İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) hasta tutsaklara ilişkin yapmış olduğu tespit çalışmalarının ardından yayınladığı ve sürekli güncellenen rapora göre, cezaevlerinde sayıları 550'yi bulan hasta tutsak var. Aynı raporda 163 tutsak ise ağır hasta kategorisinde yer alıyor ve hastalıklarının ölümcül riskler taşıdığı belirtiliyor. Ağır hasta tutsaklardan biri de Şemsettin Kargılı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen ve tutuklandığı 1993 yılından bu yana cezaevinde bulunan PKK davasından hükümlü Kargılı, böbrek kanseri. Hastalığı nedeniyle vücut bütünlüğünü korumakta zorlanan ve felç olma riski ile karşı karşıya kalan Kargılı, sağlık durumunu belgeleyen raporlar ve bu raporlarla yetkililere yapılan onlarca başvurusu bulunmasına rağmen, tahliye edilmiyor.


İşkence edildi, ceza kesildi

Kargılı'nın eşi Güllişah Kargılı, eşinin 14 yıl Bolu'da, 2 yıl Amasya'da, son 5 yılını ise Diyarbakır cezaevlerinde sürgünlere maruz kalarak geçirdiğini kaydetti. Eşinin 4 yıldır böbrek kanseri olduğunu söyleyen Kargılı, felç olma ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çekti.  Eşinin sağlık durumu için defalarca Adalet Bakanlığı'na mektup ve dilekçeler gönderdiklerini ifade eden Kargılı, "Her defasında bakanlıktan bize 'hastalığı ciddi değil tedavisini cezaevinde de sürdürebilir' cevapları geldi'' dedi.

Kürt oldukları için
Hasta tutsakların serbest bırakılmamasının bir işkence biçimi olduğuna vurgu yapan Kargılı, şöyle devam etti: "Bütün siyasi tutsaklar, Kürt olduğu için cezaevlerindedir. Biz bu cezaevinde tutulan hasta tutsaklara verilen cezaları kabul etmiyoruz. Ey zalim devlet! Sen kendine dindarım ve Müslüman’ım diyorsun. Meğer Müslümanlığın Kürtlere zulüm yapmakmış, meğer hasta tutsakları durumlarına bir çare bulamayıp öldürmekmiş. AKP hükümeti hasta tutsakları bıraksın ve bize versin. Hastamızı tedavi edelim." Kargılı, Cezaevinde tutulan hasta tutsakların esir olarak görüldüğünü ifade ederek, serbest bırakılmalarını istedi.

DİHA/AMED