Maraş şivesi ile seslendirdiği eserlerle tanınan genç sanatçı Fırat İmirza’nın albümündeki parçaların çoğunluğu Kaşanlı köylerinde söylenilen ezgilerden oluşuyor. İmirza, albümdeki Darmonka parçasının klibini ise katledilen Ermeni gazeteci Hrant Dink’in köyünde çekti.

MEHMET ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG

Sanatçı Fırat İmirza’nın ikinci albümü ‘Dilê’ sevenleriyle buluştu. Maraş şivesi ile seslendirdiği eserlerle tanınan genç sanatçı İmirza’nın albümündeki parçaların çoğunluğu Kaşanlı köylerinde söylenilen ezgilerden oluşuyor. Albümdeki Darmonka parçasının klibi ise katledilen Ermeni gazeteci Hrant Dink’in köyünde çekildi.

Maraş yöresine ait klamları ‘Nazlê’ albümünde toplayan Fırat İmirza’nın ikinci albümü ‘Dilê’ müzikseverlerle buluştu. İmirza, birçok ozan ve aşık yetiştirmiş Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı Kaşan’ın Ören köyünden. Almanya’nın Hamburg kentinde doğan ve Frankfurt’ta yaşayan İmirza, yöresine ait ezgilerle büyümüş.

”Müziğe olan tutkum kendimi bildim bileli var” diyen İmirza, şöyle devam ediyor: ”Küçük yaşımdan itibaren saz çalıp türkü söylerim. Müziğe ve Maraş kültürüne olan ilgim anneannem Selver Tabak ve dedem Mulla Tabak sayesinde oldu. Onlar benim ilk öğretmenlerim oldu aynı zamanda. Hamburg’da yaşamamıza rağmen bana hep köy hayatını anlatarak, buralarla ilgili masalar anlatarak, türküler söyleyerek bağımın kopmamamasını sagladılar. Farkında olmadan bu kültürden etkilendiğimi sonradan fark ettim. Hatırlarım anneannemin evinden hiç misafir eksik olmazdı. Sazlı sözlü muhabbetin tınıları hala kulağımda. Onların vefatı ile ne yazık ki evde Kürtçe konuşulmaz oldu artık.”

3 dilde ezgiler

Albümde Kurmancî, Türkçe ve Ermenice 11 eser yer alıyor. Ağırlıklı olarak yine Kaşanlı köylerinde söylenen parçalar olduğunu belirten İmirza, ”Kaşanlı mıntıkası dört köyden meydana geliyor. Kaşanlı ise müzik yönünde oldukça gelişkin bir yer” diye ekliyor. Sanatçı İmirza, albüme ismini veren ”Dilê” parçasını her iki albümde de kendisine büyük destek sunan eşi Dilek’e ithaf ettiğini belirtiyor. Sözü ve müziği ise Aşık Meçhuli’ye ait.

Kaşan’ın son samurayları

Albümdeki Darmonka eserinin ise klibi de yayınlandı. Bir Kaşanlı şarkısı olan Darmonka’nın sözlerini Sultan Güzel, müziğini ise eşi Hûtto Güzel yapmış. İmirza şunları belirtiyor: ”Maraş kültüründe kadınlara lakap takmak bir gelenektir. Darmonka adlı parça ise Kaşanlı kültürünün son Samurayları olarak nitelendirdiğim Sultan Güzel ve Hûtto Güzel’in eseri. Hûtto ve Sultan Güzel her ne kadar Almanya’da yaşıyor olsalarda bu kültürün yaşatılması için büyük emek verdiler.”

