Dengê Mezopotamya Radyosu’na konuşan KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, İran tarafından tutuklanıp bırakıldığına ilişkin haberlere cevap vererek, “Sömürgeci güçler hareketimizin güçlü duruşu karşısında telaş içerisine girmişlerdir. Diplomasi, siyaset, ekonomi ve askeri alanda tüm gücünü devreye koyuyor. Bunun yanında bir de geniş-kapsamlı psikolojik bir savaş yürütmektedirler” dedi.

İttifak parçalandı

Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin Türk, İran ve Suriye arasındaki ittifakı parçaladığını belirten Karayılan, şunları söyledi: „Bundan bir buçuk ay önceye kadar da bu devletler bize karşı ortak bir saldırı içerisindeydiler. Ama şimdi bu güçler arasında çelişki var ve ittifakları boşa çıktı. İşte ‘kuyruk acısı’ budur ve bundan korkmaktadırlar. Şimdi de bizi bu konuda suçlayarak, bir kamuoyu oluşturmak istemektedirler. Sözde ‘ben İran’da tutuklanmışım, daha sonra da biz birbirimizle ittifak yapmışız’; böyle bir şey yaymak istiyorlar. Bu haberin hiçbir temeli yoktur. Bizim arkamızda halkımız ve dağlarımız vardır; yolumuz doğru bir yol, davamız haklı bir davadır. Bizim gücümüz buradan geliyor. Türk devleti bu gerçeği saklamak için sürekli ‘arkalarında birileri var’ diyerek, bizi dışarıyla izah etmektedir. Ama bu çaba boş bir çabadır.
İran ve PJAK arasında yapılan ateşkes ve her iki tarafın da bu ateşkese uyması doğrudur. PJAK güçleri yerindedir. Bu saatten sonra İran’ın yeniden böyle bir konsepte dahil olma durumu söz konusu olmayacaktır. Bundan dolayı bir sürü yalan haber yaymakta ve Türkiye kamuoyunu yanlış yönlendirmeye çalışmaktadırlar. Haftalardır İran’ın beni tutukladığı haberini yayarak, ittifak yapıldığını söylüyorlar. Böyle bir şey yoktur. Her şeyden önce ben kendi üs alanlarımdayım ve hiçbir yere gitmiş değilim. Bir de halkımızın bilmesi gerekir ki bizi herhangi bir gücün tutuklaması öyle kolay değildir. Türk devleti bizi yıllardır tutuklamak istiyor. O kadar özel operasyon ve savaş yürütüldü. Bizim de bir gücümüz var elbette. Herkes bilmeli ki biz artık kendimizi koruyabilecek güçteyiz. Sadece kendimizi değil, değerlerimizi ve kazanımlarımızı da koruyabilecek düzeydeyiz.“

Karayılan, Öcalan’a yönelik tecrit uygulamalarını değerlendirerek, devletin aile görüşmesine izin vermesinin, tecridi gölgelemeye dönük bir taktik olduğunu söyledi. KCK operasyonu adı altındaki tutuklamalara da değindiği konuşmasında Karayılan, şunları dile getirdi: „KCK operasyonu adı altında gerçekleştirilen tutuklamalar Kürt halkı açısından büyük bir zulümdür. Siyasi bir soykırımdır. Kürt siyasetini bu şekilde güçsüzleştirmek, geri adım attırmak ve teslim almak istemektedirler. Bunun için ısrar edip, tutuklamalara devam etmektedirler. Buna karşı çok daha fazla direnmek gerekiyor. Eğer gerçekten KCK sistemi kurulmuş olsaydı onlar bu kadar kişiyi tutuklayamazlardı. KCK davası adıyla tutuklananların sesleri de daha güçlü çıkardı. Ama böyle bir sistem henüz pratikleşmemişken binlerce insanı tutukladılar. Bu Kürt siyasetine karşı büyük bir zulümdür. Kürt siyasetçilerinin hepsini bu şekilde tutuklayarak, meydanı başkalarına açmak istiyorlar. AKP devletinin bütün gazete ve televizyonları, dünyanın neresinde bir PKK karşıtı insan varsa onu arayıp, buluyor ve konuşturuyor. Böylece işbirlikçi bir siyaset yaratarak, özgür Kürt kimliğine dayalı siyaseti tasfiye etmek istemektedirler.”

ANF/BEHDİNAN