
MURAT MANG / BIELEFELD
Heyva Sor a Kurdistan’ın yürüttüğü Kardeş Aile kampanyasına Bielefeld’de yürüttüğü çalışmalarla ortak olan “Kürdistan İçin Umut ve Barış İnsiyatifi” kampanyaya katılan aileleri kahvaltıda buluşturdu.
Uluslararası Barış Evi’nde (IBZ) verilen kahvaltıya yaklaşık 70 kişi katıldı. Tüm hazırlıklarının aileler tarafından gönüllülük temelinde yapılmasından dolayı ailelere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Umut ve Barış İnsiyatif Sözcüsü Sosyal Pedagog Emine Gözen 6-7 kişiyle başlattıkları çalışmanın önemine dikkat çekti. Gözen, “Biz bu işe başlarken Kürdistan’da, Sur, Cizre, Nusaybin gibi kentler yerle bir edilmiş, aileler mağdur ve perişan durumdaydı. Çalışmalar ilerledikçe bu projeye ilgi arttı. Bizde çalışmalarımızı sürdürmeye karar verdik. Beş bin ailemizin yardım için bizden destek beklediği bilgisini sizlerle paylaşmak istiyorum” dedi.
57 aileye kardeş oldular
“Bu proje sadece ekonomik amaçlı değil aynı zamanda ailer arasında sosyal ilişki geliştirmek içindir” diyen Gözen şöyle devam etti: “Tarihte ilk defa belki Kürdistanlı ailerle binlerce kilometre uzaktan bu kadar yakın bağ kurma fırsatı buldular. Ailer açısından moral oldu. Bugüne kadar 53’ü insiyatifin 4’ü de Alevi arkadaşların çalışmaları ile toplam 57 ailemiz bu proje kapsamında Kürdistan’daki ailelerimizle Kardeş Aile bağı kurmuştur. Bunun yanı sıra iki çocuğun da ameliyat ücretlerini (2 bin Euro) karşılayarak sağlıklarına kavuşmalarına vesile olduk.”
Rojava’ya da ulaşılacak
Sadece Kuzey Kürdistan’la sınırlı kalmayacaklarını hedeflerinin Rojava’ya da ulaşmak olduğunu belirten Emine Gözen, inisiyatifin dernekleşeceğini duyurarak duyarlı çevrelere ve Kürdistanlılara çağrıda bulundu. Gözen, “Biz çalışmalarımızı güçlendirerek Rojava kantonlarındaki mağdur ailelere de destek sunmak için gayret içinde olacağız. Bu konuda kanton yetkilileri ile ilişki geliştirerek paralelinde buradaki halkımızı bilgilendirerek destek olmaları yönünde çağrılarımızı duyuracağız. İnsiyatifimizin daha güçlü projelere ve kapsamlı destekler sunması için dernekleşme kararı aldık. Sadece bir derneğimiz olsun diye değil herkese hitap edecek ve herkese ait bir dernek kuracağız” diye konuştu.
Ailelerimiz hala direniyor
Heyva Sor a Kürdistan’ın Kardeş Aile kampanyasına destek sunan ailelere yönelik teşekkür mesajının da okunduğu etkinlikte Akademisyen Utku Sayın da bir konuşma yaptı. Kardeş Aile kampanyasının Avrupa’dan Kürdistan’a umut olduğunu ifade eden Sayın, “Sizlerin yaptığı bu destek oldukça onurlu, yapıcı ve gelecekte de devam etmesi gereken bir davranış. Çünkü Kürdistan’da zaten zengin aile bulmanız çok zor. Sur’da, Cizre’de, Nusaybin’de direnen ailelerin hepsi zaten fakirliği dibine kadar yaşayanlardı. Halen de direniyorlar. Bunu referandumda gördük. Kimin sayesinde direniyorlar. Bence sizlerin ve Türkiye’de direnen çevrelerin verdiği destek sayesindedir” dedi.
Desteğiniz hiç durmamalı
AKP iktidarının yıktığı kentleri kendi projeleri kapsamında boşaltma çalışmalarına da dikkat çeken Sayın, “Bugün Sur ve diğer kentlerde devlet aileleri mahalelerden çıkarmak istiyor. Ama insanlar orada da direniyor. Yine direniyorlar. Kürdistan’da direniş devam edecek. Fakirlik artacak. Mağdurluk çoğalacak. Bu nedenle sizlerin desteği hiç durmamalı. Dolayısı ile insiyatifin dernekleşme kararını çok olumlu buldum. Hepinizi tek tek kutluyorum. Bende elimden geldiğince katkı sunmaya çalışacağım” diye belirtti.
