Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun “Annelik kariyerdir” açıklaması ve ardından gündeme gelen anneliğe teşvik paketiyle AKP’nin kadın bedeni üzerinden yürüttüğü politikalar yeniden tartışılmaya başlandı. AKP hükümeti döneminde başta dönemin Başbakanı R. Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçok AKP’li, kadın bedenini hedef alan açıklamalar yaptı. Sürekli olarak kadınların kaç çocuk yapması yönünde dile getirilen açıklamalara ek olarak yapılan “Annelik kariyerdir” söylemi ve teşvik paketiyle bunun yasal bir hale getirilmeye çalışılmasına kadınlardan tepki geldi.

‘Kariyerimiz bu saltanatı yıkmadır’

AKP’nin kadına kendi ölçülerinde rol biçmesine izin vermeyeceklerini belirten HDP PM Üyesi Ayşe Berktay, “Anneliğe saygımız sonsuz, annelik hakikaten özel bir durumdur. Fakat annelik bir kariyer değil. Kadına sadece ailenin içinde bir annelik rolü biçmek ve onun toplumun diğer alanlarında kendine dair kurduğu hayalleri, özlemleri kendine biçtiği rolü hiçe saymak tam da AKP’ye yakışan bir şeydir” dedi.
Sadece AKP’nin değil erkek egemen sistemin kadını hapsetmek istediğini belirten Berktay, “Sayın Gültan Kışanak da İstanbul kongremizde çok güzel dile getirdi. Bizim kendimize biçtiğimiz kariyer, bu erkek egemen saltanatı yıkma kariyeridir” dedi.

‘AKP kadının özgürlüğünü reddediyor’

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş ise, AKP’nin kadının özgürlüğünü, birey olarak varlığını kadının haklarını ve karar alma yetkilerini bir bütün olarak reddettiğini belirtti. AKP hükümetinin aslında kadının doğumundan çocuğuna kadar, kürtajından sezaryenine, nasıl giyineceğine, kahkaha atıp atamayacağı, hamile iken sokakta dolaşıp dolaşamayacağına kadar birçok noktada söz söylediğine dikkat çeken Beştaş, “Her konuda konuşan politika yapan bir hükümet ile karşı karşıyayız. Dünyada aslında kadının bu kadar özeline, bedenine yaşamına müdahale eden başka bir hükümet deneyimi yoktur. Annelik kariyerdir meselesi ve bunun üzerine çocuk doğuranlara 300, 400 TL gibi rakamlar belirlenmiş. Bu, bizim kabul edilemez bulduğumuz bir siyaset biçimidir” diye ifade etti.
Türkiye Anayasası’nda sosyal devlet vurgusu olduğuna dikkat çeken Beştaş, sosyal devletin de zaten işsizlik, çocuk bakımı, kreş düzenlemeleri gibi birçok noktada düzenlemeler yapmak zorunda olduğunu vurguladı. Hükümetin yaptığı şeyleri bir lütuf gibi gösterildiğini belirten Beştaş, bunun seçim malzemesi olarak kullanıldığını ifade etti.

‘Ucuz iş gücü üretmenin yöntemidir’

Eğitim Sen Kadın Sekreteri Ebru Yiğit ise kapitalist sistemin cinsiyetçilik üzerinden beslendiğini, dolayısıyla son 12 yıldır AKP iktidarının da bunu neo-liberal muhafazakâr politikalar altında yürüttüğünü dile getirdi. Yiğit, “AKP’yi temsilen konuşan erkek siyasetçilerin peryodik olarak bu söylemlerde bulunmaları, kadına biçtikleri rol ev içerisinde görünmeyen emek üzerinden yeniden üretim sağlamak, ucuz iş gücü üretmek, dolayısıyla kadının yükselen mücadelesini teşviklerle, paketlerle ket vurarak kadını tekrardan ev içine hapsetmektir” diye ifade etti.

Yiğit, kadınlar olarak bu politikalara karşı sokağa çıkacaklarını söyledi.


DİCLE MÜFTÜOÐLU/DİHA/AMED