
Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan, tüm Şengallileri Şengal’e dönmeye ve Şengal’i Êzîdîxan’a dönüştürmeye çağırdı.
Karayılan, Şengal’i Özgürleştirme Operasyonu’nu değerlendirdi. ANF’de yer alan geniş değerlendirmede Karayılan, kırsal alanda pek direnmeyen DAİŞ’in Şengal kent merkezinde direnç gösterdiğini söyledi. Mevcut durumda Şengal Dağı’nın kuzeyinin tümden Pêşmerge ve gerillanın denetimi altına girdiğini, böylece Şengal Dağı’nın etrafının temizlenmiş olduğunu belirten Karayılan, Ortak Direniş Güçleri’nin denetiminin arttığını, aynı zamanda Uluslararası Koalisyon’un hava desteğinin de devam ettiğini kaydetti. Eğer ortaklaşma ve iyi bir koordinasyon gelişip pekişirse şehrin birkaç gün içinde düşürülmesi ve tümden ele geçirilmesinin mümkün olacağını ifade eden Karayılan, şunun altını çizdi: “Ama bunun için ortaklaşma ve iyi bir plana ihtiyaç vardır.”
Daha hızlı ilerleme
Esas olarak aktif savunma perspektifi çerçevesinde şehir merkezinde daha hızlı bir ilerlemeyi planladıklarını aktaran karayılan, şöyle devam etti: “Bize kalsa beklemeden ilerlemek gerekiyor. Çünkü biz bekledikçe DAİŞ toparlama zamanını bulur ve direnişi daha da geliştirebilir. Ayrıca şehir içerisinde mayınlama ve intihar hazırlıkları yapma fırsatını bulacakları için gecikmenin sakıncaları var. Fakat bir kez daha uyumsuzluğun doğmaması ve tartışmalara yol açmamak için Pêşmerge güçlerine göre hareket etmeyi daha uygun gördük. Pêşmerge yönetimi de mevcut durumda ilerlemeyi erken görüyor ve bir takım hazırlıklara ihtiyaç olduğunu belirterek, beklemeyi esas alıyor. Ortak harekat tarzının gelişmesinin daha doğru olacağını düşündüğümüzden uyum sağlıyoruz.”
Federe Kürdistan Başkanı Mesud Barzani’nin Şengal Dağı’na giderek yaptığı basın toplantısında, daha kapsayıcı olmasını, direnen tüm kesimlere hitap eden bir üslubun kullanılmasını beklediklerini vurgulayan Karayılan, “Bunun olmaması bir yetersizliktir. Kürt siyasetçileri olarak Kürtlerin genel başarısını öne çıkarmalıyız. Mesela biz, ‘orada bir tek biz savaşıyoruz’ demiyoruz. Hayır. Çünkü orada biz de varız, oradaki Êzîdî halkımızın direnişi de var, Pêşmerge gücü de var. Biz bütün direnenleri sahiplenen bir çerçeveyi esas alıyoruz. Bizce doğru yaklaşım budur. Bu açıdan Sayın Barzani’nin dört buçuk ay boyunca orada direnen, kanını döken ve canını veren güçleri de ziyaret etmesi ve kutlaması gerekiyordu” şeklinde konuştu.
115 şehit verildi
Sadece Şengal zirvesinin savunmasında 11’i YBŞ üyesi yani Şengalli Kürt gençlerinden olmak üzere toplam 25 şehit verildiğini; bunların içerisinde HPG Şengal Komutanlığı’nda yer alan Dilgeş Xweşmêr’in, YJA STAR’ın önemli bir militanı olan Armanc’ın, Güney Kürdistanlı büyük bir kahraman olan Genco’nun da bulunduğunu hatırlatan Karayılan, şunları anlattı: “Şengal’i kuşatmak istemesine karşı YPG’nin gösterdiği büyük bir direniş var. Açılan insani yardım koridorunun korunması sürecinde de gösterilen büyük bir direniş ve verilen şehitler var. Bahsettiğim bu yerlerde de toplam olarak 90 şehit verilmiştir. Yani şimdiye kadar Şengal’in savunması için 115 şehit verilmiştir. Şimdi bunu kim gözardı edebilir; üstünü örtebilir! Kaldı ki; Şengal’i Şengal olarak koruyan ve Şengal’i kurtarma zeminini yaratan güç, bu şehitlerin kanıdır. Bu açıdan biz herkesin gerçekleri görmesini istiyoruz. Gerçekleri görmek istemeyenler tarih karşısında mahcup olurlar.”
Gerilla ile Pêşmerge arasında sorun yok
Şengal merkezinde omuz omuza verip direnen gerilla ile Pêşmergenin arasında hiçbir sorun olmadığını; en uyumlu ve saygılı bir biçimde ortak mevzilenme içinde olduklarını; dayanıştıklarını vurgulayan Karayılan, “Savaşçılarda durum böyledir. Ama daha üste çıkın, dağın zirvesinde veya eteğinde konumlanan üst komuta kademesine bakın, orada durum farklıdır; her biri ayrı bir yerde, ‘diğerinden habersiz nasıl planlar yapabiliriz’ hesapları içerisindedir. Bence Kürt siyaseti olarak bunu aşmalıyız. Pratikte savaşan güçler dayanışma içindeyse ve Mexmûr’da, Kerkük’te, Kobanê’de birlikte hareket ediyorsa yine Şengal’de de tabanda birlikte hareket ediyorsa niye merkezi olarak da bir birliktelik olmasın? Bunun olmamasının hiç bir izahı yoktur” şeklinde konuştu.
Şengal’i tartıştırmayız
Êzîdî Kürtleri özel olarak savunmayı ahlaki ve vicdani bir görev olarak bildiklerini kaydeden Murat Karayılan, ‘Şengal kimindir?’ sorusuna şu net ve kesin yanıtı verdi: “Şengal, Êzîdî Kürt halkınındır ve Güney Kürdistan’ın bir parçasıdır. Kimse bunu tartışacak değildir. Şengal’de tek amacımız var: Öncelikle Şengal’de insanlarımıza, kadınlarımıza yapılanların hesabının sorulması; Êzîdî halkımızın savunulması; Şengal’in bir Êzîdîxan alanı olarak kalması ve Êzîdîlerin orada kendi öz güçleriyle kendilerini savunabilecekleri, rahat yaşayabilecekleri ve kendilerini yönetebilecekleri bir alan haline getirilmesidir. Bizce başta KDP olmak üzere tüm Kürdistani güçler aynı amacı taşımalıdır. Bizim tutumumuz herhangi bir örgütsel çıkar gütmeyen, ulusal birliği esas alan ulusal bir tutumdur.”
Şengal halkı yurduna dönsün
Tüm Şengallileri yeniden Şengal’e dönmeye ve Şengal’i Êzîdîxan’a dönüştürmeye çağıran Karayılan, son olarak şunları söyledi: “Adım adım Şengal’e yerleşme ve Şengal’in bir daha asla düşmanın eline geçmeyeceği bir tarzda Şengal’de örgütlenme ve savunma sistemini güçlendirme temel bir görev durumundadır. Herkes bilmeli ki; kurtarılan yerlere çeteler bir daha dönemeyecektir. Halkımız bundan emin olarak kurtarılmış olan alanlara dönmelidir. Bu temelde bir kez daha tüm yurtsever halkımızı Şengal direnişini sahiplenmeye ve Şengal halkımızı da Şengal’e dönmeye çağırıyorum.”
DENİZ KENDAL
ANF/BEHDİNAN