Etkinliğe katılan kardeş ailerde duygu ve düşüncelerini dile getirerek dayanışmanın devam etmesi gerektiğini vurguladı.
1 yılla sınırlı kalmamalı

Kardeş aile edinen Tercüman Jan Miran onlarla konuşmasını ilk olarak telefon üzeri yaptığını belirterek şunları anlattı: “İlk aramamda telefonu bir genç aldı, ‘Ben Cemile’nin ağabeyiyim’ dedi. İlk başta çok şaşırdım. Cemile kim diye? Sonra anladım ki Cemile Türk polislerince öldürülen 12 yaşındaki kız çocuğu Cemile’ydi. Hani cesedi kokmasın diye günlerce buz dolabında saklanan Cemile. Evet. Cemile’nin abisiydi telefondaki. Çok duygulandım. Çok garip bir duygu ama yaptığım yardımın böyle bir aileye gitmesi çok yerindeydi. Bu aile bana kura çekimi ile çıkmıştı. 12 kişilik bir aileydi. Desteklerin sunması gerektiğine inanıyorum. Sadece 1 yılla sınırlı kalmamalıyız.”
Dilan’ın ameliyatlarına destek oldu
İşçi Suat Uzunyayla: Benim yardım ettiğim ailenin bir genci yaşanan çatışmalarda yaşamını yitirmişti. Ailenin 14 yaşındaki bir kız çocuğu da çatışmalar esnasında vücuduna saplanan şarapnel parçaları ile ağır yaralanmıştı. Öyleki yaraları artık iltihap toplamıştı. Yardım gönderdiğim son bir yılda birçok ameliyat geçirdi. Dilan’ın ameliyatları başarılı geçince aileye teselli oldu.
Şehit ailesiyle kardeş
Öğrenci Duygu Kozan da kardeş ailesiyle ilk kez telefon üzeri iletişim kurmuş. Kozan, kardeş olduğu aileyi şöyle anlattı: "Telefona 70-80 yaşlarında çok yaşlı bir amca çıktı. Bir oğlu yanlış anlamadıysam dağda şehit düşmüş. Bir diğer oğlu ise uzun yıllar cezaevinde kaldıktan sonra çıkıyor. Cezaevinde çıktıktan sonra direnişlerin sürdüğü dönemde polis tarafından öldürülüyor. Ailenin 14 yaşında bir kızı var. Ayağında ayakkabısı bile olmayan bir kızdı. Yine ailenin bir kızı iki çocuğu ile birlikte orada kalıyordu. Çok zor durumdaydılar. Çalışamıyor. Evleri tamamen yıkılmış. Yakınlarının evlerinde kalmaya başlamışlar. O evinde doğru dürüst çatısı yokmuş. Durumları çok kötüydü.”
Önemli olan dayanışmak
Kardeş Aile kampanyasına katılan Eczacı Galawej Mawarani ise, "Ben edindiğim aile hakkında bilgi sahibi değilim. Benim için önemli olan Kürdistan'da ki aileme yardım etmektir. O ailede yardımı alıyor. Önemli olan budur. Manevi bir destektir" diye konuştu.
Doğu’dan Kuzey’e kardeş
Rojhilat Kürdistan’ından Diş Doktoru Abdullah Ibrahimsadeh ise Kardeş Aile kampanyasının önemine vurgu yaparak çağrı yapıyor: "Bu çalışmayı yürütenleri kutluyorum. Çok kutsal bir çalışma. Avrupa'da yaşayan biz Kürtler bu tür insiyatifleri desteklemeliyiz. Birbirimize yardımcı olmalıyız. Kürdistan'da sistemli bir savaş yürütülüyor. Biz de buradan ekonomik ve siyasi destek olmalıyız. Dört parçadan Kürtler bu insiyatife destek olmalıdır. Özellikle Kuzey Kürdistan'da diktatör Erdoğan’ın yakıp yıktığı kentlere yardımcı olalım. Zor durumdalar. Onların kimseye muhtaç olmamasını sağlamalıyız."