  [gallery ids="116949,116948"]  

Hrant Dink’in köyünde klip çekti

Darmonka ezgisinin klibi ise Maraş’ta Ermeni köyü olan Gunde Jore (Hatçepınar) köyünde çekilmiş. İmirza, bu köyün katledilen gazeteci Hrant Dink’in dedesinin köyü olduğunu hatırlatıyor. Albümde bir de Ermenice bir eser bulunuyor. Bu tercihinin nedenini İmirza şöyle özetliyor: ”Ermenice olan Cano parçasını bir zamanlar Maraş coğrafyasında yaşayan Ermeni halkına ithafen okudum. Ermeni halkının Maraş’ın sosyal ve kültürel yaşamının zenginliğinde önemli katkısı var. Darmonka adlı bestenin klibini de bir zamanlar Ermeni köyü olan Gunde Jore köyünde çektim. Bu köy aynı zamanda Hrant Dink’in dedesinin köyü olarak bilinir. Köyde onlara Mala Avadık ailesi denilirmiş. Avadık Ermenice’de ‘Tanrıdan gelen güzel haber’ anlamını içeriyor. Aile buradan Görün’e oradanda Malatya’ya taşınmış. Ermeni halkının bu topraklardan zorla göçertilmesi ıle beraber bu topraklar ıssız, yetim ve mahzun kaldı. Bende bu halka karşı gerçekleştirilen insanlık suçuna tepkimi böyle dile getirmek istedim. Bunu yapmasaydım vicdanen kendimi rahat hissetmeyecektim.”

‘Denizde damlayım’

Sanatçı İmirza’ya ”Bu albüm ait olduğunuz topraklara bir nevi vefa borcunu ödemek anlamına geliyor” diye soruyoruz. Sanatçının cevabı önemli: ”Hayır, iki çalışmayla bu borç ödenmez. Yüzlerce çalışma yapsamda bu borcu ödeyemeceğimi sanmıyorum. Benim derdim sadece kaybolmakla yüz yüze kalan bu kültürün ileriki kuşaklara taşınması. Bu denizde bir damla olmak. Bu coğrafyadan Aşık Meçhuli, Perişan Güzel, Ozan Vicdani, Ozan Emekçi, İsmail İpek ve Hasan Yıldız gibi nice ozanlar yetişti. Bunların hepsi de aynı zamanda benim yakın akrabalarımdır. ”

Asimilasyon değirmeni öğütüyor

Peki bu kültürü korumak için ne yapmalı? ”Ben sadece birkaç Kaşanlı ozanın ismini söyledim. Biraz gerilere gittiğimizde buna benzer yüzlerce halk ozanı var. Türkiye’de çıkan her albümde en az bir tane Kaşanlı türküsünü bulabilirsiniz. Ama bu kültürün yaşatılması için ciddi çalışma olduğunu söylemek mümkün değil” diyen İmirza kaynak sıkıntısına da işaret ediyor: ”Gerek burada gerekse memlekette asimilasyon değirmeni insanları un gibi öğütmekte. Sanatsal üretim durma noktasına gelmiş. Sanatçılar olarak beslendiğimiz tek yer köy ya da Maraş’ta çekilen kasetler. Ya da yazılan sözleri kaynak olarak kullanıp çalışmalarımı sürdürüyorum. Sonuçta bunlar oldukça kısıtlı kaynaklar. Kaşan’da artık Kürtçe yöre şivesinde yazan kimse kalmadı.”

Kaşanlı kültürü onlarla hayat buluyor

Kültürel birikimin korunmasının önemine de vurgu yapan İmirza, ”Avrupa’da da olsak kültürümüze, gelenek göreneklerimize, sazımıza ve sözümüze sahip çıkmamız gerekiyor. Hûtto amca ve Sultan hala buna en güzel örnekler. Kaşanlı kültürü onlarla hayat bulmaya devam ediyor. Memlekette bile örnek alınacak kimse kalmadı. Kadınlı erkekli birlikte saz çalınan günler geride kaldı” diyerek, üzüntüsünü dile getiriyor.

Eski kasetleri arşivliyor

”Sorun bir CD çıkarmak değil benim için. Bedeli ne olursa olsun bu kadim kültürün yaşatılması” diyen İmirza elimden geldikçe eski kasetleri toplayıp dijital ortamda muhafaza ettiğini belirterek, bunun ilerisi için bir arşiv olacağını söylüyor.