultan Mehmet’in dönemine kadar Rum Pontus İmparatorluğu vardı. Yörenin yerleşik halkını Pontus’lu Rumlar oluşturuyordu. Ermeniler’in sayısıda az olmayacak rakamlarda idi. Fatih Sultan Mehmet’in Pontus Rum İmparatorluğunu Osmanlı topraklarına katmasından sonra Karadeniz’de Rumlar, Ermeniler, Türkmenler birarada yaşadılar. Aralarında herhangi bir sorun yaşanmadı. Ta ki İttihat Terakki’ciler iktidar olup girdikleri Balkan savaşında hezimeti yaşayıp, Osmanlıların Balkanları gerçek sahiplerine terk etmesine kadar.
Balkanlar’da 600 yıl yaşayan Balkan Türkleri (bunlar Balkanların Osmanlılar tarafından işgal edilmesinden sonra buraya yerleştirilen Anadolu halkları, müslümanlaştırılan Balkan halkları Boşnaklar, Bulgar Türkleri v.s. gibi), Balkan savaşları sonrasında yarım asırdan fazla yaşadıkları toprakları, evlerini, menkul mallarını bırakarak Anadolu’ya göç etmeye başladılar.
Göç edenlerin gidecekleri başka vatanları yoktu. Son vatanları Anadolu idi. Balkan savaşının travmasını yaşayan Balkan göçmenleri özellikle Karadeniz bölgesinde Balkanlar’da kendilerine yapılan mezalimin aynısını Karadeniz’in yerli halkı olan Rumlara, Ermenlere karşı uyguladılar. Özellikle 1915 ve sonrası yıllarda Karadeniz’de yaşanan barış ortamı bozulmaya başladı.
Topal Osman yönetimindeki İttihat Terakki’nin Teşkilat-ı Mahsusa çeteleri Karadeniz bölgesini kasıp kavurdu. Karadeniz’in nüfus yapısını, barış içerisinde yaşayan halklarının barış ortamını dinamitledi.
Karadeniz’deki barış ortamını, nüfus yapısını bozanlar sadece Balkanlardan gelen göçmenler değildi. Osmanlı-Rus savaşı nedeniyle Kafkaslardan gelen müslüman halklar da bölgenin nüfus yapısının, barış ortamının bozulmasında önemli rol üstlendiler.
Karadeniz’de bugün yaşayan insanların çoğunluğu Balkanlardan, Kafkaslardan gelenlerin torunlarıdır. Dedelerinin anlatığı göç hikayeleri ile büyümüşlerdir. Onlarla aynı travmayı yaşamasalar bile anlatılan acılı göç hikayeleri bu insanlarda’da aynı travmayı(şok’u) oluşturmuştur.
Karadeniz özellikle 1965-1980 yılları arasında Devrimcilerin, sol’un etkin olduğu bir bölge idi. THKO ve THKP-C bu bölgede örgütlenmişti. THKP ve Cephe’nin ardılları olan sol gruplarda 1970-80 döneminde burada örgütlendiler (Özellikle Dev-Yol).
1980 Askeri faşist diktatörlüğü Karadeniz’in üzerinden de tankları, topları ile buldozer gibi geçti. Karadeniz halkı hızla muhafazakarlaşmaya başladı. Refah Partisi ve ardılları ile MHP, BBP’si bölgede hızla örgütlendi.
Son otuz yıllık savaş sürecinde bayrak’a sarılı tabutların yoğun olarak bu bölgeye gönderilmesi bölgenin muhafazakarlaşma, ırkçı, milliyetçileşme sürecini hızlandırdı.
Son yıllarda Hrant Dink, Rahip Santoro cinayetlerinin faillerinin bu bölgeden çıkması tesadüf olmasa gerekir.
Karadeniz 1980’lerden günümüze kadar olan zaman diliminde kabuk değiştirmiştir. Giderek muhafazakar ve milliyetçileşmiştir (yurtserlik değil). Karadeniz’e HDK heyetinin ziyareti, kendilerini, süreci Karadeniz halkına anlatmaları meşakatli olacaktır. Şüphesizki her şeyin bir bedeli vardır. TC Başbakanı Erdoğan’da Trabzon’daki son gezisinde Trabzon-Diyarbekir barış köprüsünden bahsetti. Sinop olayları üzerine AKP başkan yardımcısı “Her partinin Türkiye’nin 81 ilinde örgütlenme hakkı vardır” diyor. Doğrudur. Ancak biraz geç açıklanmış bir demeçtir. AKP G.Başkan yardımcısının sözlerinde samimi olması için HDK heyetinin gezdiği yerlerde oniki saat mahsur kalmasının önüne geçek tedbirlerin alınması gerekmez mi? Üstelik asayişten sorumlu bakanlık AKP’nin elinde iken.
HDK heyetine geçmiş olsun dileklerimi, süreci ve barışı anlatma gezilerinde kendilerine başarı lar diliyor, kolay gelsin diyorum.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 18 Şubat 1993 tarihinde Yeni Ülke ve Özgür Gündem Urfa sorumlusu Kemal Kılıç köyüne giderken kontrgerilla güçlerince şehit edildi.
* 18 Şubat 1994 tarihinde Ankara DEP binasına yapılan bombalı saldırıda Erdem Akçakaya yaşamını yitirdi.
* “Ey Raqip” milli marşının yazarı Yunus Rauf (Dildar) 20 Şubat 1918 tarihinde Kürdistan’ın güneyinde Koy şehrinde dünyaya geldi.
* Kürt şair ve siyasetçisi Hejar, 21 Şubat 1991 tarihinde Kürdistan’ın doğusunda Kerece’de aramızdan ayrıldı.
* 22 Şubat 1992 tarihinde Welat gazetesi haftalık olarak İstanbul’da yayınlanmaya başlandı. Gazete halen “Azadiya Welat” ismi ile günlük olarak Diyarbekir’de çıkıyor.
* 24 Şubat 1925’te Elaziz Şeyh Şerif komutasındaki Kürt güçlerince ele geçirildi.
* 24 Şubat 1992 tarihinde Yeni Ülke gazetesinin Êlîh (Batman) sorumlusu Cengiz Altun gazete bürosuna giderken kontra güçlerince şehit edildi. Cenazesi 40.000 kişi tarafından 26 Şubat’ta kaldırıldı.